Kamu ihale sözleşmelerinden doğan işçilik alacakları ile yargılama giderlerini ödemek zorunda kalan idarenin yüklenicilere karşı rücuen tahsil talepli ticari alacak davası.
Özet: Davacı idare, kamu ihale kanunu kapsamındaki sözleşmelerle iş yapan davalılardan, müvekkili idareye karşı açılan bir işçilik alacağı davası sonucunda ödemek zorunda kaldığı toplam 346.340,27 TL tutarındaki borcun 56.763,31 TLlik kısmının, davalı şirketler aleyhine rücuen tahsilini ticari avans faiziyle birlikte talep etmiştir; davalı cevap vermeyip duruşmalara katılmamış olup, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda ise, davacı idarenin ödeme yapmak zorunda kaldığı işçinin davalı şirketlerde çalıştığına dair bir kaydın bulunmadığı ve şirketlerin unvan değişikliği veya devir işlemi yaptığına ilişkin bilgi veya belgeye rastlanmadığı gerekçesiyle alacak taleplerine yönelik hesaplama yapılamadığı belirtilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/281Esas
KARAR NO :2026/78
DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:25/04/2025
KARAR TARİHİ:11/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 25/04/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı müvekkili idare tarafından yapılan ihalelerin yüklenicisi olduğunu, ihale ile iş alan şirket, işyeri devri hükümlerine göre önceki şirket işçilerini devralarak çalıştırmaya devam ettiğini, davalılar ve alt yükleniciler, müvekkili idareden iş aldıkları dönemlerde, çalıştırdıkları işçilerden dolayı doğan ve idarelerince ödenmek zorunda kalınan her türlü hak ve alacaktan, ihale sözleşmeleri ve Borçlar Kanunun hükümleri doğrultusunda aslen sorumlu olduğunu, davalı şirketler ile müvekkili idare arasında Kamu İhale Kanunu’na tabi ihalelere istinaden yapılan sözleşmeler kapsamında davalı şirketlerde hizmet akdiyle bağlı olarak çalışan ve yine iş akdi son çalıştığı müteahhit şirket tarafından feshedilen dava dışı ... tarafından ödenmeyen bir kısım işçilik alacağının tahsiline karar verilmesi talebiyle idarelerine karşı dava açıldığını, yapılan yargılama neticesinde .... İş Mahkemesi ... sayılı ve 21/11/2019 tarihli kararı ile davanın kabulüne, ayrıca yargılama gideri ve dava vekalet ücretinin davalı idareye yüklenmesine karar verildiğini, karar istinaf incelemesinden geçerek İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29.Hukuk Dairesinin 2023/1750 E. Ve 2023/1978 K. sayılı ve 12/09/2023 tarihli kararı ile yerel mahkeme kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm oluşturulduğunu ve davanın kabulüne karar verildiğini, dava dışı işçi ... vekili tarafından, .... İcra Dairesinin 2023/... E. sayılı dosyası ile idareleri aleyhine ilamlı icra takibine başvurulduğunu, mezkur karar ve icra emri gereği idarelerince ödenmesi gereken yargılama gideri, dava ve icra vekalet ücretleri, faizleri, asıl alacak ve faizleri ve vergiler dahil ödeme emri belgeleri düzenlendiğini, idareleri tarafından vergiler düşüldükten sonra net tutar olarak icra dosyasına 314.719,97 - TL ödeme yapıldığını, ödeme emri belgelerinde görüleceği üzere taşeronlardan kesilen gelir vergileri, Serbest Meslek Erbabından Vergi Tevkifatı ve KDV Tevkifatı kesintileri de eklendiğinde idarenin bütçesinden 26/10/2023 tarih ve ... Fiş Nolu Ödeme Emri Belgesi=77.198,47 TL, 07/11/2023 tarih ve ... Fiş nolu Ödeme Emri Belgesi = 44.100,56-TL, 10/11/2023 tarih ve ... Fiş nolu Ödeme Emri Belgesi= 224.761,24-TL olmak üzere .... İş Mahkemesi 2018/233 E. Sayılı dosya ve .... İcra Dairesinin 2023/... E. sayılı dosyası kapsamında 346.060,27-TL ve Mahkeme kararında belirtilen ve idelerince ödenen 280,00-TL Arabulucu ücreti ile birlikte toplam 346.340,27-TL'lik ödeme yapıldığını, müvekkili İdare tarafından .... İş Mahkemesi 2018/233 E. Sayılı dosya ve .... İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı dosyası kapsamında idaremiz bütçesinden ödenen toplam bedelin, 56.763,31- TL'sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesi ve yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya TK 35'e göre usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
DELİLLER : .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı icra dosyası, .... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, sözleşme, 2013 yılı ... İnşaat Yapım İşleri Genel Şartnamesi, bilirkişi raporu, bilirkişi ek raporu, SGK hizmet dökümü ve tüm dosya kapsamı.
