Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, fazla çalışma ücreti alacağı davasında, iş sözleşmesinde kararlaştırılan aylık ücrete dahil fazla mesai hesaplama yönteminin eksikliği sebebiyle yerel mahkeme kararını bozmuştur.
Özet: Yargıtay, bir işçinin fazla çalışma ücreti alacağı davasında, yerel mahkemenin fazla çalışma ücreti talebini kabul eden hükmünü, iş sözleşmesinde aylık ücrete dahil olduğu belirtilen fazla çalışma saatlerinin hesaplama yöntemindeki tutarsızlıklar ve bilirkişi raporunun denetime elverişli olmaması nedeniyle bozmuştur; karara karşı oy kullanan üye ise davalılar arasındaki ilişkinin asıl işveren-alt işveren değil, eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu ve dolayısıyla asıl işverenin diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bu nedenle de bozulması gerektiğini ifade etmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (iş) Mahkemesi
DAVA : Davacı, fazla çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalılar avukatlarınca temyiz edilmiş davalılardan ... İnş. Ltd. Şti. avukatıncada duruşma talep edilmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-İş sözleşmesinde yazılı olan fazla çalışmaların aylık ücrete dahil olduğu yönündeki kural gereğince yıllık 270 saat fazla çalışma hesabından düşülmüş olmakla birlikte, hesap yöntemi bilirkişi raporunda denetime elverişli değildir. Her ay işçiye ödenen ücret içinde fazla çalışmaların bir kısmı yer aldığından aylık 22.5 saat fazla çalışma ücreti aylık ücret içinde kabul edilmeli ve çalışılan dönemle ilgili olarak yılın tamamında bu şekilde indirime gidilmelidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.07.2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi. K A R Ş I O YDavacı işçi davalı ... ile diğer davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğundan söz ederek davaya konu işçilik alacaklarından birlikte sorumluluğa dair karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... husumet yönünden itirazda bulunmuş, mahkemece iddiaya değer verilerek birlikte sorumluluğa dair hüküm kurulmuştur. Davalılardan... ile diğer davalılar ortak girişim arasında, maden sahası üzerindeki üst örtü tabakasının kaldırılması (dekapaj) işi için sözleşme yapılmıştır. Yüklenicilerin işi, maden üst örtü tabakasının kazılması, yüklenmesi, taşınması, taşıma yollarının yapılması ve bakımı, projede belirtilen alanlara dökülmesi ve serilmesi şeklinde olup, süreklilik arz eden bir iş niteliğinde değildir. İşin tamamlanması ile sözleşme konusu da sona erecektir.... elektirik üretim işi yapmakta olup, üstlenmiş olduğu mal ve hizmet üretimi açısından yüklenicilere verilen iş asıl iş veya yardımcı iş niteliğinde değildir. Bu nedenle davalılar arasındaki ilişki eser sözleşmesi niteliğinde olup, asıl işveren alt işveren ilişkisi olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Davalılardan...’nin asıl işveren olduğundan söz edilerek davaya konu işçilik alacaklarından diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulması hatalıdır. Kararın bu nedenle de bozulması gerektiğini düşündüğümden yukarıdaki hususu bozma dışında bırakan sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum. 03.07.2012