Kambiyo Senedinin Teminat Niteliği, Vade İtirazı ve Hamilin Kötü Niyet İddiasına İlişkin Menfi Tespit Davası.
Özet: Bir inşaat sözleşmesi kapsamında avans ödemelerinin teminatı olarak verildiğini, ancak vade tarihinin anlaşmaya aykırı olarak sonradan doldurulduğunu ve dolayısıyla zamanaşımına uğradığını iddia ettiği 200.000 USD bedelli bir bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile aleyhindeki icra takibinin iptali ve kötü niyet tazminatı talep eden davacı, bonoyu ciro yoluyla iktisap eden davalıların iyiniyetli olmadığını savunurken; davalı taraf ise bononun kayıtsız şartsız ödeme taahhüdü içeren geçerli bir kambiyo senedi olduğunu, üzerinde teminat senedi olduğuna dair bir ibare bulunmadığını ve kendisinin senedi iyi niyetle iktisap eden yetkili hamil olduğunu, bu nedenle temel ilişkiye dayalı defilerin kendisine karşı ileri sürülemeyeceğini belirtmektedir.

T.C.

İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/515 Esas
KARAR NO :2026/131
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:10/09/2024
KARAR TARİHİ:11/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava konusu ve .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasına konu edilen takip dayanağı olan bono 14.09.2019 tanzim, 20.09.2022 vade tarihli ve 200.000 usd bedelli ve nakten kayıtlı olduğunu, Davalı ... Gayrimenkul A.Ş lehtar , davalı ... şirketi ciranta olarak hamil olduğunu, iki davalı şirketin ortaklık yapısının aynı olduğunu, her iki şirketin ticaret sicil kayıtlarını ekte sunduklarını, hamil şirketin iyiniyetli olmadığını, bona arkasında yer alan cironun vade tarihinden sonra yapılmış olduğunu, bu nedenle temlik hükmünde olduğunu, bu hususun her iki şirketin ticari defter kambiyo senet kayıtları incelendiğinde subut bulacağını, takip dayanağı olan bononun, lehtar ile müvekkili şirket arasında yapılan yüklenici sözleşmesinin 18. maddesi gereği 12 ay süreli, müvekkiline yapılacak avans ödemelerinin teminatı olarak lehtara verildiğini, takip dayanağı bononun vade tarihi yazılı olmaksızın, imzalı belge ile lehtara teslim edildiğini, davalının, bononun verilmesine sebep olan sözleşmeye aykırı olarak, vade tarihini 20.09.2024 tarihi yazmış ise de bunun anlaşmaya aykırı olduğunu, bono tedavüle girdiğinde vade tarihi olmadığı gibi, yazılı sözleşmede de belirtildiği üzere 12 ay süreli olduğunu, 14.10.2019 tanzim tarihli bononun vade tarihi sözleşmeye göre 12 ay sonrası 14.10.2020 olup, takip ise 3 yıl geçtikten sonra 29.07.2024 tarihinde takip yapıldığını, Bono üzerindeki vade yukarıda arz edilen şekilde anlaşmaya aykırı olarak yazıldığını, taraflar arasındaki yazılı anlaşmaya göre bono zamanaşımına uğradığı için, davalıların sırf bu itirazdan kurtulabilmek için ileri bir vade tarihi yazıklarını ancak yazılı sözleşme ve bono teslim belgesi davalıların bu kötüniyetini ortaya koyduğunu, dava konusu bono nedeni ile davacı şirketin borçlu olmadığını, müvekkili tarafından yüklenilen iş yapılarak lehtara teslim edildiğini, yani bono bedeli lehtara ödendiğini, hatta davacı şirketin lehtar şirketten halen alacağının olduğunu, bu husus ticari defter kayıtları ile sabit olacağını, davalıların iyiniyetli olmayıp, haksız ve kötü niyetli takip yaptıklarını, ihtiyati haciz kararını uygulayarak müvekkili şirkete ait işyerinde bulunan makine ekipmanları haciz ederek muhafaza altına aldıklarını, müvekkili şirketi faaliyet yapamaz hale getirdiklerini beyanla, davasının kabulü ile dava ve takip konusu bono bedelinin davalı lehtara yapılan iş ile ödenmiş olması, takip dayanağı bononun zamanaşımına uğramış olması sebebi ile davacının dava konusu bonodan dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitini, dava konusu icra takibinin iptalini ve %20 icra kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, dava sonuna kadar icra veznesine yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ayrıca adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava konusu icra takip dosyası örneği ve senet örneği mahkememizce incelenmiştir.
