Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ödenen yazılım hizmet bedelinin entegrasyon ve aktif edilmemesi iddiasıyla iadesi talepli ticari alacak davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Davacı şirket, davalıdan satın aldığı muhasebe yazılım programları için yaptığı 52.740,00 TLlik ödemeye rağmen, davalının programların entegrasyonu, aktivasyonu, eğitimi ve teknik desteğini sağlamaması nedeniyle yazılımları hiç kullanamadığını, bu durumun haksız kazanca yol açtığını ve ihtarnameye rağmen ödeme yapılmadığını belirterek, ödenen bedelin temerrüt faiziyle birlikte iadesini talep etmiş; davalı taraf ise davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek taleplerin reddini savunmuştur.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA İHBAR OLUNAN :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/04/2025
KARAR TARİHİ : 15/01/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili, davalı firma ile yapılan görüşmeler sonucunda ... ve ... E- Defter isimli muhasebe yazılım programlarının satın alınması, ... programına entegrasyonu ve kullanımı konusunda anlaştığını, müvekkili bu anlaşma çerçevesinde davalı tarafa hizmet bedeli karşılığı olarak 30.11.2023 Tarihli ve Numaralı E- fatura ile kesilen Kdv dahil 52.740,00 TL ödeme yaptığını, her ne kadar müvekkili hizmet bedeli karşılığı olan ödemeyi yapmış ise de davalı taraf ilgili programın entegrasyonu ve aktif edilmesi konusunda herhangi bir işlem yapmadığını, bununla birlikte ilgili yazılım programının kullanılması için müvekkil şirkete eğitim ve destek verilmesi gerekirken davalı şirket tarafından müvekkilimize destek ve eğitim de verilmediğini, davalı şirket tarafından yapılması gereken entegrasyon ve aktivasyon işlemleri yapılmadığından müvekkil şirket tarafından bu programlar kullanılamadığını, müvekkili tarafından sorunların çözümü için davalı şirket ile görüşmeler yapılmış ve davalı şirket tarafından 01.12.2023 Tarihli ve Numaralı hizmet faturasının iadesi talep edildiği, akabinde müvekkilimiz tarafından iade faturası kesildiği, ancak davalı şirket 01.12.2023 Tarihli ve Numaralı hizmet faturasının iadesini talep etmiş ise de 30.11.2023 Tarihli ve Numaralı faturanın iadesi talep edilmemiş ve buna ilişkin bir işlem yapılmadığı, 01.12.2023 Tarihli ve Numaralı fatura ile 30.11.2023 Tarihli ve Numaralı fatura aynı satış işlemine ait olup her iki fatura da davalı şirket tarafından düzenlendiği, kaldı ki 01.12.2023 Tarihli ve Numaralı hizmet faturasının iadesinin davalı şirket tarafından talep ve kabul edilmiş olması 30.11.2023 Tarihli ve Numaralı fatura ile satın alınmış olan ... ve ... E- Defter isimli muhasebe yazılım programlarının da iade alınmasını gerektirdiği, çünkü her iki fatura da aynı satış işlemine ait olup ayrı değerlendirilmesinin tarafımızca kabulü mümkün olmadığı, müvekkili davalı şirketin kusurlu hizmeti nedeniyle hiç kullanmamış olduğu yazılım programına ciddi bir ödeme yaptığı, müvekkilimiz tarafından iş bu programların bedelleri ödenmiş ise de hiç bir şekilde hizmet alamamış ve programları kullanamadığı, iş bu durum Borçlar Hukuku anlamında haksız kazanç anlamına gelmekte olup bu durum müvekkil açısından ciddi anlamda mağduriyete yol açtığı, davalı taraf ile yapılan görüşmelerin sonuçsuz kalması ve söz konusu bedelin ödememesi nedeniyle ... 6. Noterliği 05.06.2024 Tarih, Yevmiye numaralı ihtarname gönderildiği, iş bu ihtarname ile davalı tarafa ödeme yapılması için süre verilmiş ise de davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmamış ve davalı temerrüte düştüğü, akabinde yine söz konusu bedelin ödenmesi için davalı hakkında ... 