Alacağını temlik eden hizmet sağlayıcının, belediyenin geç ödemesi sonucu bankaya ödemek zorunda kaldığı kredi faizi kaynaklı munzam zararının tazmini yargılaması.
Özet: Davacı yüklenicinin, belediyenin hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara ilişkin geç ödemeleri nedeniyle bankaya ödemek zorunda kaldığı kredi faizi ile bankanın belediyeden talep edebileceği temerrüt faizi arasındaki farka ilişkin zararın, belediyenin temerrüdünden kaynaklandığını ve bu zararın davacı tarafından talep edilebileceğini belirten yüksek mahkeme, ilk derece mahkemesinin kabul, istinaf mahkemesinin reddetme kararını bozmuş; temerrüdün araştırılması ve uzman bilirkişi incelemesi ile munzam zararın tespit edilerek karar verilmesi gerektiğini hükmetmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2025/1493 E.  ,  2025/4005 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/222 E., 2025/308 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/493 E., 2021/124 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında 25.03.2015 tarihli Çöp Toplama ve Çevre Temizliği Hizmet Alım Sözleşmesi imzalandığını, davacının sözleşme uyarınca üzerine düşen edimleri yerine getirmesine rağmen davalının geciken ödemeleri nedeniyle nakit sıkıntısına düştüğünü ve dava dışı bankadan davalı bünyesinde doğan hakediş alacaklarını teminaten temlik etmek suretiyle kredi kullandığını, davalının muvafakat ettiği temlike rağmen ödemelerini süresinde yapmaması nedeniyle davacının dava dışı bankaya faiz ödemesi yapmak zorunda kalıp bu ödemeler nedeniyle zarara uğradığın ileri sürerek, şimdilik 70.000,00 TL'nin davalıdan avans faizi ile tahsilini talep etmiş, bilahare talebini 1.016.261,46 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; akdedilen sözleşmenin 12.3 maddesinde yüklenicinin yapılan işe ilişkin hakediş ve alacaklarını idarenin yazılı izni olmaksızın başkalarına devir ve temlik edemeyeceğini, davacının temlik edilen alacağının 1.000.000,00 TL'lik kısmının ödendiğini, kalan bedelin 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu gereği nakit sıkıntısı nedeniyle emanet hesapta tutulduğunu, davacının sözleşme imzalarken ekonomik sıkıntılar yaşandığını bildiğini, davacının uğramış olduğununu iddia ettiği zararını ispatlayamadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.04.2021 tarihli kararı ile davalı idare tarafından yapılan geç ödemeler nedeniyle davacının 1.016.261,46 TL maddi olarak kaybı olduğu belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 02.04.2021 tarihli kararına karşı süresinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.06.2022 tarihli kararı ile 6098 sayılı TBK'nın 189. maddesi hükmü gereğince, alacağın devri ile devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı hakların devralana geçeceği, temlik konusu alacak dava dışı bankanın malvarlığına intikal etmiş olduğundan ve temlik alacaklısına temlike konu alacağın ödenmemesi durumunda borçlu temerrüdüne düşen belediyeden bankanın temerrüt faizi isteyebilme hakkı bulunduğu, alacağın temlik alacaklısına geç ödenmesi sebebiyle davacının bankaya ödemiş olduğu kredi faizinden kaynaklanan zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı belirtilerek, istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 03.06.