Mahkememizce ihtiyati tedbir talebi %20 oranında teminat karşılığında kabul edilmiş, süresinde teminat yatırılmadığından kendiliğinden kalkmış sayılmasına karar verilmiştir.
Davacının adli yardım talebi mahkememizce red edilmiş, itiraz üzerine .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... değişik iş sayılı kararı üzerine kesinleşmiştir.
Davacının dayandığı .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik iş sayılı tespit dosyası dosyamız arasına alınıp incelenmiştir.
Davalı Lehtarın ... . İcra müdürlüğünün 2024/... esas sayılı takip dosyası ve Muğla Asliye Ticaret mahkemesinin ... Esas sayılı dosyalarında sözleşmeye aykırılık iddiasıyla cezai şart alacağına ilişkin talebinin olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın icra takibine konu edilen bononun teminat senedi olduğu yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, takibe dayanak senedin kambiyo vasfını haiz, kayıtsız ve şartsız ödeme taahhüdü içeren bir bono olduğunu, senet üzerinde veya senede atıf yapan herhangi bir sözleşmede bononun teminat amacıyla verildiğine dair bir ibarenin bulunmadığını, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre bir senedin teminat senedi sayılabilmesi için hangi ilişkinin teminatı olduğunun senet üzerinde açıkça yazılması veya yazılı bir belgeyle ispatlanması gerektiğini, somut olayda bu şartların hiçbirinin mevcut olmadığını, bu nedenle takibe konu senedin teminat senedi değil, bono niteliğinde olduğunu, davacının bu yöndeki iddialarının hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğunu, ayrıca müvekkili şirketin senedi ciro yoluyla iktisap eden iyiniyetli ve yetkili hamil olduğunu, davacının lehtar şirket ile arasındaki temel ilişkiye dayalı şahsi defileri müvekkile karşı ileri süremeyeceğini, kambiyo senetlerinin soyutluk (mücerretlik) ilkesi gereği temel borç ilişkisinden bağımsız olduğunu, senedin bedelsiz olduğu veya teminat amacıyla verildiği iddiasının ancak lehtara veya kötü niyetli hamile karşı ileri sürülebileceğini, müvekkil şirketin kötüniyetli olduğuna dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığını, bu hususun TTK m.687 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ile 12. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarıyla da sabit olduğunu, davacının ayrıca bononun zamanaşımına uğradığı yönündeki iddiasının da gerçeğe aykırı olduğunu, zira bononun vade tarihinin 20/09/2022 olduğunu ve kambiyo senetlerine ilişkin zamanaşımı süresi dolmadan 29/07/2024 tarihinde icra takibine konu edildiğini, bu nedenle takibin süresinde olduğunu, davacının bu yöndeki beyanlarının yanıltıcı nitelik taşıdığını beyanla, davanın öncelikle usulden, aksi hâlde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın, .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasına konu edilen 14/10/2019 tanzim, 20/09/2022 vade tarihli, 200.000 USD bedelli bono nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin bir menfi tespit davası olduğunu, davacının takibe konu senedin teminat senedi olduğu ve bu nedenle kambiyo vasfı taşımadığı yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, senedin TTK'da öngörülen tüm unsurları taşıyan, kayıtsız ve şartsız ödeme taahhüdü içeren geçerli bir bono olduğunu, gerek senet üzerinde gerekse taraflar arasında imzalanan 12/10/2019 tarihli “...Otel Projesi Dış Cephe Mekanik Doğaltaş Kaplama İşleri Yüklenim Sözleşmesi” içerisinde senedin teminat amacıyla verildiğine dair herhangi bir ibare veya açık atıf bulunmadığını, bu nedenle senedin teminat senedi olarak kabul edilemeyeceğini, davacının bu yöndeki iddialarını yazılı delille ispatlayamadığını, senedin vadesinin 20/09/2022 olduğunu ve kambiyo senetlerine özgü zamanaşımı süresi dolmadan icra takibine konu edildiğini, dolayısıyla zamanaşımı iddiasının da dayanaksız olduğunu, ayrıca davacının sözleşme kapsamındaki edimlerini ayıplı şekilde ifa ettiğini, yapılan işlerde ciddi teknik kusurlar ve lekelenmeler oluştuğunu, bu hususların İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından düzenlenen teknik raporlar, ... MAM analiz raporu ve .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporları ile ortaya konulduğunu, ayıplı ifa nedeniyle sözleşmenin 23. maddesinde öngörülen 500.000 USD cezai şartın doğduğunu, bu alacak için davacı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve takibe yapılan itiraz üzerine Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını, her ne kadar bu hususların huzurdaki davanın konusu dışında olduğunu belirtmekteyse de davacının edimini gereği gibi ifa etmediğinin açık olduğunu, davacının bonodan kaynaklı borcu olmadığı veya borcun itfa edildiği yönünde hiçbir yazılı ve kesin delil sunamadığını, kambiyo senedine dayalı menfi tespit davasında ispat yükünün davacı borçluya ait olduğunu, davacının soyut ve mesnetsiz iddialarla süreci uzatmaya çalıştığını beyanla, davanın öncelikle usulden, aksi hâlde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının örneği getirtilip incelenmiştir.
