İnançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davasında yazılı delil eksikliği nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince verilen ret kararının temyizi.
Özet: Miras bırakanın hastalığı nedeniyle dükkanlarını, kira gelirlerini toplamak amacıyla inançlı işlemle devrettiği ancak sonrasında geri alamadığı iddiasıyla açtığı tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece mahkemesi inançlı işlemi kabul ederek davayı onarken, bölge adliye mahkemesi, inançlı işlemin ispatı için yazılı delil veya delil başlangıcı niteliğinde bir belge sunulmadığını, dolayısıyla tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararını kaldırıp davanın reddine hükmetmiş, bu karar üzerine tereke temsilcisi temyiz başvurusunda bulunmuştur.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1677 E., 2023/1412 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Hukuk MahkemesiEK KARAR TARİHİ : 08.12.2021SAYISI : 2014/216 E., 2021/560 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı tereke temsilcisi vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.10.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde, temyiz eden tereke temsilcisi vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı ... vekili Avukat ...ve davalı ... vekilleri Avukat ..., Avukat................ geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı; hastalığı nedeniyle yatağa bağımlı olduğunu, ailesinden intikal eden dava konusu 2 92... parsel sayılı taşınmazdaki 15 adet dükkanın kiralanmak suretiyle tasarrufunda bulunduğunu, dükkanlar civarında dönem itibarı ile tanınmış bir kişi olan ................ tarafından "sen hastasın, hastalığın da ilerliyor, işlerin başında duramayabilirsin, bu kiracılar kiraları ödemezler, benden çekinirler, tapuları benim üzerime ver, ben senin adına kiraları toplayıp sana veririm, böylece hayatın kolaylaşır" teklifi üzerine dava konusu taşınmazlarını kira şerhleri ile birlikte satış göstermek suretiyle...'e devrettiğini, ...........in ise oğulları olan davalılara devrettiğini, kira bedellerinin toplanmasına güvenerek inançlı akit ile taşınmazlarını temlik ettiğini, dükkanların kiraları toplanarak verilmekte iken hastalığının ilerlemesi nedeni ile artık işlerle hiç ilgilenemez hale gelip, iş yerine de nadiren uğramaya başladığında kira bedellerinin verilmediğini, bu durumdan rahatsız olduğunu ve kira bedellerinin ödenmesini talep ettiğinde davalılar murisinin kendisini kovduğunu ve tehdit ettiğini, korktuğunu ve savcılığa dahi müracaat edemediğini, taşınmazların iadesini istediğini ancak davalılar murisi ... ve davalıların iadeye yanaşmadıklarını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davacının ölümü üzerine ... tereke temsilcisi olarak atanmak suretiyle davaya devam edilmiştir. II. CEVAPDavalılar; dava konusu taşınmazdaki temliklere konu payların farklı tarihlerde bedeli karşılığında satın alındığını ve satış bedellerinin de ödendiğini, babaları ... ve kendilerinin taşınmazı mali güçleriyle orantılı olarak kısmi şekilde ve farklı tarihlerde satın aldıklarını, davacının iddialarının doğru olmadığını, menfaat temin etmek için dava açtığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar murisi ...'ın taşınmazlarını tekrar kendisine iade edileceği inancıyla devrettiği, satış işlemlerinin inançlı işlem hukuksal olgusuna dayanılarak gerçekleştirildiği, gerçek satış olmadığı, iddianın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı verilen dilekçeler ile istinafı üzerine 08.12.2021 tarihli ek karar ile; gerekçeli kararın davalı ... vekili Avukat ...'ün elektronik tebligat adresine 13.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin kararı 30.11.2021 tarihinde istinaf ettiği, yasal 2 haftalık kesin sürenin ise 29.11.2021 tarihinde son bulduğu gerekçesiyle yasal süre içerisinde istinaf edilmemesi sebebi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına ve ek karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Avukat ...'