Dini inanç istismarı dolandırıcılığı yargılamasında temyiz süresi, kazanılmış hak ihlali ve adli para cezasının infazındaki hukuka aykırılıkların Yargıtayca düzeltilerek onanması.
Özet: Dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünde, sanığın kazanılmış hakkı ihlal edilerek fazla ceza tayini ve adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin belirtilmesinin infaz yetkisini kısıtlaması hukuka aykırı bulunmuştur; bu nedenle hüküm, sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek cezası 10 ay hapis ve 1.660 TL adli para cezası olarak yeniden belirlenip, adli para cezasının ödenmemesi durumunda 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca infazına karar verilerek düzeltilmiş ve onanmıştır.
11. Ceza Dairesi         2021/26197 E.  ,  2025/13445 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2018/437 E., 2019/673 K.
SUÇ : Dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay'dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK'un 3 05... . maddelerinin uygulanması gerektiği ve 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesi uyarınca da temyiz süresinin bir hafta olduğu gözetilmeden temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilmek suretiyle yanıltıcı ifade kullanılmış olması nedeniyle temyiz süresinin 15 gün olarak kabul edilmesi gerektiği görülerek yapılan ön incelemede;
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1-Yargıtay bozma ilâmına konu hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı ihlal edilmek suretiyle bozma sonrası kurulan hükümde daha ağır bir cezaya hükmedilmek suretiyle, fazla ceza tayini,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı CMK'nın 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları yerinde görülmüş olup hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına 4. bentten sonra gelmek üzere sanığın sonuç olarak ''CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca; kazanılmış hakkı korunarak 10 ay hapis cezası ve 1.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ”, hükümde TCK'nın 52/4 maddesinin uygulanmasına ilişkin (5) numaralı bentte yer alan "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine" ibaresinin çıkartılarak, yerine "ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun'un 645 sayılı Kanun'la değişik 106/3. maddesi uyarınca infazına" ibaresinin yazılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi