Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin haklı fesih iddiasına dayalı kıdem tazminatı, fazla çalışma ve diğer işçilik alacakları talepleri ile iş sözleşmesinde fazla çalışmanın ücrete dahil edilmesi hususunda temyiz incelemesi yaptı.
Özet: Bu hukuki evrak, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı, fazla çalışma ve yıllık ücretli izin gibi çeşitli alacaklar talep eden işçi ile iş sözleşmesini devamsızlık nedeniyle haklı feshettiğini savunarak iddiaları reddeden işveren arasındaki uyuşmazlığı incelemektedir; ilk derece ve istinaf mahkemeleri işçinin alacak taleplerini haklı bularak kısmen kabul ederken, temyiz incelemesinde davalı vekilinin genel itirazları reddedilmiş olup, özellikle fazla çalışma alacağının hesaplanma şekli ve ücretin içinde sayılıp sayılmadığına ilişkin ihtilafın önceki içtihatlar ışığında değerlendirileceği anlaşılmaktadır.

MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/1312 E., 2025/1629 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Erzincan 1. Asliye Hukuk (İş) MahkemesiSAYISI: 2021/464 E., 2024/212 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işveren nezdinde 22.02.2016-15.09.2021 tarihleri arasında çalıştığını, ücretinin banka kanalıyla ödendiğini, son net ücretinin 4.068,31 TL olduğunu, işverenin bir öğün yemeği karşıladığını, fazla çalışma, yıllık ücretli izin ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacının evli olduğunu ve eşinin çalışmadığını, işyerinde haftanın altı günü ikili vardiya usulü çalışıldığını ve birtakım ek işlerle beraber oldukça yoğun şekilde fazla çalışma yapıldığını iddia ederek fazla çalışma alacağı belirsiz alacak davası, diğer alacak kalemleri kısmi dava açılarak talep edilmek suretiyle kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davasını belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını, dava konusu alacaklar yönünden zamanaşımı definde bulunduklarını, son ücretin aylık net 3.800,00 TL olduğunu, ücret bordrolarının Kurum kayıtları ile uyumlu olduğunu, davacının mağaza müdürü olarak çalışmakta iken izin almaksızın ve mazeret bildirmeksizin 01.09.2021 tarihinden itibaren ... AVM’deki işyerine gelmediğini, bunun üzerine davalı tarafından 08.09.2021 tarihli ihtarname gönderilerek işe davet edildiğini ve mazeretini bildirmesinin istendiğini, aksi hâlde iş sözleşmesinin feshedileceğinin belirtildiğini, ihtarnamenin 13.09.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının işe başlamadığı gibi herhangi bir mazeret de sunmadığını, iş sözleşmesinin 05.09.2021 tarihinde devamsızlık nedeniyle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğinden bahisle kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş, yine dosyadaki delil durumuna göre yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının bulunduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının haftalık 12,5 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek fazla çalışma ücretine hükmedilmesinin isabetli olduğu vurgulanmış, diğer yönlerden de İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Davacının iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle haklı sebeple feshedildiğini, davacının bu nedenle kıdem tazminatına hak kazanamayacağını,2. Belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını,3. Bilirkişi raporunun denetlenebilir durumda olmadığını, ayrıca fazla çalışma ücretinin ödendiğini ve bu alacağa hak kazanılamayacağını, 4.Müvekkili Şirketin davacının bildirimlerine göre asgari geçim indirimi ödemelerini yaptığını, davacının bu talebi somutlaştırmadığını,5.Yıllık ücretli izin alacağına hak kazanılamayacağını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı nedenle sonlandırılmış olup olmadığı ile talep edilen alacaklara hak kazanılıp kazanılamayacağı ve bu alacakların hesap unsurları ve yöntemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz nedenlerine göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Taraflar arasında hüküm altına alınan fazla çalışma alacağı bakımından uyuşmazlık bulunmaktadır. Dairemizin 10.01.2023 tarihli ve 2022/15911 Esas, 2023/123 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir:"... 2. Sözleşme özgürlüğü kuralı uyarınca yasal sınırlar içinde kalan fazla çalışma ücretinin aylık ücretin içinde olduğuna dair sözleşme hükümleri kural olarak geçerlidir. Dairemiz; yerleşik hâle gelen ilkeleri ile fazla çalışma ücretinin, ücrete dâhil olarak kararlaştırılmış olmasına sınırlı olarak değer vermektedir. Bu bağlamda sözleşme hükümlerinin geçerliliğine getirilen iki temel sınırlama mevcuttur. Bunlardan ilki, 4857 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi gereği fazla çalışma süresinin bir yılda 270 saatten fazla olamayacağı; diğeri ise kararlaştırılan aylık temel ücretin asgari ücretin üzerinde olması gerekliliğidir. Bir başka anlatımla Dairemiz, ücret seviyesinin yüksekliğini kaydın geçerliliğinin tespitinde dikkate almaktadır. 