Yargıtay, 65 yıl önce konulan ve satış istenmediği için hukuki değerini yitiren haciz şerhinin terkinini onayarak mülkiyet hakkı ihlalini gidermiştir.
Özet: Davacılar, 1955 yılında taşınmazları üzerine konulan ve paydaş olmayan kişilere ait, 65 yıldır satış istenmeyen, icra dosyası imha edilmiş haciz şerhinin kaldırılması için dava açmış, ilk derece mahkemesi haciz işleminin geçerliliğini yitirdiği ve mülkiyet hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle davayı kabul etmiş, istinaf mahkemesi bu kararı onamış, davalı vekilinin temyiz itirazları hukuka uygun bulunmadığı için temyiz talebi reddedilerek istinaf kararı kesinleşmiştir.
7. Hukuk Dairesi         2024/1083 E.  ,  2024/6045 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/919 E., 2024/70 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/426 E., 2022/238 K.
Taraflar arasındaki haciz şerhinin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacılara ait .. İli, .. İlçesi, .. Mahallesi, .. (..) Mevkii 3260 parsel sayılı taşınmaz üzerine İstanbul Anadolu 1. İcra Dairesi’ne devredilen Kadıköy İcra Dairesi’nin 1955/342 Esas sayılı icra takibinden ........ Baş Müdürlüğü (...) lehine "... ... Evlatları ... .., ... .., ... ........... ..... ........, ...... ... .........." denilerek 05.04.1955 yılında haciz şerhi konulduğunu, İcra ve İflas Kanunu’nun 6352 sayılı Yasa ile değişiklikten önceki 21. maddesine göre 2 yıllık satış isteme süresinin ve 110. maddesine göre yenileme süresinin geçtiğini, taşınmaz üzerine konulan haciz işlemi üzerinden 65 yıl geçtiğini, satış istenmediğini, paylarına haciz konulan kişilerin taşınmazın maliki olmadıklarını, taşınmazın Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce kamulaştırıldığını ve söz konusu haciz nedeniyle davacıların bankaya bloke edilen taşınmazın kamulaştırma bedelini alamadıklarını, zarara uğradıklarını, mülkiyet hakkının kısıtlandığını ve şerhin hukuki değerini yitirdiğini ileri sürerek dava konusu .. İli, .. İlçesi, .. Mahallesi, .. (........) Mevkii 3260 parsel sayılı taşınmaz üzerine konulan 97 No.lu haciz şerhinin kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu haczin terkini için yetkili ve görevli icra dairesine yapılan başvuru ve ardından açılan davanın reddedildiğini, dava dosyasına sunulan belgelerden haciz şerhinin dayanağını oluşturan borcun ne olduğunun anlaşılamadığını ve haciz şerhinde bulunan bedelin günün değerlerine uyarlanarak ...’ne ödenmesi halinde şerhin terkinine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "haciz işleminde belirtilen kişilerin dava konusu taşınmazda paylarının bulunmadığı, davacıların icra takip konusu ile alacak-borç ilişkisi olmadığı, süresinde satış istenmediğinden taşınmaz üzerindeki haczin kalkacağı, haciz işlemi üzerinden 65 yıl geçtiği, alacak-borç tutarının davalı tarafından dahi bilinmediği, alacak-borç varlığı, tutarı, sebebi tespit edilemediği, dayanak icra takibinin imha edildiği, ilgili haciz işlemine bu sebeplerle artık geçerlilik tanımanın mülkiyet hakkının ihlaline sebep olacağı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne dair verdiği kararda isabetsizlik görülmediği" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; hacze esas belgelerin Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığından istenilmesi gerektiğini, gelen belgeler üzerinde Osmanlıca tercüme işlemi yapılması gerektiğini, şerhin devamında hukuki yarar kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, haciz şerhinin terkini istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.