Onuncu Hukuk Dairesinin, sigortalılık başlangıcı ve yaşlılık aylığı tespiti davasında SGK hatası ve çalışmanın niteliğinin belirlenmesi gerekliliğini vurgulayan bozma kararı.
Özet: Bu hukuki metin, davacının sigortalılık başlangıç tarihi ile yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığına ilişkin bir uyuşmazlığı incelemektedir; Bölge Adliye Mahkemesinin davacının 1982de bir günlük çalışmasını esas alıp sigorta başlangıcını 18 yaşını tamamladığı 1985 olarak belirleyerek yaşlılık aylığına hak kazandığına dair kararını, Yüksek Mahkeme eksik inceleme gerekçesiyle bozmuştur. Bozma kararında, davacının çalıştığı iddia edilen dönemdeki tanık beyanlarındaki tutarsızlıklar, davacının yaşı ve fiziksel kapasitesinin yapılan işin niteliği ile uyumu, çalışmanın öğrenime mi yoksa üretime mi yönelik olduğu, kurumun hatalı sigorta kolu bildirimlerinin davacıya hak sağlamayacağı gibi hususların yeterince araştırılmadığı belirtilerek, bu yönlerin titizlikle incelenerek sigorta başlangıcı ve yaşlılık aylığı talepleri hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3548 E., 2025/354 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... İş MahkemesiSAYISI : 2021/360 E., 2023/141 K.Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum işleminin iptali ile müvekkilinin yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, hak kazanılan aylıkların tahakkuk tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtları resmi ve yazılı belge niteliğinde olup, aksini kanıt aynı nitelikte yazılı delillerle olması gerektiğini, bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi, davanın hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kesin delillerle aydınlatılması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemenin 31.03.2023 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne, 3...4 T.C. kimlik numaralı davacı ...'ın 2...0 1 sicil numaralı ... A.Ş. ünvanlı iş yerinde 16.03.1982 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 1 gün fiilen çalıştığının, ancak sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını tamamladığı 30.10.1985 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline, davacı tarafın emeklilik aylığının bağlanması gereken tarihten itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti davasının reddine karar verilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin 28.09.2023 tarihli kararı ile davacı istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına; davanın kısmen kabulü ile; 3...4 T.C. Kimlik Numaralı davacı ...'ın, 2...0 1 sicil numaralı, ... A.Ş. ünvanlı, iş yerinde, 16.03.1982 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak, asgari ücretle, 1 gün fiilen çalıştığının, sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını tamamladığı 30.10.1985 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline, davacıya 01.12.2018 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı tahsisi gerektiğinin tespitine, 01.03.2019 tarihinden itibaren ödenmeyen aylıkların her birine ödenmesi gereken tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğinin tespitine, davacının fazlaya dair talebinin reddine, karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.Dairemiz kararında; dosya kapsamında dinlenen bordro tanıklarının hiç birinin davacıyı tanımadığı, çalışmayı doğrulayan davacı tanığı olan ...'ın ise aynı iş yerinden kısa vadeli sigorta kollarına tabi yapılan 1982/2-1982/4. dönem arası bildirimlerinin Kurum tarafından uzun vadeli sigorta kollarına tabi şekilde işlem yapıldıktan sonra tekrar Kurum tarafından 19.06.2011 tarih ve 14 no.lu komisyon kararı ile iptal edilerek kısa vadeli sigorta koluna tabi kılınan sigortalılardan olduğu görülmekle, Mahkemece eksik inceleme ve değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, buzdolabı imalatı yapıldığı tanık anlatımları ile belirtilen işyerinde,yapılan işlerin niteliği,davacının yaşı ile fiziksel, zihinsel ve psikolojik kapasitesi ile birlikte değerlendirilerek söz konusu iş yerinde imalata dayalı üretimleri gerçekleştirebilecek ölçüde olup olmadığı gözetilip ayrıca ne iş yaptığına dair davacı beyanı da alınmak suretiyle ve bu kapsamda uzun vadeli sigorta kollarına tabi işyerinde dava konusu dönemde çalışmaları kayda geçmiş tanıkların dinlenerek davacının çalışmasının öğrenime mi yoksa üretime mi yönelik olduğu hususuları belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir. Ayrıca, davacının işyerinden 1982/2-1982/4 dönemleri arası yapılan 84 günlük bildiriminin lısa vadeli sigorta kollarına tabi olduğu,davalı Kurum tarafından hataen önce uzun vadeli sigorta kolları kapsamında işleme tabi tutulup daha sonra 19.06.2011 tarih ve 14 no.lu komisyon kararı ile kısa vadeli sigorta kollarına tabi bildirime dönüştürüldüğü hususu da dikkate alınarak Kurum hatasının davacı lehine sigortalılığın niteliği konusunda bir hak bahşetmeyeceği de gözetilerek bu çerçevede yapılacak inceleme sonucuna göre sigorta başlangıcı talebine yönelik bir karar verilmeli sonucuna göre de tahsis koşulları irdelenerek yaşlılık aylığı talebine yönelik de bir karar verilmelidir, gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar bozulmuştur.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son KararBölge Adliye Mahkemesinin 29.01.2025 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili, müvekkilinin sigortalılık başlangıcının, sigortalının 18 yaşını doldurduğu tarih olan 30.10.1985 olması halinde; emeklilik şartları 25 yıl sigortalılık süresi, 49 yaş ve 5300 gün prim ödemesi olduğunu, müvekkilinin bu şartları 30.10.2016 tarihinde yerine getirdiğini, müvekkilinin bu şartları yerine getirmiş olmasına rağmen mahkemenin red kararı bu açıdan da doğru değildir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2015/479 E. 2015/15395 K. sayılı ilamında belirttiği gibi Mahkemenin oluşan bu şartları res'en gözetmesi ve şartların oluştuğu tarihi takip eden ay başından itibaren aylığa hak kazandığının tespitine karar vermesi gerektiğini, müvekkilinin yıllarca sigortalılık girişini 16.03.1982 tarihi olarak bildiğini ve ona göre çalıştığını, bu Sosyal Güvenlik hak ve güvencesiyle üretim yaptığını, müvekkilinin 06.05.2015 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunduğunu ve iş bu davanın yaklaşık 7 yıldır devam ettiğini, müvekkilinin hem 10 yıldır haksız ve hukuka aykırı olacak şekilde yaşlılık aylığı bağlanma talebi reddedildiği için hem de 7 yıldır yargılama süreci devam ettiği için fazlasıyla mağdur olduğunu beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.