Çıraklık döneminde fiili çalışma iddiaları ve sigorta başlangıç tarihi tespiti davasında eksik inceleme nedeniyle bozularak verilen kısmi kabul kararı.
Özet: Davacının 1983-1987 yılları arasındaki çıraklık ve işçilik dönemlerinin sigortalılık başlangıç tarihi ile bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespiti talebine ilişkin davada, davalı işveren ve feri müdahil kurum, çalışmanın çıraklık kapsamında olduğunu ve hak düşürücü süre itirazında bulunmuştur. İlk derece mahkemesinin kısmen kabul, bölge adliye mahkemesinin reddettiği davanın temyiz incelemesinde, Yargıtay tarafından davacının 18 yaşından küçük olduğu dönemdeki çalışmasının niteliğinin (çıraklık mı fiili işçilik mi) ve sigortalılık başlangıcının yeterince araştırılmadığı gerekçesiyle verilen bozma kararının ardından, bölge adliye mahkemesince bozmaya uyularak verilen kısmi kabul kararı davalılarca tekrar temyiz edilmiş olup, dosya bu temyiz incelemesi için Yargıtay önüne gelmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/5994 E.  ,  2025/15363 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/3545 E., 2025/353 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/458 E., 2019/115 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 1983 yılında davalı işverene ait çıraklık okuluna başladığını, davalıya ait çıraklık okulunda iki gün teorik aldığını, geri kalan günlerde ise fiilen üretime katılarak çalışmasına devam ettiğini, çıraklık okulunu bitirdikten sonra da 1984 yılının Ocak ayı başında aynı işyerinde işçi olarak fiilen çalışmaya başladığını beyanla 1983 yılı Ocak ayı - 1984 yılı Ocak ayı arasındaki hizmet süresinin haftalık üç gün üzerinden; 1984 -1987 yılları arasında kalan hizmet süresinin ise tam zamanlı olarak hesaplanarak 1983 yılı Ocak ayının sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespiti ile 1987 yılı sonuna kadar işçi olarak kesintisiz çalıştığının tespiti ile Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesinin talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı .... Tic. A.Ş. vekili, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının müvekkili şirkette çırak statüsünde çalıştığını ve çırak statüsündeki çalışmasının 01.01.1987 tarihinde son bulduğunu, çalıştığı dönemde yürürlükte olan 2089 sayılı Çırak-Kalfa ve Ustalık Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca, davacıya ait iş kazaları ile meslek hastalıkları ve hastalık sigortası kollarına ait primlerin müvekkili şirket tarafından tam ve eksiksiz olarak yatırıldığını, davacının müvekkil şirketteki çırak statüsündeki çalışmasının İş Kanunu’na tabi olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil ... vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacıya ait hizmet döküm cetveli incelendiğinde davacının ... sicil sayılı dosyada işlem gören ... A.Ş.’de tespit istediği tarihlerde çalışmasının olmadığının görüldüğünü, davacının 03.06.1968 doğumlu olup, tespitini istediği tarihte 18 yaşından küçük olduğunu, bu nedenle 506 sayılı Kanun'un 60/G ve geçici 54. maddesi uyarınca davacının sigortalılık başlangıç tarihinin Ocak 1983 olarak kabul edilemeyeceğini, ayrıca davacının tespitini istediği dönemlerde çırak olarak çalıştığını belirttiğini, çıraklık ilişkisinin hizmet sözleşmesine dayalı bir çalışma niteliği bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının ... işyeri sicil numaralı ... A.Ş. unvanlı işyerinde 17.09.1984-02.06.1986 tarihleri arasında ayda 12 gün üzerinden asgari ücretle ve kısmi olarak tüm sigorta kolları kapsamında toplam 248 gün çalıştığı, 248 günlük çalışmasının fer’i müdahil Kuruma bildirilmediğinin tespitine, davacının ... işyeri sicil numaralı .... A.Ş. unvanlı işyerinde 03.06.1986-31.12.1987 tarihleri arasında tüm sigorta kollarına tabi olarak asgari ücretle sürekli ve kesintisiz 567 gün çalıştığı, 567 günlük hizmet süresinin fer’i müdahil Kuruma bildirilmediğinin tespitine, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu tarihe göre 03.06.1986 olduğunun kabul edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairece; 03.06.1968 doğumlu olan davacı adına davalı ... ve Tic. A.Ş. ünvanlı işverenin ... işyeri sicil numaralı işyerinden davacı adına ilk olarak 17.09.1984 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği, 1986/1-3. dönem arası toplam 353 gün süreli uzun vadeli sigorta kollarından bildirim yapıldığı, daha sonra Kurum tarafından kısa vadeli sigorta kollarına tabi çalışma niteliğinde olduğunun belirlendiği belirtilerek iptal edildiği, öte yandan ... Kaymakamlığı Mesleki Eğitim Merkezi Müdürlüğünün mahkemeye verdiği cevapta davacının 31.10.1984 tarihinde davalı şirket ile sözleşme hazırlayarak 2089 sayılı Kanun'a göre kayıt olduğunun belirtildiği, davacının kaynakçı olduğu, davacının dava konusu dönemde çırak olarak çalışıp çalışmadığı hususu tam olarak açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Bölge Adliye Mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile davacının ... işyeri sicil numaralı ...A.Ş. unvanlı işyerinde 17.09.1984-02.06.1986 tarihleri arasında ayda 12 gün üzerinden asgari ücretle ve kısmi olarak tüm sigorta kolları kapsamında toplam 248 gün ve 03.06.1986-31.12.1987 tarihleri arasında tüm sigorta kollarına tabi olarak asgari ücretle sürekli ve kesintisiz 567 gün çalıştığının, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu tarihe göre 03.06.1986 olduğunun tespitine, davacının fazlaya dair talebinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı .... Tic. A.Ş. vekili, davalı işveren vekili, yerel mahkemece davacının 1983 yılına dair istemleriyle ilgili bir karar verilmediğini, zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi tarafından değerlendirilmeyen zamanaşımı unsuru yönünden bilirkişi raporunun kabulünün mümkün olmadığını, davacının müvekkili şirkette çalıştığı dönemde yürürlükte olan 2089 Sayılı Çırak-Kalfa ve Ustalık Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca, davacıya ait iş kazaları ile meslek hastalıkları ve hastalık sigortası kollarına ait primlerin müvekkili şirket tarafından eksiksiz olarak yatırıldığını, Yasaya göre çırak olarak çalışanların uzun vadeli sigorta kollarına tabi tutulamayacaklarını, davacı tarafın tanık anlatımlarının hükme ya da rapora esas alınmasını kabul etmediklerini beyanla temyiz talebinde bulunmuştur.
2. Fer'i müdahil Kurum vekili, davacının dava dilekçesinde 1987 yılına kadar çalıştığını iddia etmesine karşın mahkemece 1987 yılının sonuna kadar tespit yapılmasının yerinde olmadığını, davacının çıraklık dönemindeki ilişkisinin hizmet sözleşmesine dayalı bir çalışma olmadığını, çıraklık döneminde iddia edilen çalışmalarının uzun vadeli sigorta kolundan tespitine karar verilmesinin yerinde olmadığını, davanın hak düşürücü süreye uğradığını, Kurum yazılı kayıtları ile çelişen tanık beyanlarının hükme esas alındığını beyanla temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.