Ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil talebinin, taşınmazda fiili taksim tespitiyle reddedilerek 7. Hukuk Dairesince onandığı içtihat.
Özet: Ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece mahkemesi taşınmazda yıllardır süregelen fiili taksimin mevcut olduğu ve bedelde muvazaa iddiasının reddedilmesi gerekçeleriyle davayı reddetmiş; bu karar istinaf mahkemesince esastan onanmış, ardından yapılan temyiz incelemesinde ise, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemesi üzerine bölge adliye mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun bulunarak kesinleşmiştir.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/400 E., 2024/192 K.DAVA TARİHİ : 20.11.2020KARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Kadirli 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/449 E., 2022/368 K.Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın fiili taksim nedeniyle reddine karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2 36... parsel sayılı taşınmazın hissedarı olduğunu, davalıların dava konusu taşınmazdan hisse satın aldığını ihtarname ile davacıya bildirdiklerini, davacının şufa hakkını kullanmak istediğini, resmî senede göre davalı ...’ın 388.200.00 TL, davalı ...’ın ise 244.927,00 TL ödediğini, ancak bedelin şuf'a hakkının kullanılacağı bilindiğinden özellikle yüksek gösterildiğini, mahkemece keşfen belirlenecek değer üzerinden ya da davalıların uhdesine geçen ve satım tarihindeki değerlerin toplamı olan 551.000.00 TL üzerinden davanın kabulü ile davaya konu 2 36... parsel sayılı taşınmazdaki davalı paylarının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu tarlanın yıllardan beri hissedarlar arasında fiili taksim yapılarak kullanıldığını, davacının Medeni Kanunun 2. maddesi gereği ön alım hakkını kullanmasının mümkün olmadığını, tapuda gösterilen satış bedelinin gerçek satış bedeli olduğunu, davalıların kötüniyetle hareket etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; keşfen belirlenen bedelin senetteki bedelden yüksek olduğu ve sunulan dekontlardan ödemelerin gerçek olduğu anlaşıldığından bedelde muvazaa iddiasının mahkemece kabul görmediği, dava konusu parselde yıllardır süregelen fiili kullanım şeklinin mevcut olduğu belirterek, fiili taksim nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde:1.İstinaf dilekçesinde duruşmalı inceleme talep ettikleri hâlde değerlendirilmeden karar verildiğini,2.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, 3.Davanın yasal süresi içerisinde açıldığını, Mahkemenin Kadirli 1. Noterliğinin ihtarnamesini yok saydığını, ihtarnamede davacının şufa hakkının davalılar tarafından kabul edildiğini, 4.Şuf'a davasına konu hisseler toplamının davalılar tarafından tek başına bir bölüm olarak kullanılmadığını, kullanılan bölümde başka hissedarların hisselerinin hâlen var olduğunu, satılan paylar toplamının tek parça olarak kullanılmamış olmasından dolayı fiili taksimden bahsedilemeyeceğini, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların değişen sınırları ayrı ayrı gösterdiklerini, bu durumun sabit fiili sınır olmadığını gösterdiğini, 5.Bedelde muvazaanın yeterince araştırılmadığını, ara karar gereği davacı müvekkilinin şuf'a bedelini ve harçlarını yatırdığını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.