Mahkememizce resen seçilen mali müşavirin davacı defterleri üzerinde yaptığı inceleme sonucu sunduğu bilirkişi raporunda özetle; "İncelenen davacıya ait 2019-2024 yılı ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunduğu, defter kayıtlarının kendi içinde birbirini doğruladığı, delil vasfı taşıdığı, Davacı defter kayıtları ile davalı ... firması tarafından yapılan ödemeler dikkate alındığında, Yüklenim Sözleşmesi ile davaya konu senedin bağlantılı olduğu sonucuna varılmakta olduğunu, Davacı defter kayıtlarında davalılara ait Cari hesaplarda taraflar arasında teati edilmiş herhangi bir senet kaydına rastlanmadığını, davacı yasal defter kayıtlarında dava konusu senede ait herhangi bir muhasebe kaydına rastlanmadığını, " bildirmiştir.
Mahkememizce resen seçilen mali müşavirin davalıların defterleri üzerinde yaptığı inceleme sonucu sunduğu bilirkişi raporunda özetle; "Uyuşmazlığın .... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasında, 14.10.2019 keşide tarihli, 20.09.2022 vadeli, 200.000,00 USD bedelli bonoya dayanılarak başlatılan kambiyo takibi nedeniyle davacının bonodan dolayı borçlu olup olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, Takip talebinde 200.000,00 USD senet alacağı + 20.157,04 USD takip öncesi faiz + 600,00 USD komisyon olmak üzere toplam 220.757,04 USD talep edildiği; senet alacağına yönelik faiz talebinin “USD cinsinden yıllık kamu bankalarınca 1 yıla kadar vadeli mevduatlara fiilen uygulanan azami faiz” oranında talep edildiği, Dosyaya sunulan 12.10.2019 tarihli Yüklenim Sözleşmesi'nin 18. maddesinde; 200.000 USD tutarında, 12 ay süreli firma senedi teslimini takiben avans ödemesi yapılacağı düzenlemesine yer verildiği; dosyada mevcut 02.09.2025 tarihli bilirkişi raporunda da bu sözleşme hükmü ve 25.10.2019 tarihli avans ödemesi dikkate alınarak senedin avans ödemelerine teminat amacıyla teslim edilmiş olabileceği yönünde kanaat bildirildiği, Ara karar kapsamında davalı kayıtlarının incelenmesinde; ... Gayrimenkul Yatırım ve Turizm A.Ş.'nin 2019-2022 dönemine ait e-defter beratlarını, ... ile 2019-2022 arası cari hesap hareketlerini ve 31.05.2024 tarihli Senet Teslim Tutanağını sunduğu; ... Gayrimenkul Yatırım İşletmecilik A.Ş.'nin ise incelemeye elverişli herhangi bir defter/kayıt/belge ibraz etmediği, ... tarafından sunulan 31.05.2024 tarihli “Senet Teslim Tutanağında; 200.000,00 USD bedelli, 20.09.2022 vadeli, 14.10.2019 keşide tarihli emre muharrer senedin ... tarafından ...'a teslim edildiği ve teslimin ... ...'tan olan cari hesap alacağına mahsuben “eksiksiz” şekilde yapıldığı beyanının bulunduğu, belgenin her iki şirket kaşe /imzalarını içerdiği ancak tutanakta yer alan “cari hesaba mahsup" beyanının; ... defter kayıtları ibraz edilmediğinden, ayrıca ... tarafından da senedin devri/mahsup kaydını gösterir yevmiye maddeleri, defter-i kebir defterleri, senet bordrosu ve dayanak kayıtlar sunulmadığından, muhasebe kayıtları üzerinden karşılıklı ve denetlenebilir biçimde doğrulanamadığı, bu nedenle; 200.000 USD'lik senedin davalılar arasında intikalinin belge olarak “teslim tutanağı” ile gösterildiği, ancak bu intikalin muhasebe kayıtlarıyla (hangi hesaplarda, hangi fiş/yevmiye ile, hangi mahsup kalemleri kapatılarak) teyidinin mevcut ibrazlarla yapılamadığı, takip talebinde istenen 20.157,04 USD takip öncesi faizin, hangi dönem ve hangi oran/hesap yöntemi ile hesaplanarak bu tutara ulaşıldığına ilişkin somut hesap dayanağı dosyada bulunmadığından, söz konusu faiz kaleminin hesaben incelenemediği, sonuç olarak; ara kararda tespiti istenen"borç ve alacak miktarının kesin ve denetlenebilir tespiti” bakımından, ... defter/kayıt ibraz etmemesi ve ...'ın senedin devri/mahsup işlemine ilişkin ayrıntılı muhasebe kayıtlarını sunmaması nedeniyle, davalı defter ve kayıtları üzerinden net borç/alacak bakiyesi tespitinin yapılamadığını" bildirmiştir.
