Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararının istinaf ve temyiz incelemesi sonucu, sanık müdafiinin etkin pişmanlık, seçenek yaptırım ve indirim taleplerinin reddedilerek hükmün onanması.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen ilk derece mahkemesi kararının bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi üzerine, sanık müdafiinin yetersiz araştırma, delillerin sanık aleyhine değerlendirilmesi, etkin pişmanlık (TCK 168), seçenek yaptırım (TCK 50), erteleme (TCK 51) hükümlerinin uygulanmaması ve malın değerinin azlığı (TCK 145) nedeniyle indirim yapılmaması gibi hukuka aykırılık iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusu incelenmiş; ancak kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı ve bölge adliye mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu tespit edilerek temyiz istemi reddedilmiş ve karar onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/17836 E.  ,  2025/20383 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1320 E., 2022/2429 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; yerel mahkemece sanık hakkında karar verilirken yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığına, dosyada bulunan tüm delillerin sanık aleyhine değerlendirildiğine, sanığın baştan beri samimi beyanlarda bulunduğuna, katılanın zararını gidermeye çalıştığına ve pişmanlığını ortaya koyduğuna, sanık hakkında isnat edilen suçtan dolayı TCK m.168 etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ayrıca TCK'nın 50. maddesindeki seçenek yaptırıma çevrilmemesinin ve TCK'nın 51. maddesi gereği ertelenmemesinin hakkaniyete ve vicdani kanaate aykırılık teşkil ettiğine ve suç konusu malın değerinin az olması sebebiyle TCK md. 145 uyarınca hükmolunan cezadan indirim yapılması gerekirken indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesinin kanuna ve hukuka aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 19. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.