Baba-oğul ortak işletme geliriyle inşa edildiği iddia edilen taşınmaz üzerindeki muhdesat aidiyet tespiti talebinin hukuki yarar yokluğundan reddi kararının temyizde onanması.
Özet: Davacı tarafından, babasıyla ortak işlettiği işletmenin gelirleriyle arsasını ortak alıp yapımına yarı yarıya katkıda bulunduğu altı daireli bir binanın yarısının kendisine ait muhdesat olduğunun tespiti talebiyle açılan davanın, davalıların itirazları ve ortaklığın giderilmesi davasının derdest olması karşısında hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince reddedilmesinin ardından, davacının muhdesat iddialarının sadece parasal katkı olmadığını ve her bağımsız bölümün yarısına ilişkin muhdesat tespiti talebinde bulunma hakkının engellenemeyeceğini ileri sürerek yaptığı temyiz başvurusunun incelenerek, bölge adliye mahkemesinin usul ve yasaya uygun bulunan kararının onanmasıyla dava kesin olarak reddedilmiştir.
7. Hukuk Dairesi         2024/1344 E.  ,  2024/5917 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/784 E., 2023/1215 K.
DAVA TARİHİ : 18.02.2021
KARAR : Davanın hukuki yarar yokluğundan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Acıpayam 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/42 E., 2022/42 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, davalılar vekilince ise temyiz itirazlarının duruşmalı görülerek reddine karar verilmesi talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin tebligat giderleri yatırılmadığından ve duruşmalı talepte bulunanın herhangi bir temyiz itirazı bulunmadığından reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların murisinden kalan dava konusu 1 32... parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak davalılar ... ve ... tarafından ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, davacının lise çağları bittiğinde, babasının okulu bırakmasını ve gelip kendisine yardımcı olmasını istediğini, davacının eğitim hayatını bırakarak babası ile çalıştığını, davacı ile babasının yarı yarıya ortaklık yaptıklarını, işletmenin gelirinden dava konusu taşınmazın arsa bedelini ödeyerek taşınmazı satın aldıklarını, arsanın üzerine yapılan binanın yarı bedelinin davacı tarafından ödendiğini, binanın yarısının davacıya ait olduğunu ileri sürerek ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 32... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 6 daireli binanın yarısının davacı tarafından yaptırıldığının tespitine karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacının açtığı davanın haksız ve yersiz olduğunu, gerek iddiaların haksız ve isabetsizliği yönünden gerekse taleplerin niteliği karşısında, dinlenme kabiliyeti olmayan davanın reddinin gerektiğini, muhdesat iddiasının ispatı için, muhdesatın bizatihi iddia eden tarafından, kendi geliriyle, kendi adına ve hesabına yaptırıldığının ortaya konulması gerektiğini, murisin ölümünden bu yana muhdesat iddiasına konu binada mirasçıların gerek bizatihi kullanım gerekse kiraya verme şeklinde fiilî tasarrufunun devam ettiğini ve herhangi bir niza yaşanmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararını süresi içinde davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Yargılama aşamasında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesi gereği talep sonuçlarının açıklanıp hangi daireler hakkında muhdesat iddialarının olduğunun açıklanması istenilmişse de yargılama aşamasının en başından beri ifade ettikleri üzere davacı ile davacının babasının yarı yarıya ortaklık yaptıkları işletmenin gelirinden bu davaya konu binanın arsasını, bedelini ödeyerek taşınmazı satın aldıklarını ve bu taşınmazın üzerine yine ortak işletme gelirinden yarı yarıya bina yapıldığını,
b. Binanın bütün halinde ortak yapıldığı için 1, 2 ve 3 numaralı dairelerin davacı tarafından yapıldığını somutlaştırmak mümkün olmadığından, her dairenin yarısı yönünden muhdesat iddialarının olduğunun belirtildiğini, iddialarının kesinlikle sadece parasal katkı olmadığını, her bir bağımsız bölümün yarısı yönünden muhdesat iddiası yönünden talepte bulunmayı engeller bir hukuki düzenlemenin söz konusu olmadığını ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.