Bilirkişi raporlarına yönelik itirazlar mahkememizce yerinde görülmemiş ve red edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLEMESİ VE GEREKÇE;
Dava, .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E sayılı dosyasına dayanak; düzenleyeni davacı, Lehtarı davalı ... olan, 200.000,00 USD bedelli 14/10/2019 düzenleme, 20/09/2022 vade tarihli senet nedeniyle davacının borçlu olup olmadığının, davalı ...'ın kötü niyetli olup olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı ve davalı ...'ın ticari defterleri bilirkişi tarafından incelenmiş, dava konusu senedin defterlerde kaydı olmadığı, davalı ... şirketinin senedin karşılığını davalı ...'ya ödediğine dair kayıt olmadığı, sadece senet teslim bordrosu sunulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, davalı ... şirketi ticari defterlerini ibraz etmemiştir.
Davacı ve davalı ... şirketi arasında, davaya konu senedin tanzim tarihi olan 14/10/2019 tarihinden iki gün önce 12/10/2019 tarihli sözleşmede senetten bahsedildiği ve senedin davacı tarafça üstlenilen işin avansına karşılık olarak davalı ... şirketine verileceğinin yazılı olduğu ve 12 aylık vadeli olacağı anlaşılmıştır. Davaya konu senet ile sözleşmede belirtilen senet bilgilerinin aynı olduğu ve avans karşılığı verilmiş teminat senedi olduğu duraksamaya yer kalmayacak şekilde açık olduğu anlaşılmıştır. Bu senet dışında sözleşme uyarınca davacının verdiği bir senet olduğu, dolayısıyla sözleşmede bahsedilen senet ile dava konusu senedin aynı olmadığı yönünde bir savunma ve ıspat da sunulmamıştır.
Her iki davalı şirket arasında ticari ilişki var ise de, davaya konu senetle ilgili resmi bir alışveriş kaydı olmadığı, her iki davalının aynı adreste ve aynı faaliyet alanında olduğu, yetkililerinin bir kısmının aynı kişiler olduğu, dolayısıyla dava konusu senedin alış nedeni ve durumunun her iki davalı tarafından da bilindiği, davalı ... tarafından senedin davacı aleyhinde takibe koyup sürdürmesi ve diğer davalı ciranta aleyhinde işlem yapmamasının nedeninin de bu olduğu, böylece son hamilin gerçek hamil ve iyi niyetli olmadığı, aksine kötü niyetli olduğu, senedin sebepten mücerretlik ilkesini bertaraf etmek amacıyla ciro edildiği, bu nedenle davanın kabulüne ve davalıların kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davacının davasının KABULÜNE, davacının dava konusu düzenleyeni davacı Lehtarı davalı ... olan 200.000,00 USD bedelli 14/10/2019 düzenleme, 20/09/2022 vade tarihli senet nedeni ile davacıların davalılara borçlu olmadığının tespitine, bu senede dayalı olarak yapılan .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E sayılı icra takibinin iptaline,
2-Davalıların kötü niyeti nedine ile %20'si üzerinden hesaplanan 1.504.400,00 TL kötü niyet tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 513.827,82 TL harçtan tamamlama harcı olarak alınan 128.457,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 385.370,82 TL harcın ve başvurma harcı olan 732,00 TL' nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan harçlar toplamı 129.222,30 TL ve 30.200,00 TL tebligat, posta ve bilirkişi masrafından oluşan harcama toplamı 159.422,30 TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 877.760,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
7-Dava açılmadan evvel sonradan haksız çıkan taraftan alınmak üzere hazineden ödenen 3.800,00TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına dair,
İlişkin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/02/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır