T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, hizmet sözleşmesinden doğan fatura alacağının tahsili amaçlı icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Bir hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı davalının yetki itirazı ve borcu inkâr etmesi üzerine davacı şirketin itirazın iptali talebiyle açtığı davada, davalı şirket ödeme emrinin tebliğ edildiği gün ana para borcunu ödemiş ancak icra dosyasına itiraz etmiştir; davacı, bu ödemenin borcun kabulü olduğunu iddia ederek takibin devamını ve icra inkar tazminatı isterken, davalı hizmeti almadığını ve davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ileri sürerek davanın reddini ve icra inkar tazminatı talep etmiş, bilirkişi incelemesinde taraflar arasında imzalı bir sözleşme bulunmadığı ancak davacı tarafından davalı adına faturalar düzenlendiği tespit edilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/518 Esas
KARAR NO : 2026/99
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/11/2021
KARAR TARİHİ : 02/02/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı şirketin davalı şirkete sağladığı hizmet karşılığında fatura düzenlediğini, işbu faturaları karşı tarafa tebliğ ettiğini ve davalı şirketçe faturalara ilişkin herhangi bir itiraz yapılmadığını, faturaların tarafların ticari defterlerine kaydedilmesine rağmen, davalı şirket fatura bedellerini müvekkil şirkete ödememesi üzerine alacağının tahsili amacıyla davalı tarafa karşı Küçükçekmece ...... İcra Dairesi 'nün ..... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin, 19.10.2021 tarihinde saat 09.57 'de e-tebligatı açarak, aynı gün saat 11.13'te icra dosyasına itiraz dilekçesi sunduğunu, 11.21'de ise müvekkili alacaklı şirkete ana para tutarı olan 5.424,00 TL'yi banka kanalı ile ödediğini, davalının dosya borcuna, davacı tarafa borçlu olmadığını belirterek itiraz ettiğini, ödeme emrinin tebliğ edildiği gün davalı tarafından bizzat bakiye fatura alacağı ödendiğinden borcun kabul edildiğinin de açıkça ortada olduğunu, davalının itirazı üzerine durdurulan takip nedeniyle davalının itirazın iptaline, takibin devamına davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;İcra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını ve davanında yetkisiz mahkemede açıldığını, itirazın iptali davasına bakmakla görevli mahkemenin Bakırköy Mahkemeleri değil, Erzurum Mahkemeleri olduğunu davanın yetkili mahkemede açılmaması sebebiyle açılan bu davanın usulden reddi gerektiğini, davacı taraf müvekkili şirkete iş sağlığı ve iş güvenliği hizmeti verdiğini iddia etmiş ise de müvekkili şirketin davacıdan iş sağlığı ve güvenliği hizmeti almadığını, müvekkili şirketin herhangi bir borcu olmadığını, davanın yetkili mahkemede açılmamış olması sebebiyle öncelikle usulden reddini, mahkemece bu kabul edilmez ise esastan reddini, davacının haksız icrası nedeni ile % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Küçükçekmece ..... İcra müdürlüğünün ..... sayılı dosyası, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi, Halkbank, Başakşehir Vergi Dairesi, Erzurum Vergi Dairesi, İkitelli Vergi Dairesi yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan Küçükçekmece ..... İcra müdürlüğünün ..... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; Müvekkili aleyhine başlatılan takibe süresinde itiraz ettiklerini, 5.424.00- TL asıl alacağa, takip sonrası işletilecek %16,75 avans faiz oranına, takibe dayanak cari hesap ekstresine ve cari hesaptaki bahse konu faturalara ve borcun tamamına itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Küçükçekmece ..... İcra müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 5.424,00 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi 07.05.2025 tarihli raporunda; Detayı rapor içerisinde izah edilen nedenlerle, dosyaya mübrez belge ve bilgi ile Sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;