İş Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar Bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; "...Sosyal Güvenlik Kurumu sigortalılık tescil ve hizmet kaydının dosyada olduğu, ...'un 06.06.2014-08.12.2017 tarihleri arasında çalıştığı görünmektedir. ...'un toplam hizmet süresi 3 Yıl GAy 3Gündür(Toplam 1278Gün). ...; 06.06.2014-18.04.2015 tarihleri arasında ... İnş. Taahhüt Madencilik San.ve Tic. Ltd. Şti.,14.04.2015-29.04.2015 tarihleri arasında HMC Yapı Anonim Şirketi, 30.04.2015-31.12.2015 tarihleri arasında ... İnş. Taahhüt Madencilik San.ve Tic. Ltd. Şti., 05.01.2016-08.12.2017 tarihleri arasında ... Teknik Yapı İnşaat Taahhüt Tic ve San. Ltd. Şti. unvanlı firmalarda çalışma kaydı mevcuttur. Dava dışı ... adlı işçinin davalı ...nde çalışma kaydına rastlanılmamıştır. Dosya kapsamında ... adlı işçinin ...nde çalıştığına ilişkin bilgi, belge bulunmamaktadır. ...nin unvan değiştirdiğine, devir işlemi yapıldığına ilişkin bilgi ve belgeye de rastlanılmamıştır. Bu sebeple alacak taleplerine ilişkin hesaplama yapılamamıştır..." sonuç ve kanaatini bildirmiştir.
İş Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar Bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi ek raporunda; "...İhbar tazminatı, yıllık izin alacağından son işveren sorumlu olduğundan bu kalemlere ilişkin hesaplama yapılmamıştır. ...'un toplam hizmet süresi 3 Yıl GAy 3Gündür(Toplam 1278Gün). 06.06.2014- 18.04.2015 tarihleri arasındaki toplam çalışma günü sayısı 312gündür. Davalının sorunluluğu çalışma gününe orantılanarak hesaplanmıştır. (312 / 1278) x 28.047,71TL = 6.847,33TL Kıdem tazminatı sorumluluğu hesaplanmıştır. Fazla mesai alacağına ilişkin bilirkişi raporunda 64.098,82TL hesaplanmıştır. Mahkeme kararında 44.869,24-TL net fazla çalışma ücreti alacağına karar verilmişti Bilirkişi raporunda 06.06.2014-18.04.2015 tarihleri arasında hesaplanan fazla mesai tutarı; 1.558,61 + 10.726,91 + (11.365,42/26)x16 = 19.279,62TL'dir. Hesaplanan tutarın mahkeme kararına karşılık gelen tutarı: (44.869,24/64.098,92)x19.279,62 = 13.495,73TL hesaplanmıştır. Mahkemenin 64.098,92TL fazla mesai kararına istinaden 91.846,81TL takip başlatılmıştır. 13.495,73TL'nin takibe karşılık gelen tutarı (91.846,81/64.098,92)x13.495,73TL =19.337,92TL fazla mesai alacağı hesaplanmıştır. Hafta Tatili alacağına ilişkin bilirkişi raporunda 18.223,02TL hesaplanmıştır. Mahkeme kararında 12.756,11-TL net hafta tatili ücreti alacağına karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda 06.06.2014-18.04.2015 tarihleri arasında hesaplanan hafta tatili tutarı; 410,16 + 2.822,87 + (2.990,90/13)x8 = 5.073,58TL'dir. Hesaplanan tutarın mahkeme kararına karşılık gelen tutar (12.756,11/18.223,02)x5.073,58 = 3.551,51TL hesaplanmıştır. Mahkemenin 12.756,11TL hafta tatili kararına istinaden 26.479,48TL takip başlatılmıştır. 3.551,51TL'nin takibe karşılık gelen tutarı; (26.479,48/12.756,11)x3.551,51TL= 7.373,32 hafta tatili alacağı hesaplanmıştır. UBGT alacağına ilişkin bilirkişi raporunda 4.882,21TL hesaplanmıştır. Mahkeme kararında 3.417,54-TL net hafta tatili ücreti alacağına karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda 06.06.2014-18.04.2015 tarihleri arasında hesaplanan UBGT tutarı; 868,58 + 613,52 = 1.482,10TL'dir. Hesaplanan tutarın mahkeme kararına karşılık gelen tutarı: (3417,54/4.882,21)x1.482,10 = 1.037,47TL hesaplanmıştır. Mahkemenin 3.417,54TL ubgt kararına istinaden 6.896,51TL takip başlatılmış: 1.037,47TL'nin takibe karşılık gelen tutarı;(6.896,51/3.417,54)x1.037,47TL = 2.093,59TL UBGT alacağı hesaplanmıştır. ÜCRET alacağına raporunda 51.691,79TL hesaplanmıştır. Mahkeme kararında Taleple bağlı kalınarak 31.800,00-TL ücret alacağına karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda 06.06.2014-18.04.2015 tarihleri aralığına ilişkin ücret alacağı hesaplaması bulunmamaktadır. Ücret alacağı yönünden hesaplama yapılmamıştır. 21.019,69TL Vekalet Ücreti alacağı, 2.755,30TL Yargılama Giderleri alacağı, 76.817,68TL icra dosyası masrafının toplamı 100.592,67TL'dir. Çalışma süresine orantılanarak bu kalemlere ilişkin sorumluluk hesaplaması yapılmıştır. (312 / 1278) x 100.592,67TL = 24.557,83TL hesaplanmıştır..." görüş ve kanaatini bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, dava dışı işçi ... için icra kanalıyla ödenen işçilik alacaklarından kaynaklı rücuen alacak davasıdır. Mahkememiz görevli ve yetkili, tarafların, taraf ve dava ehliyeti vardır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.
