Yargıtay, MKEdeki çıraklık döneminde fiilen üretime katılmasına rağmen mesleki eğitimden bağımsız salt üretim kanıtlanamayan davacının uzun vadeli sigorta tespiti talebini reddeden kararı onadı.
Özet: Davacı, 08.10.1987-14.10.1988 tarihleri arasındaki çıraklık döneminde fiilen üretime katılarak bir işçi gibi çalıştığını iddia ederek bu sürenin uzun vadeli sigorta kolları kapsamında hizmet tespiti talebinde bulunmuştur. Davalı işveren, çıraklık sözleşmesine ve yasal mevzuata uygun çıraklık eğitimi verildiğini, feri müdahil ise hak düşürücü sürenin geçtiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, davacının çıraklık sürecindeki çalışmasının sadece üretime yönelik olduğunu belirleyemediği ve kısa vadeli sigorta bildirimlerinin uzun vadeliye dönüştürülemeyeceği gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Temyiz incelemesinde, davacının iddialarına ve tanık beyanlarına rağmen, bölge adliye mahkemesinin kararının usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilerek onanmış, böylece çıraklık dönemine ilişkin hizmet tespiti talebi nihai olarak reddedilmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2315 E., 2025/1228 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş MahkemesiSAYISI : 2021/134 E., 2023/256 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının Çırak Okulu sınavlarında başarı göstererek, 08.10.1987 tarihinde ... Atölyesine ait ... sicil numaralı iş yerinde işe başladığını, her ne kadar çıraklık eğitimi alıp çırak olarak çalışmış olarak gösterilse de, tıpkı Kurumda çalışan diğer işçiler gibi üretime katıldığını, bizzat onlarla aynı işi gerçekleştirerek imalatta bulunduğunu belirterek davacının davalı idare nezdinde 08.10.1987- 14.10.1988 tarihleri arasındaki bilfiil hizmetinin tespitini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı MKE vekili cevap dilekçesinde; davacının velisi ile imzalanan Çıraklık Sözleşmesi'nin üzerinden 30 yıl geçtikten sonra sözleşmenin inkar edilmesinin temel hukuk kurallarına aykırı olduğu, davalı idareye ait Çıraklık Okulu'nun 1986 yılında, 3308 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi ile kapandığını, davacının 3308 sayılı Kanun'un 10. maddesinde aranan çırak olabilme koşullarını taşıdığından ... Çıraklık Eğitim Merkezi tarafından çıraklık eğitimine kabul edilerek, torna tesviye bölümü için 3 yıllık, elektrik bölümü için 4 yıllık çıraklık eğitimi sonrasında çıraklık diploması almaya hak kazandığını, belirtilen dönemde çırak olduğunu, silah fabrikasının ağır ve tehlikeli bir iş yeri olup, çırağın böylesi işlerde çalışmasının mümkün bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, öncelikle iddia edilen hizmete ilişkin belgelerin işveren tarafından verilmediğinin ya da çalışıldığının Kurumca tespit edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı ... Fabrikasında (çıraklık sözleşmesi kapsamında geçen) çalışmanın, meslek ve sanat öğrenimi durumu bulunmadan (sadece) üretime yönelik olduğunun kabulü, dosya kapsamında yer verilen bilgi ve belgeler ile belirlenemediği, bu dönem yönünden kısa vadeli sigorta kolları kapsamında yapılan bildirimlerin uzun vadeli sigorta kolları kapsamında bulunduğuna karar verilemeyeceği değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı uyuşmazlık konusu tarihler arasında her ne kadar çırak olarak gözükse de ve hayatın olağan akışına aykırı bulunsa da tıpkı bir işçi gibi üretime bilfiil katıldığını, bu durumun dinlenilen davacı tanıklarının beyanları ile doğrulandığını, benzer konuda verilen kabul kararının Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Başkanlığınca onandığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 08.10.1987-14.10.1988 tarihleri arasında davalı iş yerinde geçen çalışmalarının uzun vadeli sigorta kollarına tabi çalışma olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.