Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerini incelerken, bir sanık yönünden onama, diğer sanık hakkında zorunlu müdafii huzurunda savunma alınmaması sebebiyle savunma hakkı kısıtlamasından bozma kararı verdi.
Özet: Hırsızlık suçundan yargılanan iki sanıktan biri hakkında verilen mahkûmiyet hükmü temyiz incelemesi sonucunda onanırken, diğer sanık hakkında kurulan hüküm, yüklenen suçun cezasının alt sınırının beş yıldan fazla olması nedeniyle savunmasının zorunlu müdafi huzurunda alınması gerekirken bu usulün gözetilmemesi ve dolayısıyla savunma hakkının kısıtlanması gerekçesiyle bozulmuş olup, diğer temyiz nedenlerinin incelenmesine gerek görülmemiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/29792 E.  ,  2025/19945 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/373 E., 2023/505 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
II. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-g ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığın savunmasının zorunlu müdafiinin huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.