Bağ-Kur yaşlılık aylığının durdurulması kararına itirazda, sigortalılık başlangıcı ve oda kaydının geçerliliği üzerine ceza yargılamasındaki sahtecilik iddiaları ile kurum işleminin iptali davası.
Özet: Davacı, esnaf odası kaydına istinaden bağlanan yaşlılık aylığının, davalı kurum tarafından kaydın sahte olduğu ve diğer hizmet sürelerinin de emeklilik için yetersiz olduğu gerekçesiyle durdurulması üzerine, kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığının devamını talep etmiş; ilk derece mahkemesi ve istinaf, davacının lehine karar vererek aylığın yeniden bağlanmasına hükmederken, davalı kurum ceza yargılamasındaki düşme kararının sahtecilik bulunmadığı anlamına gelmediğini ve kendi müfettiş raporlarının göz ardı edildiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/6550 E.  ,  2025/15381 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1179 E., 2024/2823 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/14 E., 2024/95 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin ... , ... Odasındaki kaydına istinaden 10.12.1988 tarihi itibariyle 1479 sayılı Kanun (Esnaf Bağ-Kur) kapsamında sigortalılığının başlatıldığını, bu kayıT üzerinden koşulları sağlaması sebebiyle 18.01.2005 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığını, davalı Kurumun, 12.10.2011 tarihli rapor ile müvekkilinin bahsi geçen odadaki kaydının geçersiz olduğunun tespit edildiği, ayrıca müvekkilinin 25.10.1991-08.11.1993 tarihleri arasındaki vergi ve 25.10.1991-01.06.1996 tarihleri arasındaki ... Şoförler Odası kaydına istinaden geçen sürenin eklenmesiyle de yaşlılık aylığı bağlanması için gereken 15 yıllık sürenin sağlanmadığı gerekçeleriyle müvekkiline bağlanan yaşlılık aylığının durdurulmasına karar verildiğini, müvekkilinin oda kaydının geçerli olduğunu, ayrıca primlerini de ödediğini, bu sebeplerle Kurum işleminin doğru olmadığını belirterek; müvekkilinin 1479 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetlerinin iptali ile yaşlılık aylığının durdurulmasına ilişkin Kurum işleminin iptaline, ödenmeyen yaşlılık aylıklarının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının bilgisi dışında ... noter onay tarihli defterde 105 sıra numarası ile kaydının yapıldığını, odada yapılan denetimde söz konusu kaydın gösterildiğini, tutanak düzenlenmesinden sonra bu kayıtların anılan defterden sayfa kopartılmak suretiyle yok edildiğini, ayrıca oda defterinde aktarma yapılması sonucunda söz konusu kaydın aktarma defterine geçilmediğini, davacı hakkındaki bu sahte kayda istinaden 14.12.20 04... .12.2004 tarihli sigortalılık belgeleri düzenlenerek davacının 10.12.1988 tarihinde başlayan ve devam eden üyelik kaydı varmış gibi Kuruma bildirimde bulunulduğu, her iki belgenin oda başkanı Sebahattin Bingöl tarafından imzalandığını, yine söz konusu iki belgede oda yönetim kurulu üyesi ... ...'ın soyismi "..." olarak yazıldığı ve onun yerine imza atıldığını, bu şekilde davacının sigortalılık başlangıcının 10.12.1988 tarihine çekildiğini ve 10.12.1988-18.01.2005 tarihleri arasında kesintisiz hizmet süresi kazandırıldığını, bu işlemlerde Kurum çalışanlarının da işbirliği içinde hareket ettiklerini, müvekkili Kurum müfettişleri tarafından oda kayıtları üzerinde yapılan incelemeler sonucunda düzenlenen 12.10.2011 tarihli raporla, davacının adı geçen oda kaydının geçersiz olduğunun tespit edildiğini, davacının 25.10.1991-08.11.1993 tarihleri arasındaki vergi ve 25.10.1991-01.06.1996 tarihleri arasındaki ... Şoförler Odası kaydına istinaden yapılan sigortalılık tescilindeki gün sayısının da 5 yıl 7 ay 29 gün olup 1479 sayılı Kanun'da aranılan 15 yıl hizmet süresini karşılamadığını, bu sebeple davacının yaşlılık aylığının durdurulduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davalı Kurumun 16.01.2012 tarih ve 967925 sayılı işleminin iptaline, davacıya 01.02.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, yersiz ödemeler nedeniyle davacıya Aralık/2011 ve Eylül/2013 dönemleri arasında dava konusu borç nedeniyle mahsup edilmek suretiyle ödenmeyen toplam 17.784,04 TL'nin her bir aylığın ödenmesi gereken tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; ceza yargılamasında "sahtecilik" suçundan "düşme" kararı verildiğini, dolayısıyla ceza mahkemesince oda kaydında sahtelik olmadığına ilişkin bir tespit yapılamadığını, müvekkili Kurum müfettişi tarafından yapılan incelemede ise oda kaydının sahte olduğunun tespit edildiğini, ayrıca daha sonra düzenlenen 12.06.2013 tarih, ... sayılı raporun da dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.