Huzurdaki dosyada taraflarca yerinde inceleme talep edilmediğini, defter ve belge ibraz edilmediğini, yapılan incelemenin dosya kapsamında yer alan belgeler üzerinden gerçekleştirilmiş olduğunu,
Dosya kapsamında taraflarca imza altına alınmış bir sözleşmenin varlığına rastlanılmadığını,
Davacının, 18.10.2021 tarihinde Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhine 5.424,00 TL asıl alacak için takip başlatıldığını ve davalının itirazı ile takibin durduğunu, davacının, takibe dayanak olarak cari hesap alacağı olduğunu ileri sürdüğünü,
Davacı tarafından ibraz edilen ve dava dilekçesi ekinde yer alan hesap hareketleri incelendiğinde;
Davalı adına toplam 2021 yılında 5.424.-TL değerinde fatura keşide edildiği ancak hiç tahsilat yapılmadığını, takip tarihi olan 1810.2021 tarihinde davacı yan kayıtlarına göre davalının, 5.424.-TL (B) bakiyesine sahip olduğunu,
Davalı adına keşide edilen faturaların iş sağlığı ve güvenliği hizmeti ile ilgili olduğunu, bu minvalde davacının iş kolu ile uyumlu olduğunu,
İş bu davaya konu edilen faturaların kağıt faturalar olduğunu,
Faturalara ait irsaliyelerin ya da hizmetin verildiğine ilişkin puantaj kayıtlarının dosyada olmadığını,
B formları incelendiğinde ise; davacı tarafından keşide edilen faturaların KDV hariç 5.000.-TL sınırı altında kalmasından ötürü beyana tabi olmadığının, anlaşılmakta olduğunu,
Davacı vekilinin, dava dilekçesinde davalının takipten sonra ödemeyi gerçekleştirdiğini beyan ettiği ve Halkbankası’na ait ödeme dekontunu paylaştığını,
İş bu dosyada takip tarihinin 18.10.2021 tarihi olduğu, davalı yanca 19.10.2021 tarihinde davacı şirketin ..... bankası hesabına ..... Bankası aracı kılınarak davacının alacaklı olduğu bakiye kadar yani 5.424.-TL ödeme gerçekleştirdiğinin görülmekte olduğunu,
SONUÇ ve KANAAT: Yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucu dosya ve dosya kapsamındaki belgeler incelendiğinde,
- Taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme bulunmadığını,
- Davacı, iş sağlığı ve güvenliği hizmeti karşılığında toplam 5.424,00 TL alacak iddia etmiş ve bu alacak için icra takibi başlatmış olduğunu,
- Takip tarihi olan 18.10.2021 itibarıyla, davalı tarafın bu borcu kabul ederek; 19.10.2021 tarihinde şirketin Halkbankası hesabına 5.424,00 TL ödeme yaptığının tespit edildiğini, bildirmiştir.
Bilirkişi 27.12.2025 tarihli raporunda; Detayı rapor içerisinde izah edilen nedenlerle, dosyaya mübrez belge ve bilgi ile Sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;
Takip konusu asıl alacak: 5.424,00 TL
Takipten sonra yapılan ödeme: Tarih: 19.10.2021 Tutar: 5.424,00 TL Ödeme şekli: HARİCEN Başvurma Harcı: 179,90 TL Tebligat Masrafı: 58,00 TL Toplam Masraf: 237,90 TL Haricen yapılan ödemelerde %2,27 oranı esas alındığını,
Harca esas tutar: 5.424,00 TL, 5.424,00 TL × %2,27 = 123,12 TL Vekâlet Ücreti, Asıl alacak tutarının 100.000 TL altında olduğundan %16 oranı esas alınmış olduğunu,
5.424,00 TL × %16 = 867,84 TL
Borcun takipten hemen sonra ödenmiş olması nedeniyle vekâlet ücretinin doğup doğmayacağı hususunun Sayın Mahkeme’nin takdirinde olduğunu,
Faiz= Takipten sonra ödeme yapılmış olmakla birlikte;
Takip talebinde faiz istenip istenmemiş olmasının takdirinin Mahkemeye ait olduğunu,
TBK 100 gereği faizden sonra mahsup yapılacağının kabul edildiğini, (19.10.2021 ödeme tarihi itibarıyla) Toplam Borç Kalemlerinin, Asıl alacak: 5.424,00, Başvurma harcı: 179,90, Tebligat masrafı: 58,00, Tahsil harcı (%2,27): 123,12, Vekâlet ücreti (%16):867,84, TOPLAM: 6.652,86
Ödeme ve Mahsup (TBK 100) Açıklama Tutar (TL) Toplam borç: 6.652,86, Ödenen (19.10.2021 – haricen): -5.424,00, KALAN BAKİYE: 1.228,86 TL
