Yargıtay 2. Ceza Dairesi, sanığın beraat, usul ve delil yetersizliği itirazlarına rağmen hırsızlık suçundan verilen istinaf ret kararını onarken, konut dokunulmazlığı ihlali temyizini temyiz edilemezlik sebebiyle reddetmiştir.
Özet: Bir sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen hükümlerin temyiz incelemesinde, konut dokunulmazlığının ihlali suçuna ilişkin temyiz başvurusu, yasal sınırlamalar gereği incelenmeksizin reddedilmiş; hırsızlık suçuna yönelik sanık ve müdafiinin beraat talebi, suçun unsurlarının oluşmadığı, ispat eksikliği, varsayıma dayalı ceza, uzlaşma gibi iddialarına rağmen, bölge adliye mahkemesinin kararında herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmediğinden, bu suça ilişkin temyiz talepleri de esastan reddedilerek hüküm onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/17779 E.  ,  2025/20379 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1668 E., 2022/3334 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I) Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; sanığın beraat etmesi gerekirken cezalandırılmasına karar verilmesinin, usûl ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, sanık aleyhine kesin ve açık bir ispat bulunmadığına, cezanın varsayımlar üzerine verildiğine, sadece ikrara dayalı ceza verilemeyeceğine ceza miktarının da yasaya aykırı olduğuna ve sanığı SEBBİS sistemi ile baskı altında ifade verdiğine, ifadesinin geçerli olmadığına; sanığın temyiz isteminin; müşteki ile uzlaşma sağlandığına, şikâyetçi olmadığına ve durum böyleyken mahkeme tarafından geçmişi ile yargılanarak ceza verdiğine, ceza verilmemesi gerektiğine ve hakkında lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep ettiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğnameye'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.