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, temlik edilen alacağın aslı ile işlemiş faiz ve temerrütten sonra işleyecek faizlerinin devralana geçeceği, devredenin temlik ettiği asıl alacak ve faizlerini isteme hakkı bulunmamakta ise de devredenin devralandan aldığı kredi karşılığı alacağını temlik etmiş olması halinde ve hizmet alan ödemede temerrüde düşmüş ise devralana ödemek zorunda kalacağı kredi faizi ile devralanın temerrüt tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar hizmet alandan isteyebileceği temerrüt faizi arasında kalan ve hizmet alanın temerrüdünden kaynaklanan zararı arasında illiyet bağının bulunduğu, bu kapsamda bu tutarın temlik eden, tarafından temlik borçlusundan (hizmet alan) isteyebileceği, Mahkemece Davalı ... Başkanlığının temlikname konusu borcu ödemede temerrüde düşüp düşmediğinin araştırılarak, temerrüdün tespiti halinde, oluşturulacak bankacılık hukuku ve munzam zarar konusunda uzman bilirkişi kurulunca, öncelikle dava dışı bankadan istenerek dosya arasına alınmış olan davacının davalı hizmet alandan olan alacağını temlik ederek aldığı kredi ile ilgili sözleşme ve ekleri uyarınca, davacıya ne miktar ödeme yapıldığı ve davacı tarafından alacağını devredip aldığı kredi nedeniyle, dava dışı bankaya hangi tarihler arasında ne kadar faiz ödemesi yapıldığı dikkate alınarak, davacının dava dışı devralan bankaya ödemek zorunda kaldığı kredi faizi ile devralanın temerrüt tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar davalıdan isteyebileceği temerrüt faizi arasında kalan zararı tespit edilip, oluşacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bozma Kararı Sonrası Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
2. Bölge Adliye Mahkemesinin 27.02.2025 tarihli kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve davacının sözleşme uyarınca üzerine düşen edimleri yerine getirmesine rağmen davalının geciken ödemeleri nedeniyle nakit sıkıntısına düştüğünü ve dava dışı bankadan davalı bünyesinde doğan hakediş alacaklarını teminaten temlik etmek suretiyle kredi kullandığını, davalının muvafakat ettiği temlike rağmen ödemelerini süresinde yapmaması nedeniyle davacının dava dışı bankaya faiz ödemesi yapmak zorunda kalıp bu ödemeler nedeniyle zarara uğradığı, avans faiz yönünden verilen karara karşı istinaf talebi olmadığından, yasal faizin tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a.Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının zararına davalının sebep olmadığını, davalının temlik sözleşmesinin tarafı da olmadığını, davacının temlik ettiği alacağın dava dışı bankanın malvarlığına geçmiş olması sebebiyle tazminat da talep edemeyeceğini, sözleşme hükmüne aykırı olarak yapılan temlik sözleşmesinin geçersiz olduğunu,
b.Genel Kredi Sözleşmesinin borçlusunun davacı olması sebebiyle borcun sözleşmede belirlenen zamanda ve şekilde yerine getirilmemesinin sonuçlarından da davacının sorumlu olduğunu, davacının basiretli tacir gibi davranmayarak zarara uğradığını,
c. Davacının, oluştuğunu iddia ettiği zararların sebebinin davalı ile arasındaki iş ilişkisinden mi yoksa başka şirketlerle olan ticari ilişkilerinden mi kaynaklı olduğunun bilirkişi marifetiyle tespitinin gerektiğini, davacının ticari defterleri, kredi sözleşmesi ve davalının kayıt ve belgeleri incelenmeden eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunda hesaplanan toplam faiz ve ...'nin hangi kriterlere göre hesaplandığına dair bir açıklama bulunmadığından hükme esas alınabilir mahiyette olmadığını, mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, mahkemece kısmi dava yönünden alacağın zamanaşımına uğradığı yönündeki itirazları değerlendirilmeksizin karar verildiğini,
d.Davalıca ödenmesi taahhüt edilen tarihten önce doğmuş faiz ve ... masraflarından sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, dava dışı banka tarafından gönderilen ekstrelerde belirtilen faiz ve ... tutarının davacıya kullandırılan krediye ilişkin olup olmadığının da açık olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki Çöp Toplama ve Çevre Temizliği Hizmeti Sözleşmesinden kaynaklanan davacı alacağının, temlik edildiği dava dışı bankaya geç ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.