Ortaklığın giderilmesi davasına konu parseller üzerindeki zeytin, nar ağaçları ve seranın davacıya aidiyetinin tespiti isteminin temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, paydaş olduğu taşınmazlar üzerindeki ağaç ve sera gibi muhdesatların kendisine aidiyetinin tespiti istemiyle dava açmış; dava süreci ilk olarak davanın açılmamış sayılmasıyla sonuçlanmış, ancak istinaf mahkemesinin usuli eksiklik tespitiyle yeniden görülmüştür; ikinci yargılama sonucunda ilk derece mahkemesi seranın davacıya ait olduğuna, ağaçların ise murise ait olduğuna hükmetmiş, bu kararı istinaf yoluyla inceleyen bölge adliye mahkemesi ise muhdesatların yasal anlamda yapı niteliğinde olmadığı ve sökülüp götürülebilir nitelikte olduğu gerekçesiyle davayı tamamen reddetmiştir; davacı vekili ise bilirkişi raporundaki hataları, ağaçların müvekkili tarafından dikildiğini ve seranın muhdesat niteliğini ileri sürerek istinaf kararının bozulması için temyiz başvurusunda bulunmuştur.
7. Hukuk Dairesi         2024/1343 E.  ,  2024/6001 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/186 E., 2023/1224 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/39 E., 2021/392 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin paydaş olduğu dava konusu 1 29... parsel ile 1 69... parsel sayılı taşınmazlar hakkında ortaklığın giderilmesi davasının görüldüğünü, adı geçen taşınmazlar üzerinde müvekkiline ait bir takım muhdesatların bulunduğunu ileri sürerek bu taşınmazlar üzerindeki muhdesatların müvekkiline ait olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, davanın açılmasında hukuki yararın bulunmadığını ve davacının iddialarının yersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.09.2019 tarihli ve 2018/479 Esas, 2019/451 Karar sayılı kararıyla; "...davacı tarafça dava takip edilmediğinden dosyanın 16.05.2019 tarihinde işlemden kaldırıldığı ve üç aylık yenileme süresinde de yenileme talebinde bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 27.11.2020 tarih ve 2020/760 Esas, 2020/761 Karar sayılı kararıyla; "...davacı vekilinin 19.08.2019 tarihli dilekçe ile davacının vekilliğinden çekildiği, vekillikten çekilme dilekçesinin davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, dosya yenilenmediğinden bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, dosyanın işlemden kaldırıldığı duruşmada davacı vekilinin vekillikten çekildiğine dair bir beyanı veya dilekçesi olmadığı gibi daha sonra verilen dilekçenin de davacı asile usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, bu nedenlerle dosyanın işlemden kaldırılması ve üç aylık süre içinde yenilenmediği..." gerekçesiyle istinaf başvurusunu kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2.Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ve 2021/39 Esas, 2021/392 Karar sayılı kararıyla;"...dinlenen tanık beyanları ile 1 29... parsel sayılı taşınmaz üzerinde muhdesat mahiyetindeki zeytin ve nar ağaçlarının davacının yaşı nazara alındığında muris...tarafından oluşturulduğu, bu muhdesatlar yönünden davanın reddinin gerektiği, 1 69... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki seranın 2008 yılından sonraki bir zamanda yapıldığı, 2008 tarihli uydu görüntüsünde seranın mevcut olmadığı, murisin 2006 yılında vefat ettiği..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile "..... ili, .... ilçesi, ..... mahallesi 1 69... parsel üzerindeki yanları cam üstü plastik örtülü, kenar betonları atılı, 42 15... taban alana oturan muhdesat niteliğindeki seraların davacıya aidiyetinin tespitine; .... ili .... ilçesi ..... mahallesi 1 29... parsel üzerindeki nar ve zeytin ağaçlarının davacıya aidiyeti talebinin reddine" karar verilmiştir.
3.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 03.11.2023 tarihli ve 2023/186 Esas, 2023/1224 Karar sayılı kararıyla; "...1 29... parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan ve mülkiyetinin davacıya ait olduğu belirtilen seraların yasada tanımı yapılan yapı niteliğinde bulunmadığı, yasa hükmü karşısında yapı sayılmayıp sabit olmayan ve sökülüp götürülebilen aşınır yapılardan olduğu..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine; davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile hükmün kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili;
1.Dosya içinde yer alan bilirkişi raporunda dava konusu her iki parsel üzerinde bulunan nar ve zeytin ağaçlarının yaşları konusunda hatalı bir değerlendirmenin yapıldığını,
2. Ağaçların müvekkili tarafından dikildiğini,
3. 1 29... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki muhdesatların müvekkiline ait olduğunu,
4. Seranın açıkça muhdesat niteliğinde olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 madde hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.