İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, kötü niyetli hareketleri iddia edilen ortağın şirketten çıkarılması davasını, genel kurul kararı eksikliği nedeniyle usulen reddetmiştir.
Özet: Bir limited şirketin ortağının, diğer ortağın şirkete karşı icra takibi başlatması, şirket varlıklarına haciz koydurması ve şirketin acente belgesinin iptaline yol açması gibi kötü niyetli eylemleri gerekçe göstererek ortaklıktan çıkarılmasını talep ettiği davada, mahkeme, ortağın haklı nedenle şirket ortaklığından çıkarılabilmesi için Türk Ticaret Kanunu uyarınca genel kurul kararı alınmasının dava şartı olduğunu ve bu kararın bulunmadığını tespit ederek, davayı usulden reddetmiştir.

T.C.
İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1064 KARAR NO : 2018/1430DAVA : Ortaklıktan ÇıkartılmaDAVA TARİHİ: 18/09/2018KARAR TARİHİ: 14/12/2018Mahkememizde görülmekte olan Ortaklıktan Çıkma veya Çıkarılma davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREKÇE :Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde; İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünden ... sicil numarasında kayıtlı ...Şti nin ilk ortaklarının ... ve davalı ile bu ortakların vefat eden annesi ... olduğunu, ...ın ölümü ile hissesinin mirasçılara intikal ettiğini, tarafların % 50 şer hisseden ve münferiden imzaya yetkili olduklarını, ... ile davalı arasında yaşanan uyuşmazlıklar neticesinde davalının sebep verdiği birçok hukuk davasının görülmekte olduğunu, davalının fiili engellemesinden dolayı karar alınamadığını, davalının şirkete karşı icra takibine giriştiğini, şirket adına kayıtlı araç üzerine haciz koydurarak yakalanmasını talep ettiğini, şirketin Turizm Bakanlığı nezdinde bulunan teminatına haciz koydurarak tahsil ettiğini ve şirketin Turizm acente belgesinin iptaline sebebiyet verdiğini, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davalı... nın ...Şti ortaklığından çıkartılmasına peşin ödenen sermaye payı olan 2.500.000 TL nin davalıya iadesine, davalının temsil yetkisinin tedbiren kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkilinden kaynaklanan ortaklık ilişkisini çekilmez hale getirme sayılabilecek bir durum bulunmadığını, ... maddesi uyarınca bir ortağın haklı sebep ile mahkeme kararıyla ortaklıktan çıkartılabilmesi için öncelikli limited şirket genel kurulunda bu konuda karar alınmasının zorunlu olduğunu, bu kararın genel kurulun devredilemez yetkileri arasında olduğunu, bu gerek yerine getirilmeden açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.Davalı asil duruşmaya iştirak etmiş, bu davanın açılabilmesi için genel kurul kararı olamdığını, davanın reddini istediğini beyan etmiş, şirket karar defterini mahkememize sunmuş, karar defterini incelemesinden davalının şirket ortaklığından çıkartılması konusunda alınmış bir karar tespit edilememiştir.İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısından ... Şti nin ortaklarının ve temsilcilerinin ..., ... ... ve ... olduğu anlaşılmış, bunlardan ... in 27/03/2017 tarihinde vefat ettiği geriye mirasçısı olarak oğlu...ve kızı ...'nın kaldığı belirlenmiştir.Davamız... maddesinde tanımlanan şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması talebine ilişkindir.Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ...Esas ve ...Karar sayılı kararında ortaya konulduğu üzere ... maddesi gereğince haklı sebebe dayalı olarak ortağın şirketten çıkarılması için ancak şirket dava açabilir. Ayrıca şirketin bu davayı açabilmesi için ...Maddesinin ... Fıkrasının h bendi gereğince genel kurulun bu konuda bir karar verebilmesi gerekli ve dava ön şartı mahiyetindedir.Tarafların ortak olduğu şirket tarafından dava açılmış olmakla birlikte davalının şirket ortaklığından çıkartılabilmesi için alınmış ortaklar kurulu kararı bulunmadığından davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usülden reddine, 2-Karar tarihi itibarı ile alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yatırılan ancak sarf edilmeyip artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ne göre takdir olunan 2.180 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair, oybirliği ile verilen karar davacı vekili ile davalının yüzüne karşı, tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.14/12/2018Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...