ün davalıların her ikisinin de vekili olduğuna ilişkin vekaletnamelerin dosya kapsamında bulunduğu, davalı tarafın istinaf başvurusunun süresinde olup ek kararın hatalı olduğuna değinilerek inançlı işlemin varlığını ispata yarar yazılı delil sunulmadığı gibi delil başlangıcı niteliğinde bir delil de bulunmadığı, bu nedenle tanık beyanına itibar edilemeyeceği, davacı tarafın yemin deliline de dayanmadığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ve 08.12.2021 tarihli ek kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriTereke temsilcisi vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın hatalı olduğunu, davalı ... yönünden istinaf süresi geçmişken Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilemeyeceğini, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini, dava tarihinde hala devam eden kira şerhleri, taşınmaz devirleri için herhangi bir ödeme yapıldığına dair belge olmaması, davacılar tanığının birebir örtüşen yeminli ifadesi karşısında, inançlı işlemin dayanağı yazılı belge olmadığı gerekçesi ile verilen kararın doğru olmadığını, "kira şerhleri"nin delil başlangıcı sayılması gerektiğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 2 92... parsel sayılı taşınmazın tamamı davacı ... adına kayıtlı iken; 440/2016 payın ... vekili ............. tarafından 06.04.1994 tarihinde davalılar murisi...'e, 456/2016'şar payların ... tarafından 05.10.1994 tarihinde davalılara, kalan 664/2016 payın ise yine davacı tarafından 06.06.1995 tarihinde...'e satış suretiyle devredildiği, ...'in de adına kayıtlı payların tamamını 31.12.2010 tarihinde davalı ...'ya temlik ettiği, devirler sırasında taşınmaz üzerinde 1994 yılında tesis edilen kira şerhleri bulunduğu anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tereke temsilcisi vekilinin temyiz itirazları davalı ... yönünden yerinde görülmemiştir.Tereke temsilcisi vekilinin davalı ... yönünden temyiz itirazlarına gelince; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, söz konusu karar davalılar vekili olan Avukat ...'e 13.11.2021 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, karara karşı ibraz edilen 18.11.2021 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde, istinaf yoluna başvuran davalı ... ve vekilleri Avukat ... ve Avukat ... olarak yer verilmiş, bilahare 30.11.2021 tarihinde davalı ... vekili olarak Avukat ... tarafından istinaf başvuru dilekçesi ibraz edilmiş, bunun üzerine İlk Derece Mahkemesince yasal süre içerisinde istinaf edilmemesi sebebi ile davalı ... vekilinin istinaf talebinin süre yönünden reddine dair ek karar verilmiş, ek kararın da istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, Avukat ...'ün davalıların her ikisinin de vekili olduğu, davalı tarafın istinaf başvurusunun süresinde olup ek kararın hatalı bulunduğuna değinilerek ek karar kaldırılmış ve davalı ... yönünden de esasa ilişkin inceleme yapılmak suretiyle karar verilmiştir. Ne var ki; ilk verilen 18.11.2021 tarihli dilekçe ile davalılardan sadece ... yönünden istinaf başvurusu yapıldığı, davalı ... yönünden 30.11.2021 tarihinde ikinci bir istinaf dilekçesi verilmesinin dahi ilk istinaf dilekçesinin davalı ... yönünden verildiğini gösterdiği, davalı ... yönünden yapılan istinaf başvurusunun 18.11.2021 tarihli dilekçe kapsamında kaldığının kabulünün mümkün olmadığı, İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararına karşı davalı ... yönünden süresinde istinaf yoluna başvurulmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin 08.12.2021 tarihli ek kararının kaldırılması ve davalı ... yönünden yapılan istinaf başvurusu hakkında esasa ilişkin olarak inceleme yapılması doğru olmamıştır. Hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin 30.09.2021 tarihli kararına karşı davalı ... yönünden süresinde istinaf yoluna başvurulmadığı gözetilmek suretiyle değerlendirme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Tereke temsilcisi vekilinin davalı ... yönünden temyiz itirazlarının reddine,2. Tereke temsilcisi vekilinin davalı ... yönünden yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz eden tereke temsilcisi vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz edilen davalı ...'den, temyiz edilen davalı ... vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden tereke mirasçılarından alınmasına, Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz edene iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.