Mirasbırakanın mal kaçırma amaçlı muvazaalı taşınmaz devri iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, paylaştırma kastı ve usuli eksiklik iddialarının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki belge, mirasbırakanın vefatından önce bazı taşınmazlarını mirasçılarından mal kaçırma kastıyla oğluna devrettiği iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasını incelemektedir; davacılar, muvazaalı devirlerin iptaliyle miras payları oranında adlarına tescilini talep ederken, davalılar mirasbırakanın amacının paylaştırma olduğunu ve diğer mirasçılara taşınmaz, para veya hayvan verildiğini savunmaktadır; temyiz başvurusunda ise kabul edilen parseller yönünden kararın hukuka aykırı olduğu, eksik harç, taraf teşkilinin sağlanamaması, davaların birleştirilmesi hatası ve mirasbırakanın paylaştırma kastının yeterince araştırılmadığı gibi hususlar ileri sürülmektedir.

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2275 E., 2023/1558 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Varto Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2018/67 E., 2022/69 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.10.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde, temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVAAsıl davada davacı ve birleştirilen davada davacılar; mirasbırakan babaları ...’ın maliki olduğu 86... , 2 00... ve 2 05... parsel sayılı taşınmazlarını mirastan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak oğlu olan davalıların mirasbırakanı ...’a satış suretiyle devrettiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişler, temyiz aşamasında birleştirilen davada davacı ... davadan feragat ettiğini bildirmiştir. II. CEVAPAsıl ve birleştirilen davada davalılar; mirasbırakanın mal kaçırma kastının bulunmadığını, paylaştırma amacıyla hareket ettiğini, mirasbırakanın, davacı oğullarından ..........’a taşınmaz verdiğini, diğer davacılar ........ve .........’in miras hakkının ise para ve hayvan verilmek suretiyle ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 17.02.2017 tarihli ve 2014/71 Esas, 2017/71 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 86... parsel sayılı taşınmaz yönünden mirasbırakandan yapılan bir devir olmadığı gerekçesiyle davanın reddine; diğer dava konusu 2 00... ve 2 05... parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 06.03.2018 tarihli ve 2017/781 Esas, 2018/285 Karar sayılı kararı ile, eksik araştırma yapıldığından bahisle hüküm ortadan kaldırılarak dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; birleştirilen davada davacılar ... dışındaki diğer davacılara mirasbırakan tarafından taşınmaz devredildiği, ancak davacılar ...in miras hakkını alamadığı, temliklerin anılan davacılar yönünden muvazaalı olduğu gerekçesiyle asıl davada davacı ... ve birleştirilen davada davacılar .........ve .......... mirasçıları yönünden davanın reddine, birleştirilen davada davacılar ......ve ......... yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 86... parsel sayılı taşınmaz yönünden mirasbırakan tarafından yapılmış bir devir bulunmadığı halde Mahkemece bu parsel yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, diğer dava konusu 2 00... ve 2 05... parseller yönünden ise temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile hüküm ortadan kaldırılarak asıl ve birleştirilen davada dava konusu 86... parsel yönünden davanın reddine, diğer dava konusu 2 00... ve 2 05... parseller yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriAsıl ve birleştirilen davada davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kabul edilen 2 00... ve 2 05... parsel bakımından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca reddedilen 86... parsel yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Mahkemece davacılara eksik harç tamamlattırılmadan davaya devam edildiğini, dava dışı mirasçı ...’nin davada yer almaması nedeniyle eldeki davada taraf teşkilinin sağlanmadığını, davaların birleştirilerek görülmesinin de doğru olmadığını, mirasbırakanın davacı oğullarına da taşınmazlar verdiğini, mirasbırakanın oğlu olan davacı ...’a dava dışı 486, 200, 2 01... parsel sayılı taşınmazlarını devrettiğini, davacı ...’in ise kardeşleri arasında bu taşınmazları paylaştırdığını, davacılar ...e de miras haklarının nakit para ve hayvan olarak verildiğini ve anılan davacıların bu para ile kendilerine 1990'lı yıllarda .........’da ev satın aldıklarını, Mahkemece bu hususların hiç araştırılmadığını, dinlenen tanık beyanlarından mirasbırakanın paylaştırma kastıyla hareket ettiği ve bu doğrultuda taşınmazlarını devrettiğinin anlaşılacağını, davacıların başından beri mirasbırakanın yaptığı işlemleri bildikleri halde kötüniyetli olarak dava açtıklarını belirterek kararın bozulmasını istemişlerdir. B. Değerlendirme ve GerekçeAsıl ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel isteğine ilişkindir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1923 doğumlu mirasbırakan ...'ın 24.08.2010 tarihinde ölümü ile geride asıl davada davacı oğlu ..., birleştirilen davada davacı oğulları ............ile mirasbırakanın kendisinden önce 1994 yılında ölen oğlu..........den olma mirasçıları asıl ve birleştirilen davada davalılar .............................. ile dava dışı kızı ...'nin mirasçı olarak kaldıkları, dava konusu 2 00... ve 2 05... parsel sayılı taşınmazların mirasbırakan tarafından 03.08.1993 tarihli aynı akitle oğlu .........'ye satış suretiyle devredildiği, ...nin ölümü üzerine taşınmazların 31.12.2002 tarihinde davalılara intikal ettiği, davalıların taşınmazlardaki paylarını 31.12.2002 tarihli aynı akitle davalı ...'ye (...nin oğlu), ...'nin de taşınmazları 17.01.2006 tarihli aynı akitle kardeşi olan davalı ...'a (...nin oğlu) satış suretiyle temlik ettiği, diğer dava konusu 86... parsel sayılı taşınmazın ise dava dışı 3. kişi ... adına kayıtlı iken 28.09.1990 tarihinde davalıların mirasbırakanı ...ye satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, Bölge Adliye Mahkemesince, asıl ve birleştirilen davada dava konusu 2 00... ve 2 05... parsel sayılı taşınmazlar yönünden temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Asıl ve birleştirilen davada davalıların işin esasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine. Ne var ki; birleştirilen davada davacı ...'ın temyiz aşamasında verdiği kimlik tespiti yapılan 12.08.2025 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirdiği, 6100 sayılı HMK'nın 310. maddesinde, feragatin hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, aynı Kanun'un 311. maddesinde de feragatin kesin hüküm sonuçlarını doğuracağı belirtilmiştir. Buna göre, hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat hukuken mümkündür. Ancak hükümden sonra ortaya çıkan feragat hakkında karar verme yetkisi hükmü veren mahkemeye ait olduğuna göre davacı ...'in davadan feragat beyanı hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerektiği gibi, asıl ve birleştirilen davada reddedilen 86... parsel sayılı taşınmaz bakımından da davalılar lehine asıl ve birleştirilen dava yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmiş olması isabetsizdir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Asıl ve birleştirilen davada davalılar vekilinin değinilen yönlerden temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davalılara iadesine,03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleştirilen davada davacılardan alınmasına,Dosyanın kararı veren Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine,14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.