Vasiyetnamenin tenfizi davasında 10 yıllık zamanaşımı süresinin, mirasçıların vasiyetname içeriğini öğrendikleri tarihten itibaren başlayarak dolması üzerine davanın reddi.
Özet: Mirasbırakanın vasiyetnamesinin tenfizi talebiyle açılan davada, Yargıtayın bozma kararları üzerine istinaf mahkemesi, vasiyetnamenin yasal mirasçılar huzurunda açılıp içeriğinin öğrenildiği 1994 tarihinden itibaren işlemeye başlayan on yıllık zamanaşımı süresinin, davanın 2016 yılında açılmış olması nedeniyle dolduğuna hükmederek davanın reddine karar vermiş, davacılar bu ret kararını temyiz etmiştir.
7. Hukuk Dairesi         2024/3983 E.  ,  2024/5794 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1256 E., 2024/1310 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/438 E., 2019/449 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 27.04.1994 tarihinde ölen ortak muris ... oğlu ...'a ait ... 1. Noterliğinin 26.05.1993 tarihli ve 7086 yevmiye sayılı vasiyetnamesinin Bartın Sulh Hukuk Mahkemesinin 11.10.1994 tarihli ve 1994/390 Esas, 1994/958 Kararı sayılı kararı ile açılıp okunduğunu, vasiyetnamede dava konusu 1965 parsel sayılı taşınmazın müvekkillerine verileceğinin vasiyet edildiğini, vasiyetnamenin açılmasından sonra davalılardan herhangi biri tarafından yasal süre içinde vasiyetnamenin iptali için dava açılmadığını, hatta yasal mirasçıların mahkemede vasiyetnameyi aynen kabul ettiklerini, herhangi bir itirazlarının olmadığını, vasiyetnamenin iptali ve tenkisi hususunda herhangi bir dava açmayacaklarını beyan ettiklerini ileri sürerek, vasiyetnamenin tenfizi ile 1965 parsel sayılı taşınmazın vasiyetnamede belirtilen paylarla müvekkilleri adına tapuya tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde; vasiyetnamenin geçersiz olduğunu, murisin 1994 yılında ölümü nedeniyle 743 sayılı Medeni Kanun'un uygulanmasının gerektiğini, Medeni Kanun'un 580. maddesine göre 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, taşınmazın vasiyetnamenin düzenlenmesinden ve dava tarihinden sonra mahkeme kararıyla ve pay devriyle intikal gördüğünü, mahkeme kararının kesin hüküm teşkil ettiğini ve taşınmazın mirasbırakan adına kayıtlı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.10.2019 tarihli ve 2016/438 Esas, 2019/449 Karar sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.10.2020 tarih ve 2020/902 Esas, 2020/920 Karar sayılı kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayılı belirtilen kararının süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 13.12.2022 tarihli ve 2021/5397 Esas, 2022/7702 Karar sayılı kararıyla; "...mahkemece davalıların cevap süresi içinde ileri sürdükleri zamanaşımı defi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olmasının doğru görülmediği..." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 12.04.2023 tarihli ve 2023/166 Esas, 2023/3604 Karar sayılı kararıyla; "...10 yıllık zamanaşımı süresinin başlangıcı noktasında vasiyetnamenin açılması dava dosyasının kesinleşme tarihi olan 02.10.2018 tarihinin dikkate alınması gerektiği, eldeki davada zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı..." gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
3. Dairemizin 26.03.2024 tarihli ve 2023/3697 Esas, 2024/1773 Karar sayılı kararıyla; "...Bartın Sulh Hukuk Mahkemesinin 26.07.1994 tarihli duruşmasına davacılar ve tüm yasal mirasçıların katıldıkları ve vasiyetnameye itirazları olmadığı, vasiyetnamenin iptalini veya tenkisini talep etmeyeceklerini beyan ettikleri, 11.10.1994 tarihinde vasiyetnamenin açılıp okunduğu, davacıların vasiyetname ve içeriğini duruşmada öğrendikleri, buna bağlı olarak kanunda öngörülen on yıllık zamanaşımı süresinin bu tarihte işlemeye başladığı, davanın ise zamanaşımı süresi dolduktan sonra 31.10.2016 tarihinde açılmış olduğu..." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
4. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 10.07.2024 tarihli ve 2024/1256 Esas, 2024/1310 Karar sayılı kararıyla; "...diğer bir anlatımla davacıların vasiyetname ve içeriğini duruşmada öğrendikleri, buna bağlı olarak kanunda öngörülen on yıllık zamanaşımı süresinin bu tarihte işlemeye başladığı, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 26.03.2024 tarihli bozma kararı doğrultusunda davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra 31.10.2016 tarihinde açılmış olduğu..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili;
1. Bozma kararının değerlendirme bölümünün son paragrafının başında, vasiyetnamenin usulünce açılıp okunma kararının kesinleşmesinden sonra vasiyetnamenin iptali için hak düşürücü sürenin işlemeye başlayacağının belirtildiği,
2. Paragrafın sonunda ise vasiyetnamenin tenfizi ve buna bağlı olarak tapu iptali ile tescil davasının vasiyetnamenin açılıp okunduğu itiraza uğramadan veya itiraz edilmiş ise itirazların reddedilmesi sonucunda kesinleştiğine dair bir tespit davası olduğunun belirtildiği,
3. Paragrafın başı ile sonunun çeliştiğini,
4. Vasiyetnamenin açılıp okunması isteminin 02.10.2018 tarihinde kesinleştiğini,
5. Süreyi aşan bir durumun söz konusu olmadığını,
6. Sürenin, kesinleşme tarihi olan 02.10.2018 tarihinde başlamasının gerektiğini,
7. Kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.