Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde bayilik sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında davacı, sözleşmenin ihlalini ve ayıplı teslimatı müspet/menfi zarar sebebi sayarken, davalı sözleşmenin geçerliliğini reddetti.
Özet: Davacı, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi kapsamında ödeme yapmasına rağmen davalının teşhir ürünlerini zamanında, eksiksiz ve ayıpsız teslim etmemesi, teslim edilen ürünlerin ise esaslı şekilde ayıplı ve eksik olması nedeniyle sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek, güven kaybından doğan 1.707.029,48 TL menfi zararla birlikte satış yapamamaktan kaynaklanan 2.288.482,52 TL müspet zararının tahsilini talep ederken; davalı, sözleşmeyi ve altındaki imzayı kabul etmeyerek şirketi bağlamadığını, davacı gerçek kişiler yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, husumet yokluğu, zamanaşımı ve davacıların feshinin haklı olmadığı savunmalarıyla davanın reddini istemiştir.

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2026/115 Esas - 2026/91

T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/115 Esas
KARAR NO : 2026/91
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
...
DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/11/2025
KARAR TARİHİ : 05/02/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/02/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında 01/11/2022 tarihinde ... Bayilik Sözleşmesi" akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca müvekkillerinin, davalı şirketin ürettiği ürünlerin ... Bölgesi'nde satışı için yetkili bayi olarak atandığını, sözleşme gereği teşhir amaçlı ... ürününün 480.000,00 TL bedelle bayiliğe satıldığını ve bu ürünlerin 12/12/2022 tarihinde teslim edilmesinin kararlaştırıldığını, müvekkillerinin sözleşmeden doğan ödeme yükümlülüğünü zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ancak davalı şirketin 12/12/2022'de yapması gereken teslimatı gerçekleştirmediğini, teslimat tarihlerini sürekli erteleyerek 08/01/2023, 20/01/2023, 28/02/2023, 20/03/2023 ve son olarak 04/04/2023 tarihli bir taahhütname ile yeni tarihler belirlemesine rağmen bu taahhütlerini de yerine getirmediğini, aylar süren ısrarlar sonucunda davalının, kararlaştırılan tarihten yaklaşık sekiz ay sonra 29/07/2023'te taahhüt edilen üç üründen sadece ikisini teslim ettiğini, bu teslimatın da sözleşmeye aykırı olarak esaslı şekilde ayıplı ve eksik yapıldığını, teslim edilen ürünlerde jumbo cam, tuvalet camı, yatak odası bazası ve dolabı, iç kapılar, banyo ve mutfak vitrifiyeleri, aydınlatma ürünleri ve verandalar gibi çok sayıda temel parça ve aksamın bulunmadığını, ayrıca ürünlerin iç ve dış yüzeylerinde çatlaklar, hasarlar ve işçilik kusurları olduğunu, bu ayıpların derhal davalıya bildirilmesine rağmen giderilmediğini, davalının edimlerini gereği gibi ifa etmemesi üzerine ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, sözleşmenin ifa edileceğine duyulan güvenle yapılan harcamalar kapsamında, ödemesi yapılan ancak karşılığı alınmayan 293.333,34 TL, bayilik faaliyetleri için kiralanan arsaya ödenen 90.000,00 TL kira bedeli ve 7.500,00 TL emlakçı komisyonu ile arsanın ıslahı, şirket kuruluşu, muhasebe, vergi, personel ve reklam giderleri gibi toplam 1.707.029,48 TL tutarında menfi zarar oluştuğunu, ayrıca teşhir ürünlerinin zamanında ve ayıpsız teslim edilmemesi nedeniyle hiçbir satış faaliyeti gerçekleştirilemediğini ve bu nedenle mahrum kalınan 2.288.482,52 TL tutarında kazanç kaybı (müspet zarar) olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL tazminatın 15/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, dava konusu sözleşmeyi ve altındaki imzayı kabul etmediklerini, müvekkil şirketin adresinin ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacı gerçek kişiler yönünden ise davanın tefrik edilerek görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesini, zira bu davacıların tacir olmadığının .. Esas sayılı dosyasında tespit edildiğini, dosyaya sunulan bayilik sözleşmesindeki imzanın şirketi temsile yetkili kişiye ait olmadığını, sözleşmeyi imzaladığı iddia edilen ... tek başına şirketi temsil yetkisinin bulunmadığını, bu nedenle sözleşmenin müvekkili şirketi bağlamayacağını, yetkisiz temsile dayalı bir zararın bu kişiden talep edilmesi gerektiğini, sözleşme geçerli kabul edilse dahi davacıların feshinin haklı olmadığını, müvekkil şirketin onayı olmayan bir sözleşmeye dayanarak yapılan masrafların ve soyut kazanç kaybı talebinin kabul edilemeyeceğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacılara bir adet ...ile bir adet ...'nin eksiksiz teslim edildiğini, bu ürünlere karşı süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, ürün bedellerinin ödenmemesi nedeniyle müvekkili tarafından ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER : 01/11/2022 tarihli bayilik sözleşmesi, davacıların ödemelerine ilişkin banka dekontları, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, davalının ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi, tarafların ticari defter ve kayıtları, ticaret sicil kayıtları, ... Esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, bayilik sözleşmesinin davalı tarafından gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle davacılar tarafından haklı olarak feshedildiği iddiasına dayalı menfi ve müspet zararların tazmini istemine ilişkindir.
... Karar sayılı kararında ".... bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı olmak sıfatı yoksa, dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilemez. Dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Mahkemenin sıfat (husumet) yokluğunu kendiliğinden (re'sen) gözetmesi gerekir. Çünkü, sıfat yokluğu, bir def’i değil, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itirazdır. Hâkim, kendisine sunulan dava malzemesinden (davalı veya davacının bildirdikleri vakıalardan, yani dava dosyasından) bir itiraz sebebinin varlığını (sıfat yokluğunu) öğrenirse, bunu kendiliğinden (re'sen) gözetir. Taraf sıfatı, usul hukukuna değil, maddî hukuka ilişkin bir sorundur; diğer bütün maddi hukuk sorunlarında olduğu gibi, dava şartı değildir. Taraf sıfatının (davacı bakımından, aktif husumetin; davalı bakımından pasif husumetin) yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için (def’i değil) bir itirazdır. Diğer bütün itiraz hallerinde olduğu gibi, sıfat yokluğu da, ancak dava dosyasından anlaşılabildiği ölçüde hâkim tarafından kendiliğinden (re'sen) gözetileceği" , belirtilmiştir.
Davacı... sözleşmede ve dava dilekçesi ekinde ibraz edilen dekontlarda taraf olmadığı, sözleşmenin taraflarının Mahkememizin... Esas sayılı dosyasında taraf ... ile davalı şirket olduğu, bu kişiler ile davacı... mecburi veya ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmadığı anlaşılmakla davacının huzurdaki uyuşmazlıkta taraf sıfatı bulunmamaktadır. Husumet mahkemece resen gözetilmesi gereken bir husus olup, şirket ortak ve müdürüne de husumet yöneltilmesi doğru olmadığından tensip aşamasında usul ekonomisi de gözetilerek davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi uyarınca, ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddi halinde, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı (maktu) miktarı geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı (nisbi) avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, 10.000,00 TL dava değeri üzerinden hesaplanan 1.600,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine
Dair, tarafların yokluğunda verilen kararın tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
...
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır