T.C. İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, hizmet sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağına itirazın iptali davasında mali bilirkişi incelemesi.
Özet: Davacı şirketin, davalıya verilen taşıma hizmetine istinaden kesilen faturanın ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesiyle duran takibin devamını talep ettiği itirazın iptali davasında, davalının borcu reddetmesi ve takipte dayanak belgenin olmadığını iddia etmesi üzerine, mahkeme uyuşmazlığın davacının alacaklı olup olmadığı ve davalının itirazının haklılığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarını incelemek üzere dosyayı mali bilirkişiye tevdi etmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/964 Esas
KARAR NO: 2026/65
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/12/2024
KARAR TARİHİ: 22/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin bir kısım ilgili yerlere taşınması adına davacı şirketi ile anlaştığı, müvekkili şirketin zamanında ve eksiksiz olarak teslimat yaptığını, verilen hizmet karşılığı davalı şirkete fatura gönderildiğini ancak davalı şirketin faturayı ödememesi sonucunda ------ Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibinin başlatıldığını, davalı şirketin itirazı sonucunda takibin durduğunu, sonuç olarak; davalı şirketin----- Esas sayılı icra takibini yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin davamını, takip değeri tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, davaya konu edilen icra takibinde herhangi bir dayanak belge bulunmadığını, icra takibinde talep edilen faizin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın likit bir alacağının bulunmadığını, sonuç olarak; davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir ---- Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir------ esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 2.655,00 TL alacağın davalıdan tahili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Mahkememizce tensiple birlikte, dava/takip konusu icra dosyası dosyamız arasına alınmış, davacı tarafından taraflar arasında bulunan sözleşme, takip konusu faturalar ve ilgili kayıtların sunulması istenilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın,davacının taşıma hizmeti nedeniyle ----tarihli faturaya istinaden davalı taraftan herhangi bir alacağının bulunup bulunmadığı, davalı tarafça takibe yapılan itirazın haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmış aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek Dosyanın mali muhasip bilirkişiye tevdi ile, tarafların ---- yılına dair ticari defter ve kayıtları diğer kayıtlar üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davacının alacaklı olup olmadığı ve uyuşmazlık konularında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Temin edilen ---- tarihli bilirkişi raporunda;
"1 ) Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden:
Davacı şirketin ibraz ettiği ----- yılı ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbirini teyit ettiği görülmüştür. Davalı şirketin ibraz ettiği ----- yılları ticari defterlerinin, T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür.
2 ) Takip konusu Alacak Yönünden:
Davacı tarafından davalı adına yürütülen ---- defter kayıtlarına göre davacı tarafından davalı tarafa --- seri no.lu fatura ile ---- tutarlı satış yaptığı ve buna göre ---- takip taihi itibariyle davalından olan alacağının----- olduğu görülmüştür.Davacı tarafından davalı tarafa takibe konu olmayan 3 fatura ile --- tutarlı satış yaptığı, işbu fatura tutarların nakit olarak tahsil edildiği, eş değişle ---- tutarlı faturaların davalı borcuna kayıt edilmeyip kasa hesabıyla kapatılmış olduğu. Davalı defterlerinde davacı tarafa ait olan ---- Muavin defter kayıtlarına göre davalı tarafından davacı taraftan 3 fatura ile ---- tutarlı alış yaptığı, bu süreçte davacı tarafa 3 ayrı tarihte --- ödeme yapıldığı ve buna göre --- tarihi itibariyle davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığı, takibe konu olan---- tutarlı faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı görülmüştür.Takibe konu olan ---- tutarlı fatura muhteviyatının ------ plakalı araca ait navlun farkına ilişkin olduğu, dosya kapsamında faturanın davalı tarafa tebliğ edildiğine dair mevcut belge yada bilgi bulunmadığı" belirlemelerine yer verilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içerikleri birlikte değerlendirildiğinde, faturanın tek başına takibe esas fatura konusu mal/hizmetin verildiğini ispatlamayacağı, yalnız davacı yan ticari defter ve kayıtlarında yer alan davacının alacaklı olduğuna dair kaydın alacak iddiasını sabit kılmayacağı, yalnız davacı yan defter ve ilgili kayıtlarının esas alınabilmesi için 6100 sayılı Yasa’nın 222/3 hükmü doğrultusunda mali (defter) incelemesine davalı yanca iştirak edilmemiş olmasının lazım geldiği ancak davalı yanın inceleme iştirak ettiği ve kendi kayıtlarında takip konusu alacağa esas faturanın bulunmadığı anlaşıldığından davacının alacak iddiasını ispat edemediği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Sübut bulmayan davanın reddine,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 427,60 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-VEKALET ÜCRETİ
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 2.655,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-ARABULUCULUK ÜCRETİ
Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
5-YARGILAMA GİDERLERİ
a-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
b-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 22/01/2026