İlamlı icra takibinin zamanaşımı nedeniyle iptali davasında, görevsizlik kararı sonrası görevli mahkemeye gönderilmeyen davanın açılmamış sayılmasına dair kararın onanması.
Özet: Davacılar tarafından icra takiplerinin iptali talebiyle açılan dava, başlangıçta kabul edilse de, Yargıtayın ilamlı icra takibinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin icra mahkemeleri olduğuna dair bozma kararı üzerine, ilk derece mahkemesince görevsizlik nedeniyle usulden reddedilmiştir; davacılar vekilinin bu kararın tebliğinden sonra iki haftalık yasal sürede davanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi üzerine, dava açılmamış sayılmış ve temyiz incelemesinde bu kararda bir isabetsizlik bulunmadığına hükmedilerek davanın açılmamış sayılmasına ilişkin ek karar onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/67 E., 2021/392 K.BİRLEŞTİRİLEN DAVADA Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVAAsıl ve birleştirilen davada davacılar vekili, davalının başlattığı icra takiplerine dayanak olan 1989 tarihli ilamlardaki ecrimisil bedellerinin 1992 yılında icra takibi yapılarak tahsil edildiğini, ancak ilamlardaki tahliye ve kal kararları infaz edilmeksizin takip dosyalarının işlemden kaldırıldığını, aradan 25 yıl geçmekle ilamların İcra İflas Kanunu'nun 39. maddesine göre zamanaşımına uğradığını, 1989 tarihli ilamların tekrar icra takibine konu edilmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ileri sürerek dava konusu icra takiplerinin iptalini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili, icra takiplerinin iptalinde görevli mahkemenin icra mahkemesi olduğunu, davanın menfi tespit davası olduğu kabul edilse dahi icra takipleri ilama dayandığından müvekkilinin hakkının varlığının zaten sabit olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARIMahkemenin 25.12.2015 tarihli ve 2014/408 Esas, 2015/555 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile icra takiplerinin iptaline karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1.Mahkemenin 25.12.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 02.12.2020 tarihli ve 2018/7229 Esas, 2020/7794 Karar sayılı ilamında; ''..davacılar aleyhine İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2014/25 45... , İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün 2014/2598, İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün 2013/13004, 13005, 130 06... Esas sayılı dosyaları ile mahkeme ilamına dayalı takip başlatıldığı, davacılar tarafından takibe konu borcun zamanaşımına uğradığından bahisle icra takibinin iptali talebiyle dava açıldığı, mahkemece davanın kabulü ile icra takiplerinin iptaline karar verildiği, dava konusu uyuşmazlığın ilama bağlanan alacağın infazına ilişkin olması nedeniyle ilamlı icra takibinden kaynaklanan uyuşmazlıkta görevli mahkemenin İcra Mahkemeleri olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği'' gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar ve Ek kararMahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ilamlı icra takibinden kaynaklanan uyuşmazlıkta görevli mahkemenin İcra Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/(1)-c maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, ek karar ile birleştirilen dava yönünden HMK'nın 30/1. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.V. TEMYİZ Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu ve taraflara tebliğ edilmeden kesinleştirildiğini ve ek kararda yasa yolunun hatalı gösterildiğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.C. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık icra takibinin iptali istemine ilişkindir ilişkindir.Mahkemenin görevsizlik nedeni ile dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin karar, davacılar vekiline 02.10.2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, HMK'nın 20 nci maddesi uyarınca iki haftalık yasal süre içinde görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediğinden 09.11.2022 tarihli ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davacılar vekili, iki haftalık yasal süre içinde davanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmediğinden davanın açılmamış sayılmasına ilişkin 09.11.2022 tarihli ek kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile davanın açılmamış sayılmasına ilişkin ek kararın onanması gerekmiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeple;Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından İlk Derece Mahkemesince verilen 09.11.2022 tarihli ek kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.