Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında fatura alacağı icra takibi ve bilirkişi raporuyla borcun tespiti.
Özet: Ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, davacı, davalıya sunulan reklam hizmetleri karşılığında düzenlediği 11.716,92 TL tutarındaki e-faturalara dayalı icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasını talep etmiş; davalı borcu reddederken ticari defterlerini ibraz etmemiştir. Mali müşavir bilirkişi raporu, davacının yasal defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu ve delil niteliği taşıdığını, faturaların defterlere işlendiğini, bazı faturaların taraflarca karşılıklı beyan edildiğini ve takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 11.716,92 TL alacaklı olduğunu, davalının ise borcu olmadığını ispatlayamadığını tespit etmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/644 Esas
KARAR NO : 2026/36
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/07/2025
KARAR TARİHİ : 20/01/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların davalının reklamlarının yayınlanması için anlaştıklarını, davalıya faturalar
düzenlendiğini ve gereğince tebliğ edildiğini, davalının ödeme yapmadığını, Bakırköy .... İcra
Dairesi’nin ..... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini ve
takibinin durdurulduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak
üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davalıya
tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının davacıya faturadan kaynaklı herhangi bir borcunun olmadığını, faturaya karşılık teşkil
edecek mal veya hizmet alımının söz konusu olmadığını, fatura konusu hizmetin sunulduğuna
veya mal teslimine ilişkin herhangi bir belgenin bulunmadığını, ticari defterlerde kayıt
bulunmadığını, borcun dayanağının olmadığını, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet
ücretinin davacıya bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 11.716,92-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; icra takibine konu cari hesap alacağı nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığı hususlarının tespiti isteminden ibarettir.
Mahkememiz dosyası mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''...
Davacı tarafın 2024-2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine
delil niteliği taşıdığı, Davalı tarafın 30.10.2025 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinde
bulunmadığı, bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamadığı, takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024 yılına ait KDV dahil 11.716,92 TL tutarlı 2 adet faturanın olduğu, davacı tarafın 11.716,92 TL tutarlı faturanın tamamı
üzerinden takibe geçtiği, faturaların açıklama kısmına mal-hizmet bilgilerinin yazıldığı, miktar ve
birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının
olmadığı, iş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı
tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, davacı tarafın davalı tarafa 2024 yılında düzenlediği takibe konu cari hesaba ilişkin 2 adet fatura
ile birlikte toplam 13 adet faturanın olduğu, takibe konu 1 adet ve 10.086,72 TL tutarlı faturanın
içerisinde bulunduğu 5 adet faturanın taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği,
takibe konu 1 adet ve 1.630,20 TL tutarlı faturanın içerisinde bulunduğu 8 adet faturanın ilgili
oldukları dönemde/ayda BS-BA Formu yasal beyan sınırının altında kaldığından taraflarca beyan
edilemediği, davacı tarafın davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 28.03.2024 tarihli ve 2.565,00 TL tutarlı kayıt
işlemi ile başladığı, 07.12.2024-01.03.2025-21.04.2025 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan
11.716,92 TL alacaklı olduğu,
davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 11.716,92 TL
alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği, netice itibariyle, davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 11.716,92 TL alacağı talep
edebileceği, davacı tarafın takip tarihi itibariyle işlemiş faiz talebinin bulunmadığı, takip
tarihinden itibaren yıllık reeskont avans faizi talep edebileceği, tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin, sayın mahkemenizin
takdirlerine ait olduğu,...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacı tarafça cari hesap alacağının tahsili istemi ile başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması için tayin edilen günde davalı tarafın yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını inceleme gün ve saatinde hazır bulundurmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, alınan bilirkişi raporuna göre davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı ticari defterlerine göre de davalıdan icra takip tutarı kadar alacağı olduğunun sabit olduğu, davalı tarafça belirlenen günde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, bu durumda HMK m. 222/3 hükmü gereğince tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispatın sunulan defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceğinin kabulü gerektiği, davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulüne uygun olarak başlatıldığı ve tüm dosya kapsamından takip asıl alacak tutarının 11.716,92-TL olduğunun ve bu tutarın davacının alacağı ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, davacının ticari defter ve kayıtları dikkate alınarak davasını ispat ettiği anlaşılmakla anlaşılmakla, davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile İİK 67/2 maddesi uyarınca likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile; davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 11.716,92-TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına,
2-Hükmedilen alacağın %20'i olan 2.343,38-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 800,38-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 184,98-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.318,30-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 11.716,92-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 8.125,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/01/2026
Katip .....
¸e-imza
Hakim .....
¸e-imza