1. Genel İcra Dairesi 2024/... esas sayı ile icra takibi başlatılmış ancak davalının takibe itiraz etmesi nedeniyle takip durduğu, dava konusu alacaklarla ilgili, davalı tarafla Arabuluculuk görüşmeleri yapılmış ancak Arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle işbu davanın açılması zarureti hasıl olduğu, belirtmiş olduğumuz nedenlerle davanın kabulü ile 100 TL alacağın temerrüt tarihi itibariyle bankalarca uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile beraber davalıdan alınarak davacı müvekkile verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemeniz dosyasında davacı şirket tarafından açılan davayla; davacı tarafça satın alınan yazılım programlarının davalı müvekkil şirketin kusurlu hizmeti dolayısıyla hiç kullanılamamış olunduğu ve kullanılamayan bu programlara ciddi bedeller ödendiği iddia edilerek ödenen bedelin temerrüt tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile tazmini talep edildiği, ancak davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun tüm taleplerinin ve davanın reddi gerektiği, mahkemeniz dosyasına konu alacak; 30.11.2023 tarihinde taraflar arasında varılan anlaşma gereğince alınan hizmete dayandırıldığı, davacı tarafından talep edilen alacakların zamanaşımı ve hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı ortada olduğu, aradan geçen süre dikkate alındığında davacının talebi zamanaşımına uğramış olup, bu nedenle de esasa girilmeksizin davanın reddi gerektiği, davacı taraf, 30.11.2023 tarihinde satın almış olduğu programlara dair 05.06.2024 tarihinde keşide etmiş olduğu ihtarname ile ödeme talebinde bulunduğu, davacının, programların kullanılamadığı belirterek talepte bulunduğu süre programların alınmasının üzerinden yaklaşık 7 aylık süre geçtikten sonra gerçekleştirildiği, keşide edilen ihtarnameye kadar davacı tarafça müvekkilimize iletilen herhangi bir talep söz konusu olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacı tarafında satın alınan ürünler fikir ve sanat eseri olarak kabul edildiğinden ilgili mevzuat gereğince davacı tarafından yasal süresi içerisinde talepte bulunulmadığından ürünlerin iadesi mümkün olmadığı, bu nedenle de davanın esasına girilmeksizin davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesini, davacı şirket tarafından; "... ve ... E-defter" yazılım programlarının satın alınması konusunda söz konusu programların lisans sahibi olan ... Yazılım A. Ş.'ye müracaat edildiği, ilgili şirket tarafından kurulum ve diğer hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla davalı müvekkil şirkete yapılan yönlendirme neticesinde de müvekkilinin, davacı tarafa hizmet vermeye başlandığı, davalı müvekkil şirket; davacı tarafından satın alınan bu programların sadece kurulumu konusunda yetkili olup, ürünlerin satın alınması ve diğer programlarla entegrasyonu noktasında herhangi bir muhataplığı söz konusu olmadığı, gerek programların satın alınması gerekse de kullanılan diğer programlarla entegrasyonu hususunda sorumluluk davacı tarafa ait olduğu, davacı şirket ile müvekkil şirket arasında kurulan hizmet sözleşmesi sadece davacı tarafından ... Yazılım A.Ş.'den satın alınan programların kurulmasına ilişkin olduğu, dava dilekçesinde bahsedilen yazılım programları tamamen davacı şirketin bizzat başvurusu ile ... Yazılım A. Ş.'den satın alındığını, davacı şirket, "..." markasının bir bayisi konumunda olduğu, ... markası/şirketi tarafından halihazırda kullanılan ve müvekkilimiz şirketle hiçbir bağlantısı bulunmayan "..." programı yanında dava konusu programların da kullanılması için davacı şirketten talepte bulunduğu için davacı tarafından dava konusu programların satın alınma süreci başlatıldığı, bu doğrultuda da dava dışı ... Yazılım A.Ş.'ye müracaat edilerek "... ve ... E-defter" isimli programların satın alınma süreci başlatıldığı, ancak; ifade etmeye çalıştıkları üzere dava konusu programların satın alınma süreci tamamen ... Yazılım A.Ş. ile sürdürüldüğü, bununla birlikte ... bayisi olan davacı şirketin kullanmakta olduğu "..." programı ile davalı müvekkili şirketin hiçbir ilgisi bulunmadığı, ... şirketi tarafından ... ve dava konusu programlar arasında birlikte çalışma, uygulamalar arasında gerekli veri aktarımı ve entegrasyonların sağlanabilmesi zorululuğu davacı tarafından halledilmesi gereken bir durumu olduğu, davalı müvekkilin, "..." programının satın alınması ve kullanımına dair bir uzmanlığı olmadığı gibi bu konuda verilmiş bir taahhüdü de bulunmadığı, davacının "kusurlu hizmet" iddiası hukuki dayanaktan yoksun olduğu, defaatle açıklamış olduğumuz üzere; her ne kadar davacı şirketin bayisi olduğu ... markası satın alınan mezkur programların / uygulamaların çalıştırılması, uygulamalar arasında gerekli veri aktarımının, entegrasyonların ve aktivasyonların sağlanabilmesi için dava konusu programların satın alınarak kurulumunun