Kamulaştırma irtifak hakkı bedel tespiti davasında, Bölge Adliye Mahkemesince temyiz isteminin miktardan reddine ilişkin verilen ek kararın Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca hatalı bulunarak kaldırılması.
Özet: Kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile tescili talepli davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne yönelik kararı üzerine davacı idarenin istinaf talebi bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiş, davacı idarenin temyiz başvurusu ise bölge adliye mahkemesinin miktardan reddeden ek kararı ile engellenmeye çalışılmışsa da, Yargıtay, Anayasa Mahkemesinin kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalarda miktar nedeniyle temyiz sınırının uygulanamayacağına dair iptal kararı doğrultusunda, bölge adliye mahkemesinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin hatalı ek kararını kaldırarak, kamulaştırma davalarında miktar sınırı olmaksızın temyiz yolunun açık olduğuna hükmetmiştir.

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/4198 Esas, 2025/424 KararKARAR: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: 2023/651 Esas, 2024/415 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince 18.03.2025 tarihli ek kararla temyiz isteminin miktardan reddine karar verilmiştir.Ek karar davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava miktarı dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin “kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde; temyiz yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden temyiz incelemesine konu edilen kararın miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin 18.03.2025 tarihli ek kararının kaldırılması gerekir.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Amasya ili, ... ilçesi, ... köyü 1 40... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedeline uygulanan faizi kabul etmediklerini, kapitalizasyon faiz oranın %4 uygulanmasının hatalı olduğunu, objektif değer artışının hukuka aykırı olduğunu, belirlenen değer düşüklüğü oranının yüksek bulunduğunu, taşınmazda başka irtifak kamulaştırılmasının olup olmadığının araştırılmadığını, münavebeye alınan ürünlerin afaki olarak değerlendirildiğini, taşınmazın metrekaresine biçilen değerin fahiş derecede yüksek olduğunu, bilirkişi tarafından hesaplanan irtifak bedeli ile idarece hazırlanan kıymet takdir raporunda belirlenen bedel arasında fahiş fark bulunduğunu, yargılama gideri ve vekâlet ücreti hususunda hatalı karar verildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metoduna göre değer belirlenmesinde, taşınmazda sulu tarım yapılıyor olması sebebiyle kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak uygulanmasında, taşınmazın tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı nazara alındığında, daimi irtifak hakkı tesisi nedeniyle taşınmazın tamamının değerinde meydana gelecek değer düşüklüğü oranının takdirinde, taşınmaz üzerinde yetiştiriciliği yapılan ürünlerin, 2023 üretim yılı için İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün verim-maliyet veri cetveli esas alınarak taşınmazın irtifak kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında, dava konusu taşınmazın bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine göre gelir metoduna göre belirlenen metrekare birim bedeline %50 oranında objektif değer arıtışı uygulanmış olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gibi dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşılan 18.03.2024 tarihli bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda hükmedilen irtifak hakkı kamulaştırma bedelinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere ek olanak acele el koyma kararındaki bedelin iş bu dava tarihine güncellenerek kamulaştırma bedelinden düşülmesi gerektiğini, taşınmazın niteliğinin kaynağının bilirkişilerce açıklanmadığını, bunun yanı sıra istinaf incelemesi sonucu Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın kesin olduğu belirtilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Kanun'un 341 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmünün kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar yönünden iptal edildiğini, bu nedenle ek kararın usul ve kanuna aykırı olup temyiz taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, dava konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve yine aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirlenmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yerindedir.3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 18.03.2025 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,2. Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.