Yargıtay bozma kararı sonrası ilk derece mahkemesince tarım Bağ-Kur sigortalılığı tespiti davasında, davacının 25.02.2014-25.02.2021 arasındaki döneme ilişkin prim tevkifatlarına dayalı talebinin kısmen kabulüne dair temyiz incelemesi.
Özet: Bir tarım Bağ-Kur sigortalılığı tespit davasında, davacının kasım 2011de muafiyet dilekçesiyle sigortalılığını sonlandırmasına rağmen tarımsal faaliyetlerine devam ettiği iddiasıyla açtığı dava sürecinde, ilk derece mahkemesi başlangıçta davayı reddetse de, temyiz incelemesinde prim tevkifatları gerekçe gösterilerek bozulan karar sonrası, yeniden yapılan yargılamada davacının 25.02.2014-25.02.2021 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğuna kısmen hükmedilmiş olup, davalı kurum bu kısmi kabul kararını yeniden temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/348 E., 2025/115 K.Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sürelerinin tespitine ilişkin tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Mahkeme kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 30.06.2006 tarihinde tarım faaliyetlerine başladığı ve davalı ... Kurumuna başvurarak Tarım Bağ-Kur sigortalılığını başlatmış olduğunu, müvekkilinin Kasım 2011 tarihine kadar düzenli olarak ödemelerine devam ettiğini ancak bu dönemden sonra işlerinin bozulması ve gelirinin azalması nedeniyle davalı Kuruma, sigortalılık primi ödememek amacıyla muafiyet dilekçesi vererek Tarım Bağ-Kur sigortalılığını sonlandırdığını, müvekkilinin her ne kadar Kasım 2011 döneminde muafiyet dilekçesi vererek sigortalılığını sonlandırıldığını ise de tarımsal faaliyetlerine devam ettiğini, sadece maddi gücü bulunmadığından sigorta primlerini yatırmadığını, müvekkilinin tarımsal faaliyetlerine devam ederek emeklilik için çalışması gereken süreyi doldurduğunu ve emekli olma hakkını elde ettiğini, müvekkilinin yaşı ve çalışma süresi gereği emekli olmak için davalı Kurumdan primlerin yatırılması karşılığında emekliliğini talep ettiğini ancak davalı Kurumun primlerin yatırılmadığı gerekçesiyle başvuruyu reddetmiş olduğunu, tüm bu açıklanan nedenlerle davalarının kabulü ile müvekkilinin Kasım 2011 tarihinden itibaren Bağ-Kur zorunlu tarım sigortalısı olduğunun tespitine, yargılama giderleriyle avukatlık vekalet ücretinin davalı Kuruma yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili, müvekkili bulunduğu Kurum aleyhine açılmış olan davanın davacının Kasım 2011 tarihinden itibaren zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ilişkin davanın haksız ve yersiz olduğunu reddi gerekmekte olduğunu, reddi gerektiğini, 7...9 Bağ-Kur sicil numaralı davacının dosyasın da kendisinin ... Kooperatifine vermiş olduğu üründen dolayı tevkifata istinaden 01.10.2006 tarihinde başlatılan sigortalılığı ... Ziraat Odası tarafından düzenlenen muafiyet belgesine istinaden 03.11.2011 tarihinde sonlandırılmış olduğunu, 18.06.2021 tarihli muafiyet kalktı belgesine istinaden yeniden başlatıldığını, tevkifata istinaden sigortalılığın başlangıcı ve bildirimi Kurumumuzun 2013/11 sayılı Genelgesi ile düzenlemiş olduğunu ve 01.10.2008 ve sonraki tarihlerde tevkifat kesintilerine istinaden hatalı yapılan tescil işlemlerinin ziraat odası kaydı olmayanların iptal edildiğini, ziraat odası kaydı devam edenlerin ise sigortalılığın devamı yönünde güncelleme yapıldığını, ancak davacının oda kaydı olup da süresinde müracaat etmediği tespit edilmiş olduğunu, geriye dönük oda kaydına istinaden tescil işlemi yapılamadığını, müvekkili Kurumca yapılan işlem ilgili mevzuat ve usule uygun olarak yapıldığını, tüm bu açıklanan nedenlerle haksız ve yersiz açılan davanın reddini, yargılama masrafı ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi 13.01.2023 tarih, 2021/397 E.ve 2023/18 K. sayılı kararında; "davanın reddine" karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2023/3298 E. ve 2023/3432 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Bölge Adliye Mahkemesinin12.12.2023 tarihli ve 2023/3298 E. ve 2023/3432 K. sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 25.03.2024 tarihli ve 2024/1999 E. ve 2024/3163 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur: "... Dava Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasıdır. Dava konusu dönemde 25.02.2014 tarihinde davacının prim ödemesinin bulunduğu, 25.02.2021 tarihinde yine prim tevkifatının bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmakla bu tevkifatlara dayanılarak sigortalılık tespiti yapılması gerekirken hatalı değerlendirmeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. " Bozma ilamı üzerine İlk Derece Mahkemesi 06.05.2025 tarih, 2024/348 E. ve 2025/115 K. sayılı ilamı ile "Davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulü ile1-Davacının 25.02.2014-25.02.2021 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, " karar verilmiştir. VI.TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; tevkifatların Kurum hesabına intikal etmemesi nedeni ile davacının talebinin reddi gerektiğini, tanık beyanlarına dayanılarak karar verilemeyeceğini beyanla kararın bozulmasını talep etmektedirB. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, Kasım 2011 tarihinden itibaren Bağ-Kur zorunlu tarım sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.1.Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen kararın, bozmaya uygun olduğu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştirVII. KARARAçıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.