yapılmasını istemiş ise de gereken alt yapı koşullarını sağlamayan, ... programının uygulayıcısı şirket ile görüşmeyerek sürecin ilerlemesine engel olan davacı taraf olduğu, davacı şirketin; "..." isimli programın dava konusu programlarla uyumunun sağlanması konusunda gerek ... Yazılım gerekse de diğer şirketlere başvurarak gerekli entegrasyonu sağlaması gerekmesine rağmen üzerine düşen edimi yerine getirmeyerek kusurlu davrandığı, "..." isimli program ile "..., ... E-defter" isimli programların arasındaki entegrasyonun sağlanması müvekkilimizin bilgisi ve yetkisi dahilinde olmadığı, söz konusu kurulumun müvekkilimiz şirketin uzmanlık alanı dışında olduğu defaatle belirtmiş olunmasına rağmen zamanında yapılmayan işlemler veri aktarımı, entegrasyon ve programların kullanılmasına dair sürece zarar verdiği, davacı şirket tarafından ... Yazılım A. Ş.'den satın alınmış olan bu programların, davacı şirketin sistemlerinde çalışmadığı iddiası müvekkilimiz şirketin sorumluluğunda olan bir durum olmadığı programların satın alınması sonrasındaki süreç tamamen davacı şirket tarafından yürütüldüğü, davacı şirketin kusurlu davranışları ve ihmalleri nedeniyle de süreç ilerletilemediği, müvekkilimiz; uygulamaların kurulumu aşamasında gerekli desteği ve hizmeti davacı tarafa vererek 30.11.2023 tarihli numaralı fatura düzenlendiği, bu durum, Türk Borçlar Kanunu gereğince geçerli bir sözleşmesel ilişki doğurduğu, ödeme yapılması ve fatura kabulü, ifa edilen hizmetin zımnen onaylandığını gösterdiği, zamanaşımı veya zımni kabul nedeniyle ayıba dayanma hakkı kaybedildiği, üstelik hizmet niteliğindeki yazılımlar sözleşmenin kurulmasından hemen sonra kurulumu yapılarak kullanıma hazır hale getirildiği, ancak; davalı müvekkil tarafından gereken destek verilmeye başlanmasına rağmen davacı tarafından programlar arası entegrasyon sağlanamadığından müvekkili daha ileri gidememiş, programın aktif kullanılmasını sağlayamadığı, bu durumun davacı tarafça sürekli ihmal edilmesi ve sürecin sıkıntya girmesi sonrasında müvekkili şirket basiretli bir tacir gibi davranarak kendisine ödenen bedelin iadesini sağladığı, ancak; program konusunda iade mümkün olamadığı, dava dilekçesinde bahsi geçen ve davalı müvekkil şirket tarafından düzenlenmiş olan iade faturası hizmete ilişkin olup, satın alınan yazılım programı ile hiçbir ilgisinin olmadığı, ayrıca davacı taraf; yazılımların kullanılamadığını ve "kusurlu hizmet" olduğunu iddia etmekteyse de bu hususa ilişkin dosyaya teknik bir rapor sunulmadığı gibi, yazılımın hangi işlevlerinin çalışmadığına dair delil de ibraz edilmediği, davacı tarafın; davalı müvekkilimizden hizmet aldığı, düzenlenen faturaları kabul ettiği ancak daha sonra üzerine düşen edimleri yerine getirmediği ortada olduğu, davacı tarafından ileri sürülen “hizmeti kullanamadık” iddiası soyut olup, somut belge ve teknik raporlarla desteklenmesi gerektiği, mahkememizce yapılacak olan yargılama aşamalarında dosyanın bilirkişiye tevdii ile inceleme yapılması gerektiği, Türk Medeni Kanunu 6. maddesine göre herkes iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğu, dayanaksız talep edilen hususlarda ilave bir tahkikata ve işleme gerek olmaksızın davanın reddi gerektiği, mahkemenizce yapılacak olan değerlendirmelerde yerleşik Yargıtay kararlarında belirtilen kıstaslara da dikkat edilmesi gerektiği, davalı müvekkilimizin iş bu davada taraf olması hatalı olduğundan davanın ihbarını talep ettiği, yazılım programlarının çalıştırılamaması hususu açıkça davacı şirketin kendi kusurundan kaynaklı bir durum olup, davacı şirketin kusuru nedeniyle programların faaliyete geçirilememesi durumunda dahi muhatapları davalı müvekkil şirket değil, program lisansına sahip olan ... Yazılım A. Ş. Olması gerektiği, bu sebeple dava konusu yazılım programlarının sahibi ... Yazılım A.Ş.'ye davanın ihbarını talep ettiklerini belirterek davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: ... 