3. Diğer yandan iş sözleşmesinin devamı sırasında işçinin bir hakkından feragat etmesi veya hakkından feragat sonucu doğuran bir işlem yapması geçersizdir. Ancak fazla çalışmanın temel ücret içinde ödeneceğinin kararlaştırılmış olması, fazla çalışma ücretinden feragat anlamına gelmez. Fazla çalışma ücreti ödenmeyeceğinin kararlaştırılması ile fazla çalışmanın temel ücret içinde ödeneceğinin belirlenmesi birbirinden farktı kavramlardır. (... Ekmekçi, Volkan Aslan, Hilal ..., 'Anayasa Mahkemesinin Fazla Çalışmaya İlişkin Bireysel Başvuru Kararının Değerlendirilmesi (... Özdamar Başvurusu)', Çimento İşveren, Cilt 36, Temmuz 2022, Sayı 4, 8-35, s.31). Bu bağlamda davacı fazla çalışma ücretinden feragat etmiş değildir. 4. Fazla çalışma onayı alınmasına ilişkin düzenleme, işçinin fazla çalışma yapmaya zorlanamaması bakımından önemlidir. Düzenlemenin amacı, işçiyi işverenin olası haksız feshine karşı korumaktır. Fazla çalışma ücretinin karşılığının kararlaştırılan temel ücretin içinde olduğuna ilişkin kayıtlar ise fazla çalışmanın ücretlendirilmesine ilişkindir. İş sözleşmesindeki kayıt ile taraflar, fiilen yapılan fazla çalışmanın nasıl ücretlendirileceğini belirlemişlerdir. Fazla çalışma ücreti dâhil edilerek belirlenen ücret, işçinin aylık temeI ücreti olduğundan iş sözleşmesindeki kayda rağmen yapılmayan fazla çalışmanın karşılığı ücretin, işverence geri istenmesi de mümkün olmaz. Şu hâlde fazla çalışma onayı alınması ile iş sözleşmesinde temel ücret içinde fazla çalışma ücretlerinin ödeneceği kuralı arasında herhangi bir bağlantı bulunmamaktadır.Dairemizin yukarıda belirtilen kararında da açıklandığı üzere, iş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dâhil olduğu yönündeki kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemizin kararlılık kazanmış olan uygulamasına göre yıllık 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğu kabul edilmektedir. Fazla çalışmaların aylık ücret içinde ödendiğinin öngörülmesi ve buna uygun ödeme yapılması hâlinde, yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresinin (aylık 22,5 saat, haftalık 5,2 saat) ispatlanan fazla çalışmalardan indirilmesi gerekir.Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin "IV" numaralı bölümünde, fazla çalışmanın aylık ücrete dâhil olduğu kararlaştırılmıştır. Yapılan açıklamalar doğrultusunda ve davacının kabul edilen aylık ücretinin, aylık 22,5 saat karşılığı fazla çalışma ücretini de karşılayacak bir miktarda olması karşısında; ücretin içinde ödendiği anlaşılan fazla çalışmanın yukarıda açıklanan ilkeye göre ispatlanan fazla çalışmadan indirilmesi gerekir. Bu husus gözetilmeden söz konusu sözleşme hükmüne değer verilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.3. Taraflar arasında mevcut bir diğer uyuşmazlık asgari geçim indirimi alacağına ilişkindir.Dairemizin 22.09.2020 tarihli ve 2016/23031 Esas, 2020/8789 Karar sayılı kararında asgari geçim indirimi ile ilgili yerleşik hâle Daire görüşü şu şekilde belirtilmiştir:"...Asgari geçim indirimi bireyin ya da ailesinin asgari düzeyde geçimi için zorunlu olan ve belirli esaslara göre tespit edilen kısmın toplam gelirden indirilerek vergi dışı bırakılması uygulamasıdır. Bu uygulama 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 32.maddesinin 28/03/2007 tarihinde 5615 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenmesi neticesinde yürürlüğe girmiştir. Asgari Geçim İndirimi vergi mükellefi ile devlet arasında vergi hukukunu ilgilendiren ilişkiden kaynaklanmakta olup, ücretin içindeki bir kısmın vergi kapsamı dışına çıkartılmasından ibarettir. ..."Davacı evli olduğunu ve eşinin çalışmadığını, 10.03.2020 tarihinde de bir çocuğunun olduğunu iddia etmiş, davalı ise davacının bildirimine göre asgari geçim indirimi miktarlarının ödendiğini savunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporundan ise davalının asgari geçim indirimi ödediği ancak bir kısım fark asgari geçim indirimi tutarının hesaplandığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında mevcut 2014 dönemine ait "Aile Durumu Bildirimi" incelendiğinde ise davacının o tarih itibarıyla bekar olduğu anlaşılmaktadır. Bu veriler ışığında davacının medeni hâlindeki değişikliği işverene bildirip bildirmediği, işverenin değişiklikten haberdar olup olmadığı belirlenmeden asgari geçim indirimi tutarlarına dair farkın hesaplanıp hüküm altına alınması bozmayı gerektirmiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.