Hazineye ait taşınmazın tapu iptali ve tescili talepli davada zilyetlik iddiası, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davanın reddi kararlarının temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, kadastro dışı bırakıldığını ve murisince satın alındığını iddia ettiği, kırk yılı aşkın süredir zilyetliğinde bulunan taşınmazın davalı Hazine adına olan tapusunun iptali ile adına tescilini talep etmiş; ancak İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın kadastro dışı olmadığını ve zilyetlik yoluyla edinme şartlarının gerçekleşmediğini belirterek davayı reddetmiştir. Davacı vekili, eksik inceleme, hatalı değerlendirme ve zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu gerekçeleriyle kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1383 E., 2023/1691 K.KARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 5. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/317 E., 2023/145 K.Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Av. ... ile karşı taraftan davalı vekili Av.... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 209 30... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmalarında tescil harici bırakıldığını, 775 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girmesiyle (Hazinenin mülkiyetindeki yerlerin belediyelerin mülkiyetine gireceği düşünülerek) bu yerin belediye tarafından okul yeri olarak imar planında tahsis edildiğini, 1961 yılındaki idari yapıya göre ... Belediyesine ait olan (ve tescil dışı bırakılan) taşınmazın bölgedeki diğer gayrimenkuller gibi müvekkilin murisi tarafından satın alındığını, ödeme yapıldığına dair makbuzların bulunduğunu, belediyenin taşınmazı müvekkile bırakmadığını, müvekkile intikal eden yerde davacının zilyetlik koşullarının oluştuğunu, müvekkil ve ailesinin en az 40 yıldır zilyet olup ziraat ve inşaat yapılan taşınmazın halen davacı tarafından kullanıldığını belirterek davalı adına bulunan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın dayanağı eski 1784 parsel sayılı taşınmazın 1994 yılında Maliye Hazinesi tarafından dava dışı ...'ya satıldığını, taşınmazın ... tarafından ifraz edilerek (5371,00 m²'lik) 209 30... No.lu parselin ... ... hibe edildiğini, ... hakkında evrakta sahtecilik suçlamasıyla Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığını, yargılama neticesinde mahkumiyetine karar verildiğini, Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.04.2000 tarihinde kesinleşen 1997/522 Esas, 1998/967 Karar sayılı kararı ile (dava dışı ... .... adına tescilli olan) 209 30... parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tekrar tescil edildiğini, ....... hakkında fuzuli işgal nedeniyle 2000-2008 dönemi için ecrimisil tahakkuku ve tahsili yapıldığını, ... Belediyesinin 15.03.2012 tarihli imar uygulaması sonucu 209 30... parsel sayılı taşınmazın oluştuğunu, taşınmazın imar planında okul yerine isabet etmesi nedeniyle Milli Eğitim Bakanlığına tahsisi edildiğini, davacının dava konusu taşınmazla hiçbir ilgisi olmadığını ve malik sıfatıyla tasarrufunun da bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; dava konusu 209 30... parsel sayılı taşınmazın geldisi olan eski 209 30... parsel sayılı taşınmazın dava dışı ... ... adına kayıtlı iken Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen 1997/522 Esas sayılı davada verilen ve 13.04.2000 tarihinde kesinleşen karar gereği davalı ... adına tescil edildiği, niza konusu taşınmazın tapulama çalışmalarında tescil harici bırakılan yerlerden olmadığı ve davacı lehine TMK’nın 713. maddesinde aranan şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Mahkeme kararının usul ve yasalara aykırı olduğunu,b. Eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini,c. Niza konusu yerin kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakılan yerlerden olup bölgedeki diğer taşınmazlar gibi davacının murisi tarafından satın alındığını ve ödeme belgelerinin bulunduğunu,d. Vekil edeni lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğunu,e. Dosya kapsamına sunulan delillerinin değerlendirilmediğini,f. Taşınmazın tapuya kayıt edildiği 2006 yılına kadar TMK’nın 713 inci maddesinde öngörülen 20 yıllık süreni fazlasıyla geçtiğini,g. Gayrimenkulün müvekkilinin zilyetliği ve mülkiyetinde olduğunun açık ve net bulunduğunu, beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Yargıtay duruşma vekalet ücreti 28.000,00 TL’nin davacıdan alınarak davalı Hazineye verilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.