1. Genel İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı takip dosyası, fatura, ihtarname, ticari defter kayıtları, tanık beyanı, keşif, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; taraflar arasında "... ve ... E-defter" yazılım programlarının satın alınması, kurulumu ve entegrasyona yönelik anlaşmaya aykırılık iddiasından kaynaklı ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. Mahkememizce, dayanılan deliller toplandıktan sonra, dava dosyası, ibraz edilen deliller kapsamında, uyuşmazlığa konu yazılım programları üzerinde yerinde keşfen inceleme yapılmak, ayrıca taraflara ait ticari ilişki dönemini kapsayan ticari defter ve dayanağı kayıtlar incelenmek suretiyle rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda yapılan keşif sonrası 04/12/2025 tarihli raporun düzenlendiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; Taraflar arasında "... ve ... E-defter" yazılım programlarının kurulumuna ilişkin ticari ilişki bulunduğu uyuşmazlık konusu olmayıp, davacı taraf özetle, davalı ile yapılan görüşmeler sonucunda ... ve ... E- Defter isimli muhasebe yazılım programlarının satın alınması, ... programına entegrasyonu ve kullanımı konusunda anlaştığını, anlaşma çerçevesinde davalı tarafa hizmet bedeli karşılığı olarak 30.11.2023 Tarihli ve numaralı e- fatura ile kesilen kdv dahil 52.740,00 TL ödeme yapıldığını, ancak davalı taraf ilgili programın entegrasyonu ve aktif edilmesi konusunda herhangi bir işlem yapmadığını belirterek ödenen bedelin davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı taraf ise özetle, davacı şirket tarafından; "... ve ... E-defter" yazılım programlarının satın alınması konusunda söz konusu programların lisans sahibi olan ... Yazılım A. Ş.'ye müracaat edildiğini, ilgili şirket tarafından kurulum ve diğer hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla davalı müvekkil şirkete yapılan yönlendirme neticesinde de, davacı tarafa hizmet vermeye başlandığını, davalı şirketin davacı tarafından satın alınan bu programların sadece kurulumu konusunda yetkili olup, ürünlerin satın alınması ve diğer programlarla entegrasyonu noktasında herhangi bir muhataplığı söz konusu olmadığını, uygulamaların kurulumu aşamasında gerekli desteğin ve hizmetin davacı tarafa vererek 30.11.2023 tarihli numaralı fatura düzenlendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Taraf ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda; davalı şirket tarafından davacı şirkete 30.11.2023 tarih, numaralı, ... Ana Paket ve ... E-defter açıklamalı 52.740,00-TL bedelli fatura ile 01.12.2023 tarih, numaralı, danışmanlık bedeli ne ilişkin 30.000,00-TL fatura düzenlenmiş olup, söz konusu faturaların her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından davalı tarafa danışmanlık ve eğitim bedeline ilişkin 07.02.2024 tarih, numaralı, 30.000,00
-TL bedelli iade faturası düzenlenmiş olup, söz konusu faturanın her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı oluğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu davalı şirket tarafından davacı şirkete 01.12.2023 tarih, numaralı, ... Ana Paket ve ... E-defter açıklamalı 52.740,00-TL bedelli fatura bedeli ödenmiş olup, taraf ticari defterlerinde borç, alacak gözükmediği tespit edilmiştir. Dosya kapsamına göre, davalı tarafından uyuşmazlığa konu faturaya karşı süresinde bir itirazı bulunmayıp, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılacağı, ayrıca Mahkememizce yapılan keşif alınan bilirkişi raporuna göre de, yapılan incelemede, ... Programının 21.10.2023 tarihinden itibaren kurulu olup, çalışır vaziyette olduğu, ... programı ile entegrasyonun sağlanamamasının program işlevinin zorunlu bir unsuru olmadığı tespitedilmiştir.Her ne kadar yapılan incelemede ... ve ... programlarının birbirinden bağımsız şekilde çalıştıkları, aralarında veri alışverişi veya iletişim olmadığı-entegrasyon sağlanmadığı tespit edilmişse de, söz konusu veri alışverişinin temini ve entegrasyon sağlamak konususunda davalı şirketten hizmet alımı yapıldığının davacı tarafça yazılı delillerle ispat edilemediği, davalı tarafça uyuşmazlığa konu fatura içeriği hizmetin ifa edildiği anlaşılmakla, Mahkememizce sübut bulmayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 4.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Davalı tarafından yapılan 660,00-TL posta ve tebligat masrafına ilişkin yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde .... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/01/2026
Katip
E-imzalıdır
Hakim
E-imzalıdır