Murisin muvazaalı taşınmaz devri iddiasıyla miras payı oranında tapu iptali ve tescil istemli davanın, kesin hükümle reddi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, muris babasının davalıya muvazaalı şekilde devrettiği taşınmazın tapu kaydının miras payı oranında iptali veya bedelinin ödenmesi talebiyle dava açmış; ancak hem ilk derece mahkemesi hem de bölge adliye mahkemesi, tarafları, konusu ve dava sebepleri aynı olan önceki bir davanın kesin hükümle sonuçlandığını gerekçe göstererek davayı reddetmiş, davacı ise muvazaa iddialarını destekleyen tanık beyanlarının yeterince değerlendirilmediği gerekçesiyle bu ret kararını temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2263 E., 2025/2060 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 42. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/174 E., 2023/105 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; muris babaları...'ün ölümünden kısa bir süre önce ...Mahallesi 279 06... parsel sayılı taşınmazını davalıya devrettiğini, daha sonra bu gayrimenkulün yeşil alana ayrılması sebebi ile ... Mahallesi 257 97... parsel sayılı taşınmazın davalıya verildiğini, satışta herhangi bir bedelin ödenmediğini, murisin bu satışa ihtiyacı olmadığını, gayrimenkulün gerçek bedeli ile tapuda gösterilen bedel arasında fark bulunduğunu, davalının bu muvazaalı satıştan sonra kendisine verilen 2 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kat karşılığı inşaat sözleşmesini imzalayarak davacının da payı olan 3 dairenin sahibi olduğunu belirterek muvazaalı yapılan dava konusu ... Mahallesi, 257 97... parsel sayılı taşınmazda yer alan davalı adına kayıtlı gayrimenkullerin tapu kayıtlarının miras hissesi oranında iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde bedellerinin kendisine ödenmesine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu uyuşmazlık bakımından kesin hüküm bulunduğunu, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, daha önce Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/325 Esas sayılı dosyasında açılan davanın reddine karar verildiğini, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 03.06.20 14... /97 03... /10774 Karar sayılı kararı ile kararın onandığını ve kesinleştiğini, davada zaman aşımı söz konusu olduğunu, davaya konu taşınmazla ilgili satışın gerçek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIAnkara 42. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; daha önce Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/325 Esas sayılı dosyasında açılan davanın reddine karar verildiği, kararının Yargıtayca onanarak kesinleştiği, eldeki dava ile tarafları, dava konusu ve dava sebepleri aynı olan bu davanın kesin hüküm niteliğinde olduğu gerekçesi ile HMK 114, 1 15... maddeleri uyarınca kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFMahkemenin yukarıda belirtilen kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; davacının, daha önce davalı aleyhine Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/3 25... /676 Karar sayılı dosyasında eldeki davaya konu 257 97... parsel (eski 7 parsel) sayılı taşınmazın, muris... tarafından muvazaalı olarak davalıya devredildiği iddiasıyla muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak miras payı oranında iptal ve tescil istekli dava açtığı, Mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın 05.05.2015 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın taraflarının, sebebinin ve konusunun, kesinleşmiş bu dosya ile aynı olduğu, Mahkemece verilen red kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle esastan red kararı verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve istinaf dilekçesindeki iddialarını tekrarla, dinlettiği tanık beyanları ile muvazaalı işlem yapıldığının açıkça ispat edildiğini, davalı tanıklarının da murisin alacaklılardan mal kaçırmak adına işlem yaptığını ifade ettiklerini ancak Yerel Mahkemece tanık beyanları değerlendirilmeden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Dosya içeriğinden ve toplanan delilerden; davacı ... tarafından davalı ...'e karşı Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2011/325 Esas numarası ile açılan davada Ankara ili, ... Mahallesi, 25796 Ada, 7 parselde davalı ... adına kayıtlı taşınmazın(imar uygulaması ile 27907 ada, 2 parsel olmuştur) muris... tarafından muvazaalı olarak satış gösterilmek suretiyle davalıya devredildiği belirtilerek taşınmazın davalı adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesinin talep edildiği, Mahkemenin 19.12.2012 tarihli ve 2012/676 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, Mahkeme kararının Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 03.06.2014 tarihli 2013/9703 Esas ve 2014/10774 Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verildiği, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 05.05.2015 tarihli 2014/21024 Esas ve 2015/6670 Karar sayılı kararı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verildiği ve Yerel Mahkeme kararının kesinleştiği anlaşılmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerleDavacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.