Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, temyiz aşamasındaki adli yardım talebinin reddi kararının hukuka uygun olduğunu belirterek, davacının itirazını reddetmiştir.
Özet: Bir davacının temyiz yolu başvuru giderlerini karşılamakta zorlandığı iddiasıyla yaptığı adli yardım talebi, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin bu giderleri ödeyemeyeceğine dair yeterli kanaat oluşmadığı gerekçesiyle reddedilmiş; bu red kararına yapılan itirazın incelenmesi sonucunda, sosyal hukuk devletinin gereği olarak ekonomik yetersizlik durumunda yargılama giderlerinden muafiyet sağlayan adli yardımın temel şartı olan ödeme gücünden yoksunluk koşulunun sağlanmadığı tespitiyle, talebin reddine ilişkin kararın yasaya uygun olduğu değerlendirilerek davacının itirazları yerinde görülmemiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/18229 E.  ,  2025/16633 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/866 E., 2025/431 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/84 E., 2023/44 K.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 06.03.2025 tarih ve 2024/866 E., 2025/431 K. sayılı kararının davacı vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edildiği, Yargıtay 9. Hukuk Dairesince yapılan değerlendirmede "...adli yardım talebinde bulunan tarafın, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu yönünde kanaat oluşmadığından..." gerekçesiyle adli yardım talebinin reddine karar verildiği, kararın itirazen incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine dosyanın HMK’nun 337. maddesi uyarınca Dairemize gönderildiği anlaşılmış olup, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sosyal hukuk devletinin bir gereği olarak kabul edilmiş olan adli yardım, ekonomik bakımdan yetersiz olan kimselere, yargı organları önünde haklarını arayabilmeleri veya savunma yapabilmeleri için parasal kolaylıklar sağlanması anlamına gelir. Bu anlamdaki kolaylıklar yargılama giderlerinden muafiyet ve ücretsiz hukuki yardım sağlanması yoluyla gerçekleştirilebilir (Pekcanıtez H./ Özekes M./ Akkan M./ Taş Korkmaz H.: Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukuku, Cilt III, İstanbul 2017, s. 2410-2411).
Adli yardım 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre adli yardımın şartları “ödeme gücünden yoksun olma” ve “talebin açıkça dayanaktan yoksun olmaması”dır. Adli yardım isteğinde bulunan kimsenin, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olması gerekir (m. 334/1).
Adli yardım talebinde bulunan kimsenin yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi gerekir (m. 336/2). Adli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı bu belgeler incelenerek belirlenecektir.
Somut olayda adli yardım talebine ilişkin temyiz dilekçesi ve içeriği dikkate alındığında; adli yardım talebinde bulunan tarafın, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu yönünde kanaat oluşmamıştır.
Açıklanan nedenle Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin adli yardım talebinin reddine ilişkin kararı yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin yerinde bulunmayan itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen itirazlarının HMK’nun 337/2. maddesi gereğince REDDİNE,
03.12.2025 gününde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.