Bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık mahkûmiyetinde, mağdurun şikayetten vazgeçmesi nedeniyle temyizinin reddi ve sanık müdafiinin eksik inceleme ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gerekçesiyle hükmün bozulması.
Özet: Yargıtay, bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararında, mağdurun şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle temyiz yetkisinin bulunmadığına hükmetmiş; ancak sanık müdafiinin temyizini, suçta kullanılan telefon hattı sahibinin beyanının alınmaması, sanıkla bağlantısının araştırılmaması ve internet ilanı paylaşan kullanıcının IP bilgilerinin eksik incelenmesi gibi yetersiz soruşturma nedenleriyle, ayrıca zararın giderilmesine rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması sonucu fazla ceza tayini yapıldığı gerekçeleriyle bozarak, eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen kararı hukuka aykırı bulmuştur.
11. Ceza Dairesi         2021/29225 E.  ,  2025/12898 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/96 E. 2015/515 K.
SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Katılanın temyiz başvurusu yönünden yapılan ön inceleme neticesinde; 04.01.2016 tarihli temyiz dilekçesinde şikayetinden vazgeçtiği, sanığın suçsuz olduğunu düşündüğü için temyiz ettiğini beyan ettiği, ancak şikayetten vazgeçme nedeniyle kamu davasına katılma hakkının bulunmadığı, bu nedenle hükmü temyiz etme yetkisi olmadığı anlaşılmıştır.
Sanık müdafinin temyiz istemi yönünden yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. MağdurunTemyiz Başvurusu Yönünden Yapılan İncelemede;
...'ın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında şikayetten vazgeçmesi nedeniyle katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı tabi olmadığı anlaşılmakla, katılanın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede;
.... cevabi yazısına göre .... ilanındaki ... numaralı hattı 24.11.2012 tarihinde ... isimli şahsın aktif etmiş olduğu, BTK kayıtlarından da hattın 23.12.2012-01.01.2013 tarih aralığında ...'na ait olduğunun anlaşılması karşısında, suç tarihinde ilandaki telefon numarası ...'na ait olmasına rağmen beyanının alınmaması ve sanık ... ile irtibatlı olup olmadığının araştırılmaması,
... isimli internet sitesinden, ilanı paylaşan kullanıcının IP PORT bilgilerinin sorulmaması suretiyle eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Sanık müdafi ve mağdurun temyiz dilekçelerinde zararın 2015 yılı haziran ayında tamamen giderildiği belirtilmesine rağmen, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168.maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. Maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi uyarınca Tebliğname'ye kısmen uygun olarak oy birliği ile BOZULMASINA, 13.10.2025 tarihinde karar verildi.