İşçi alacakları nedeniyle asıl ve alt işveren işçiye karşı müteselsilen sorumludur. Asıl işveren ile alt işveren arasındaki uyuşmazlıklarda ise genel hükümler uygulanır. Bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.
Asıl işverenle alt işverenler arasında yapılan hizmet akitlerine göre yapılan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışan işçilerin işçilik alacakları için açtıkları davalar sonunda ödenmesine karar verilen miktarlardan alacaklı işçiye karşı her biri müteselsilen sorumludurlar. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. 6098 sayılı TBK’nun 167. (818 sayılı BK nun 146. m.) maddesindeki düzenleme uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça müteselsil sorumlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu olacaklardır. Yasa hükmünde eşit sorumluluğun müteselsil borçlularda aksinin kararlaştırılmaması halinde uygulanacağı belirtilmiştir.
Dava dışı işçinin çalışmış olduğu her bir alt işveren dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemiyle sınırlı olmalıdır. Davalının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifadeyle davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden rücuen tahsilini talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu dava dışı ve davalı alt işverenler, davacı üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Davalının kendisi dışında başka alt işveren bünyesinde dava dışı işçinin çalışıp çalışmadığı araştırılıp, kendi dönemiyle sınırlı sorumlu tutulması gerekmektedir. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2014/42038 E, 2016/761 K)
Yargıtay uygulamaları doğrultusunda asıl işveren ile alt işveren arasında imzalanan sözleşmelerde işçilik alacaklarından hangi tarafın sorumlu olacağına dair hüküm bulunması halinde sözleşmedeki hükme göre sorumluluğun belirleneceği, sözleşmede hüküm bulunmadığı hallerde ise yarı yarıya sorumluluk esasına işçilik alacaklarından asıl işveren ile alt işverenin sorumlu olacağının belirlenmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2021 tarihli 2021/616 E. 2021/1083 K. sayılı ilamında; "... Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır." şeklindedir.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
Sözleşmede rücu ve sorumluluk oranları ile ilgili özel bir hüküm bulunmadığı takdirde işçilik alacak ve tazminatlarının tamamından yükleniciler sorumludur (Yargıtay 6. H.D. 2021/5300 Esas-2022/5935 Karar; Yargıtay 23.H.D. 2017/732 Esas-2020/2372 Karar; 2019/952 Esas-2020/2536 Karar; 2019/1417 Esas-2020/2515 Karar; 2019/782 Esas-2020/1037 Karar sayılı kararları). İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla ve iş davasında taraf olmaları halinde gecikmeden doğan zarardan ayrı bir temerrüt ihtarına gerek olmadan ve ödeme tarihinden itibaren, davalı tacir olduğundan ticari faiz işletilerek yükleniciden tahsil edilebilecektir.
Dava konusu olayda da, davacı şirket ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak İş Kanun'undan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibari ile müteselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, İşçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsil sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi taraflara ait olduğu konusunda anlaşma yapabilirler.
Tüm dosya kapsamında toplanan delillerden; SGK kayıtlarında dava dışı işçi...'in SGK kayıtlarına göre davacının ... İnş. Taahhüt Madencilik San.ve Tic. Ltd. Şti.'nin ... sicil kodunda 2 nolu aracı kodu ile SGK kaydı bulunduğu ... sicil kodunun davalıya ait olduğu Davacının 06.06.2014-18.04.2015 tarihleri arasında İşçi olarak çalıştığı , Dava dışı işçinin ... İş Mahkemesinin ... sayılı dosyasında hükmolunan işçilik alacaklarının kesinleşmesini müteakip tahsili amacıyla .... İcra Dairesinin 2023/... sayılı dosyasında takibe konu ettiği 314.719,97 TL ödenerek kapatıldığı , taraflar arasındaki sözleşme ve ihale genel şartlarına göre işçilik alacağının yüklenici tarafından ödeneceği kararlaştırıldığı , alınan ek Bilirkişi raporunun olaya uygun ve denetime elverişli olduğu davalı alt işverenin işçinin çalıştığı dönem itibari ile işçilik alacaklarından sorumlu olduğu sabit olduğundan davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Eldeki dava niteliği itibariyle bir rücu davası olup davalıların işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı olarak ödemesi gereken borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğmuştur. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/3-993 Esas 2018/202 Karar sayılı ilamı). Bu nedenle davacının ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığından ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesine karar verilmiştir.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, 56.763,31-TL'nin ödeme tarihi olan 31/10/2023 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince dava değeri olan 56.763,31-TL üzerinden karar tarihi itibariyle alınması gerekli 3.877,50-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 969,38-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.908,12-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 969,38-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.584,78-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 5.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.950,00,-TL posta giderinden ibaret toplam 6.950,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilerek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.11/02/2026
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı