Uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyetin, ele geçen maddelerin kişisel kullanım sınırında kalması ve zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kamu davasının düşmesi kararı.
Özet: Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkumiyet kararı, yapılan üst aramasında ele geçen uyuşturucuların miktarı itibarıyla kişisel kullanım sınırları içerisinde kaldığı, sanığın bunları satma veya başkasına verme amacı taşıdığına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, bu sebeple eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğunun anlaşıldığı, ve bu suç için öngörülen sekiz yıllık olağan zamanaşımı süresinin, mahkumiyet kararının verildiği tarihten temyiz incelemesine kadar geçen sürede dolması nedeniyle, temyiz edilen hükmün bozulmasına ve sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı sebebiyle düşmesine karar verilmiştir.
10. Ceza Dairesi         2021/2224 E.  ,  2025/10536 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/237 E., 2016/5 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde;sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Hakkında herhangi bir ihbar bulunmayan sanığın yapılan üst aramasında ele geçen uyuşturucu maddeleri kullanmak için bulundurduğunu beyan ettiği, soruşturma aşamasında kan ve idrar tahlili yapılmadığı gibi telefonun da incelenmediği, ele geçen maddelerin miktarı itibarıyla kullanım sınırları içerisinde kaldığı; sanığın savunmasının aksine suç konusu uyuşturucu maddeyi kullanma amacı dışında, satma veya başkasına verme amacıyla bulundurduğuna ilişkin cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, bu haliyle sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında;
Sanığın eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı TCK'nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 07.01.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenle, Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.