Miras payının devri sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ile alacak taleplerinin, istinaf sonrası temyiz incelemesine sunulduğu hukuk davası.
Özet: Davacılar, miras payı devri sözleşmesine dayanarak davalıların taşınmazlardaki hisselerinin iptali ve adlarına tescilini, bu talepleri reddedilirse terditli olarak alacak tahsilini istemiş; davalılar ise sözleşmenin geçerli olmadığını savunmuş; ilk derece mahkemesi, daha önce kesinleşen mahkeme kararlarını ve davacıların iddialarını ispat edememesini gerekçe göstererek davayı davalılardan bir kısmı yönünden reddetmiş, diğer davalı yönünden ise kısmen kabul etmiş; davacıların bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesi tarafından kabul edilmiştir.

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/747 E., 2023/1033 K.DAVA TARİHİ : 07.11.2019KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüneİLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 9. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/376 Esas, 2023/93 KararTaraflar arasındaki miras payının devri sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında yapılan 04.07.2011 tarihli sözleşmeye dayalı olarak davalıların dava konusu taşınmazlardaki miras paylarını davacılara devrettiklerini, ancak daha sonra tapu iptali ve tescil davası açarak taşınmazları hükmen geri aldıklarını, müvekkillerinin sözleşmeye göre bu parsellere karşılık vermiş oldukları taşınmazları ise üçüncü kişilere sattıklarını, davalıların kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, öncelikle davalıların 114 82... parsel (eski 552 parsel), 114 72... parsel (eski 1539 parsel), 114 72... parsel (eski 1540 parsel) sayılı taşınmazlardaki hisselerinin iptali ile müvekkillerinin adına hisseleri oranında tescilini, olmaz ise; taşınmazlarda davalılara ait hisseye karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, bu da olmaz ise, müvekkillerinin davalılara devrettikleri 106 46... parsel (eski 490 parsel), 3 13... -6-7-8-10 parsel, 1 34... parsel (eski 1864 parsel) sayılı taşınmazlarda hisselere karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı ..., davacıların davalılara verdikleri 106 46... parsel ve 115 04... parsel sayılı taşınmazların satış bedellerini istemesi gerektiğini belirterek, kendi kabulü dışında davanın reddini savunmuştur.Davalılar ... ve ... vekili, davacı taraf miras taksim sözleşmesine dayanmış ise de geçerli bir miras taksim sözleşmesi olmadığını, miras taksim sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olması, yaşayan tüm mirasçılar tarafından imza altına alınmış olmasının gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.Davalı ... vekili, davacı tarafın dayanağı olan sözleşmede sadece müvekkili ve diğer davalı ... vekilinin imzasının mevcut olduğunu, sözleşmenin geçersiz olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların dava konusu taşınmazlar karşılığında davalılara devrettiklerini iddia ettikleri taşınmazları 28.06.2011 tarihinde davalılara değil dava dışı ... ... devrettikleri, bu devirden sonra davaya dayanak teşkil eden 04.07.2011 tarihli tutanak düzenlenmiş olsa da, anılan tarihte dava konusu taşınmazların ... .. adına kayıtlı olduğu, dava konusu taşınmazların devri için davacılar murisi ... ...... ve davacı ...'ın da taraf olduğu Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/3 90... /466 Karar sayılı dosyasında pay oranlarının düzeltildiği ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, başka bir mahkeme kararını ortadan kaldırma sonucunu doğuracak şekilde tapu iptal tescil kararı verilemeyeceği, kaldı ki davacılar murisi ... .... ile davacının ve davalıların taraf olduğu ilgili dosyada da, eldeki davanın dayanğı olan "Taahhütname" başlıklı 04.07.2011 tarihli belgenin ibraz edildiği, bu belgenin yeni bir delil olarak nitelendirilemeyeceği, anılan kararın taraflar için kesin delil teşkil edeceği, dosya kapsamı itibariyle davacı tarafın iddialarını ispat edemediği, dava dilekçesinde yemin deliline dayanmış olan davacı tarafa yemin delilinin hatırlatıldığı ancak davacı tarafın yemin de teklif etmediği gerekçesiyle, davalı ..., mirasçıları ... ve ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 106 46... parsel sayılı taşınmaz için hisse bedeli yönünden davalının kabul beyanı dikkate alınarak ve taleple bağlı kalınara 5.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, tapu iptal tescil talebi ve diğer taşınmazlar için hisse bedeli yönünden davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın dayanağı 04.07.2011 tarihli belgenin miras payının diğer mirasçılara devrine ilişkin olup ivazlı olması nedeniyle, lehine feragat edilen mirasçılar katılmadığından geçersiz olduğu, 04.07.2011 tarihli belge uyarınca davalıların hakkın kötüye kullanımı şeklinde bir tutumlarının olduğunu gösterir bir emare bulunmadığı ve hakkın kötüye kullanımının davacı tarafça ispat edilemediği, davalı ...'ın bedel yönüyle kabulü gözetildiğinde mahkemece verilen kararda esasa yönelik bir isabetsizlik olmadığı, ancak reddedilen pay değerleri dikkate alındığında hükmedilen vekalet ücreti yönünden kararın hatalı olduğu gerekçesiyle, başvurunun bu nedenle kabulüne, kararın kaldırılarak vekalet ücretlerinin düzeltilmesi suretiyle, davalı ... mirasçıları ... ve ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, tapu iptal tescil talebi ve diğer taşınmazlar için hisse bedeli yönünden davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde, istinaf başvurusunda ileri sürdüğü gerekçeleri tekrar ederek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, miras payının devri sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak alacak ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.