Müşterek fındık bahçeleri üzerindeki paydaşlar arası fiili taksim iddiasıyla açılan el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının Yargıtay temyiz incelemesi.
Özet: Müşterek paydaşlar arasındaki fındık bahçesi vasfındaki taşınmazlarda, davacı tarafın kullanıma elverişli alan bırakılmadığı ve fiili taksimin mevcut olmadığı iddiasıyla açtığı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davası, ilk derece mahkemesi ve istinafça, davalıların taşınmazları ihya ettiği, fiili kullanım biçiminin oluştuğu ve davacının sorununu taksim davasıyla çözebileceği gerekçeleriyle reddedilmiş olup, davacı vekili eksik inceleme, usul ve yasaya aykırılık iddialarıyla kararı temyiz etmiştir.
7. Hukuk Dairesi         2023/1754 E.  ,  2024/5965 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/13 E., 2023/208 K.
DAVA TARİHİ : 12.08.2020
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/380 E., 2022/440 K.
Taraflar arasındaki paydaşlar arası el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Av. ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların müşterek şekilde paydaş olduğu dava konusu 633, 634, 10 01... parsel sayılı taşınmazın davalılar tarafından haksız şekilde tasarruf edildiğini, intifadan men şartının sağlandığını, taraflar arasında taksim sözleşmesi bulunmadığını ve davalıların vekil edenine fındık bahçelerinin en ücra ve ekilmeyen alanlarını gösterdiklerini belirterek el atmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılardan ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların babalarının sağlığında dört çocuğa bölündüğünü, herkesin kendi kullanımına düşen boş arazileri fındık bahçesi yaptığını, davacıya kalan kısımların boş vaziyette olduğunu, bu alanların davacı veya murisi tarafından ihya edilmediğini, taşınmazların tamamının işgal edilmediğini ve davacının payına müdahale edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle;
a. Davacının talep edilen döneme ilişkin dava konusu taşınmazlardan yararlanmak istediğine ve davalıların da davalıya kullandırmadığına ilişkin hiçbir bilgi bulunmadığı,
b. Taşınmazların bakım ve imarının davacılar tarafından yapılarak fındık bahçesi haline getirildiği,
c. Tarafların taşınmazları kendi aralarında böldükleri,
d. Davacının kayınvalidesi ve davaya konu taşınmazlardaki hisselerini satın aldığı ... .....’ye de yer bırakıldığı ancak bu kısmın daha sonradan bakımsızlıktan orman olduğu,
e. Taraflar arasındaki fiili kullanma biçiminin yıllardır aynı şekilde sürdüğü,
f. Dava konusu taşınmazlarda davacının çekişmesiz olarak kullanabileceği yerlerin bulunduğu, payına karşılık çekişmesiz olarak kullanabileceği bir kısım yer var ise açacağı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının dinlenme olanağı bulunmadığı ve davacının sorununu, taksim veya ortaklığın giderilmesi davası açarak çözebileceği gerekçesiyle el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Mahkeme kararının usul ve yasalara aykırı olduğunu,
b. Eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini,
c. Dava konusu taşınmazlara yönelik fiili kullanım biçimi oluşmadığı gibi taksimin de söz konusu olmadığını,
d. Davacının dışarıda bırakılarak dava konusu taşınmazların kullanıldığını, tarım elverişli alanların davacıların tarafından kendilerine ayrıldığını ve davacıya hiçbir şekilde kullanıma elverişli alan bırakılmadığını,
e. Davalıların kullanımı dışında kalan yerlerin tarıma elverişli olmadığını,
f. Vekil edenin kullanımında olan bir kısmın bulunmadığını,
g. Davalıların işgal ve yararlanma yapmadan önce taksim işlemlerini yapması gerektiğini,
h. Bilirkişi raporunda bile ecrimisil alacağının hesaplandığını,
i. Davacı ile davalılar arasında herhangi bir kullanım anlaşmasının yapılmadığını,
ı. Taleple bağlılık ve taraflarca getirilme ilkesine aykırı hareket edildiğini,
j. Taraflarca ileri sürülmeyen tanıkların İlk Derece Mahkemesince re'sen seçilerek ve mahalli bilirkişi sıfatıyla dinlendiğini,
k. Davalılarca dava konusu yerlerin ihyasına ilişkin takas ve mahsup talebinin bulunmadığını,
l. Fındık bahçelerinin davalılar tarafından meydana getirilmediğini ve bu hususta delil ibraz edilmediğini,
m. Bölge Adliye Mahkemesi kararının hiçbir maddi gerçeği dayanmadığı ve ret sebebinin anlaşılır olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, paydaşlar arası el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, davacının payına karşılık kullanabileceği kısımların bulunduğunun anlaşılmasına, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.