Yeraltı maden çalışması tespiti davasında, işçinin taşeron firmada geçen hizmetlerinin niteliği ve süresine ilişkin bilirkişi incelemesi sonrası bozmaya uyularak verilen kısmi kabul kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Davacı, 2003-2004 yıllarında çalıştığı işyerindeki hizmetlerinin yeraltı çalışması olarak tespitini talep etmiş, önceki bozma kararı uyarınca işlerin niteliği ve yeraltında geçen süreye ilişkin detaylı inceleme, iş sipariş formları ve uzman bilirkişi raporu ışığında yapılan değerlendirme sonucunda ilk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu kararı temyiz eden davalı kurum vekilinin itirazları, kararın bozmaya uygun ve yasalara uygun olduğu gerekçesiyle reddedilerek, yerel mahkemenin nihai hükmü onanmıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/11932 E.  ,  2025/14982 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2024/417 E., 2025/257 K.
Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 2003-2004 yıllarında davalı işverenlere ait iş yerinde geçen ve bildirilen çalışmaların yeraltı çalışması olarak geçtiğinin tespiti istemine ilişkindir.
II. CEVAP
Davalı işveren vekili, davacının hizmetlerinin usulüne uygun şekilde tam ve süresinde bildirildiğini, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek reddini istemiştir.
Davalı Kurum vekili, bildirilmeyen hizmetinin bulunmadığını, talebin hak düşürücü süre kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemesince bozmaya uyularak 17.10.2023 tarih, 2022/196 E., 2023/371 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkeme kararının süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Davacının yeraltı çalışması olarak tespitini istediği, ancak taşeron işverenin asıl işveren olan Çayeli Bakır İşletmelerinden aldığı işlerin tümünün, mutlaka madende yer altında yapılması gereken işlerden olmadığı anlaşıldığından ve dinlenen tanıkların da bunu teyit ettiği görüldüğünden Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, asıl işverenin işlettiği iş yerinde davalı taşeron işveren tarafından yapılan işlerin ne olduğu ve hangi tarih aralıklarında yapıldığına dair iş sipariş formlarının bulunması ve davacı ile çalışan bordro tanıklarınca sürekli yeraltında değil bazen yeraltında bazen yerüstünde çalıştıklarının beyan edilmesi karşısında, toplanan tüm delillerin yeniden değerlendirilmesi ile özellikle, yapılan işlerin niteliği gereği, tamamının yeraltı çalışması olarak geçip geçmediği veya ne kadarlık süresinin yeraltında geçtiği hususunda gerekirse yeraltı maden işlerinden anlayan konusunda uzman bilirkişilerden rapor aldırılarak bildirilen süredeki yeraltı çalışmalarının kaç gün olduğu net olarak belirlenerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 2003-2004 yıllarında davalı işverenlere ait iş yerinde geçen ve bildirilen çalışmaların yeraltı çalışması olarak geçtiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.