SONUÇ VE KANAAT: Takip konusu 5.424,00 TL asıl alacak, takipten sonra 19.10.2021 tarihinde haricen ödenmiş olduğunu, Türk Borçlar Kanunu’nun 100. maddesi uyarınca yapılan mahsup neticesinde; Masraflar, tahsil harcı ve vekâlet ücreti dikkate alındığında, 1.228,86 TL bakiye kaldığının görülmekte olduğunu, Ancak; Faiz ve Vekâlet ücretinin bu dosyada doğup doğmadığı, masraf ve tahsil harcı kalemlerinin tamamının borçluya yükletilip yükletilmeyeceği, hususlarının Sayın Mahkeme’nin takdirinde olduğunu, bildirmiştir.
Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede borçlunun itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu itirazın iptali davası açılmamış iken, itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira, itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar bulunmayacaktır.
Diğer yandan, icra takibine başlanılmasından sonra, itirazın iptali davasının açıldığı tarihten önce TBK 100. maddesine göre, yapılan kısmi ödemenin öncelikle işlemiş faiz, takip masraflarına, ferilere mahsup edileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Ayrıca, itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce icra dosyası üzerinde işlem yapılamayacağından, icra takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ve icra giderleri hakkında mahkemece bir karar verilmesi gereklidir.
TBK 100 gereği yapılan ödeme öncelikle ferilere mahsup edileceğinden, dava tarihi itibariyle kalacak miktarın daima asıl alacak olacağı da gözönünde bulundurulmalıdır. Buna göre TBK'nun 100. Madde uyarınca yapılan kısmi ödemelerin ödeme tarihleri itibariyle alacak tutarı ferileriyle birlikte hesaplanarak öncelikle ferilerinden mahsup edilmek suretiyle kalan bakiyeye karara verilmesi gerektiği içtihatlarda kabul edilmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporuna göre; davacının faturaya dayalı ilamsız icra takibi yaptığı, davalının itirazı ile takibin durduğu, davalı tarafından takibe konu asıl alacağın ödendiği, davacı tarafından ödeme emrinde yapılan ödemelerin önce ferilerden mahsup edileceğinin davalı tarafa ihtar edildiği, davalı tarafından icra kapak hesabında belirtilen tüm borç ödenmedikçe ödemelerin kısmi ödeme olarak kabul edileceği, TBK 100. maddesi uyarınca yapılan ödemelerin öncelikle ferilerden mahsup edileceği ve kalan bakiyenin daima asıl alacak olacağı gözetildiğinde buna uygun olarak hesaplanan bilirkişi raporunun ödemenin yapıldığı tarih itibariyle bakiye asıl alacağın 1.228,86 TL olduğuna ilişkin kısmının hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kısmen kabulü ile; 1.228,86 TL asıl alacak yönünden davalının Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin kabul edilen asıl alacak yönünden aynı şartlarda devamına;
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
Kabul edilen asıl alacağın %20'sine tekabül eden 245,77 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
1-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 59,30 TL harcın mahsubuyla bakiye 672,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL peşin harç olmak üzere toplam 118,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 6.602,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 5.192,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-AAÜT gereğince hesap edilen 1.228,86 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Reddedilen kısım üzerinden AAÜT gereğince hesap edilen 333,64 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine
6-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin kabul ve red oranı üzerinden takdiren 1.038,00 TL sinin davalıdan kalan 282,00 TL sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair,6100 sayılı HMK'nun ilgili maddeleri gereğince dava değerinin istinaf/temyiz sınırının altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/02/2026
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır