Taşkın yapı nedeniyle taşınmaza el atmanın önlenmesi, kal, ecrimisil ve temliken tescil davalarında Yargıtayın iyi niyet ve hakkaniyet denetimi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacıların taşınmazlarına davalı tarafından yapılan tecavüzün önlenmesi, yapıların kaldırılması ve ecrimisil talepleriyle açtığı asıl dava ile davalının taşan yapıları için temliken tescil istemiyle açtığı karşı davaya ilişkin olup; ilk derece ve istinaf mahkemelerinin asıl davayı kısmen kabul, kısmen ret, karşı davayı ise temliken tescil koşulları oluşmadığı gerekçesiyle reddeden kararları sonrası, davalının binaların eski olduğunu, kendisinin iyi niyetli, davacıların kötü niyetli olduğunu, ecrimisilin yanlış hesaplandığını ve binaların taşınmazlardan daha değerli olduğunu savunarak kararı temyiz ettiği uyuşmazlığı incelemektedir.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1834 E., 2023/2246 K.KARAR : Asıl davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, karşı davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Kulu 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/169 E., 2023/269 K.Taraflar arasındaki asıl davada el atmanın önlenmesi, kal, ecrimisil, karşı davada temliken tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların ... ili, ... ilçesi, .... Mahallesi 5 80... , 1 36... parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, davalının ise aynı yer 1 35... parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, mülkiyeti davacılara ait olan 1 34... parsellerin bir kısmına davacıların iradesi ve isteği dışında davalı tarafından yapı yapmak ve kullanmak suretiyle, 1 36... parsele yine kanalizasyon akıtmak, çöp atmak ve yol olarak kullanmak suretiyle tecavüz edildiğini, ileri sürerek davalının dava konusu taşınmaza vaki el atmasının önlenilmesine, tecavüzlü taşınmazlar üzerindeki yapıların kâl'ine, taşınmazların tahliyesine, müvekkillerine teslimine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere dava tarihinden itibaren geriye doğru son beş yıl için aylık 200,00 TL’nin ecrimisil bedeli olarak davalıdan tahsili ile müvekkilerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıya ait 2 adet binanın komşu parsellere taşkın nitelikte olması gerekçesi ile yıkımına karar verilmesinin davalının hem ticari hayatına büyük bir darbe vuracağını, bina bedellerinin arazi bedelinden fazla olduğunu, davalıya ait 2 binanın taşkın niteliğinde olan kısımları için 134 parselin tamamı ile 165 parselin ilgili kısımlarının tapu kaydının iptali ve davalı adına tescili yönünde karar verilmesi gerektiği, asıl davanın reddine ve karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davalı tarafından davacılara ait 134 parsel ve 165 parsel sayılı taşınmazlara davalının elattığının sabit olduğu, davalının dava konusu taşınmazlara çöp atmak, kanalizasyon akıtmak, yol olarak kullanmak şeklinde elatması olduğunun ispat edilemediği, davacıların elatma nedeniyle ecrimisil talep edebileceği" gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, karşı dava açısından ise "temliken tescil koşullarının oluşmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "karşı davanın reddi, asıl davanın kısmen kabulü kısmen reddi kararında isabetsizlik olmadığı" gerekçesiyle davalı-karşı davanını istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı-karşı davalı vekilinin vekalet ücreti yönünden "İlk Derece Mahkemesince hesaplanan vekalet ücretinin yanlış olması" gerekçesiyle davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, asıl davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı-karşı davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; davalı-karşı davacının binaları 20 yıldan uzun süre önce inşa ettiğini, kimsenin itiraz etmediğini, davalı-karşı davacının taşkınlıktan yakın zamanda aktif hale gelen tapu sorgulama hizmeti ile haberdar olduğunu, davacıların kötüniyetli olduğunu, davalı-karşı davacının kötüniyetli olmadığını, ecrimisile hükmedilemeyeceğini, davacıların taşınmaza 05.08.2016 tarihinde malik olduklarını, ecrimisile bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerektiğini, binaların taşınmazlardan daha değerli olduğunu, temliken tescil için depo edilen bedelin iadesi yönünden hüküm kurulmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, asıl davada el atmanın önlenmesi, kâl, ecrimisil; karşı davada temliken tescil istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.