Hizmet sözleşmesi bitiminden sonra kamu idaresine devam eden hizmetlerin bedelinin vekaletsiz iş görme ve sebepsiz zenginleşme kapsamında ödenip ödenmeyeceği üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Davacı tarafın, sona eren hizmet alım sözleşmelerinin ardından kamu hizmeti sürekliliği gerekçesiyle davalı idareye fiilen sunduğu veri işlem ve danışmanlık hizmetlerine karşılık ödeme talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi vekaletsiz iş görme hükümleri uyarınca kısmen kabul kararı verirken, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusu üzerine, sözleşmelerin ilave ödeme yükümlülüğü getirmediğini, ek sözleşme yapılmadığını ve davacının işi kendi iradesiyle ve itirazsız yaptığını, dolayısıyla idarenin sebepsiz zenginleşmediğini gerekçe göstererek davayı reddetmiş olup, bu ret kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/2007 E., 2025/101 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 15. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: 2022/275 E., 2024/169 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında hizmet alımına ilişkin olarak yapılan 15.02.2016 tarihli sözleşmenin 15.01.2017 tarihi itibariyle sona erdiğini, aynı şekilde akdedilen 18.11.2016 tarihli hizmet alım sözleşmesinin ise 18.11.2017 tarihinde sona erdiğini, ancak her iki sözleşme kapsamında 06.04.2018 tarihine kadar hizmet verilmeye devam edildiğini, davacının kamu hizmetinin sürekliliği ilkesi gereğince davalı idareye hizmet sunmaya devam ettiğini, davalı tarafından verilen hizmete ilişkin olarak masraf ve hizmet bedelinin davacıya ödenmediğini belirterek, 15.02.2016 tarihli sözleşmenin sona ermesinden sonra ifaya devam edilmesi sebebiyle 1.291.648,28 TL gider ve diğer masraf bedelinin, 18.11.2016 tarihli sözleşmenin sona ermesinden sonra ifaya devam edilmesi sebebiyle 359.469,17 TL gider ve diğer masraf bedeli ile verilen hizmetlerin bedelinin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek, mevduata uygulanan en yüksek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davalı idare tarafından muhtelif hizmet alımına ilişkin hizmet sözleşmeleri yapılmakta olup, hizmet sözleşmeleri kapsamında yapılan işlerin birbirleri ile doğrudan veya dolaylı olarak bağlantılı olduğunu, davacı firmanın sorumluluğunun ihale mevzuatı ve buna ilişkin Bakanlık ile yapılan sözleşmeler kapsamında bulunduğunu, davacı şirketin basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalan 11 ay süreli veri işlem ve danışmanlık hizmet alım sözleşmesi ile ülkesel tarım envanteri ve tarımsal işletme danışma veri toplama, hizmet alım sözleşmesinin sürelerinin bitiminden sonra davacı tarafından davalıya hizmet verilmeye devam edildiği ancak davalı tarafından fazladan hizmet verilen döneme ilişkin olarak ödeme yapılmadığı, davacının vekaletsiz iş görme hükümlerince davalının yararına olarak yapmış olduğu işler sebebi ile ücrete hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı tarafından yerine getirilen veri işlem ve danışmanlık hizmet alım projesi kapsamında 1.136.035,68 TL tarım envanteri yönetim ve tarımsal işletme danışmanlığı projesi kapsamında 236.157,47 TL'nin 24.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme hükümlerinin, ihaleyi yapan davalı idareye bir mükellefiyet yüklemediğini, idarenin yapılan fazla işle zenginleşmesi ve imkân da bulunması halinde yükleniciye ödeme yapabilme yolunun açık tutulduğunu, sözleşmenin 12. maddesinin idareye bir ilave ödeme mecburiyeti doğurmadığını, ödeyip ödememe serbestisi tanıdığını, çünkü idarece, fazla iş yapılacak ise yüklenicinin talebiyle süre uzatımı vermek ya da fazlası için usulünce teknik tespit yapıp, karşılıklı anlaşma ile taraflarca ek sözleşme tanzim edilmesi gerektiğini, her iki tarafında da buna gerek görmediğini ve idarenin sebepsiz zenginleşmesi ihtimaline imkan verecek ilave işin, davacının iradesi dahilinde itirazsız yapıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; a.Mahkemece hukuki ilişkinin hatalı değerlendirildiğini, davalının davacı tarafından sunulan iş görme edimini kabul etmesinin TBK'nın 531. maddesi gereği vekaletsiz iş görme ve vekalet ilişkisi olduğunu, b.Bilirkişi raporunda hukuki değerlendirmelerde bulunulduğu için hükme esas alınamayacağını, sözleşmenin bitimi sonrası verilen hizmete ilişkin sözleşme hükümleri ile değerlendirme yapılamayacağını, bilirkişi raporunun taraflarına usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, içeriğinin eksiksiz olarak UYAP sistemine yüklenmediğini, bilirkişi raporuna itiraz edilemediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınma gerekçesinin kararda yer almadığını, ... Tavsiye Kararının değerlendirilmediğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerin sona ermesi sonrasında, devam ettiği iddia edilen hizmete ilişkin bedel ile giderlerin davalı idareden tahsili istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.