Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, kamulaştırma sonrası muhdesat aidiyetinin tespiti davasında davalı DSInin husumetsizliği nedeniyle Diyarbakır BAMın usulden ret kararını onamıştır.
Özet: Muhdesat aidiyetinin tespiti istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararının ardından, davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, DSI yönünden husumet yokluğu gerekçesiyle davanın usulden reddine, diğer davalılar yönünden ise kabulüne karar vermiştir. Davacının, DSI lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği yönündeki temyiz itirazını değerlendiren Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını belirterek, temyiz dilekçesindeki nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2500 E., 2023/1611 K.DAVA TARİHİ : 01.05.2020KARAR : Davalı DSİ yönünden usulden reddine diğer davalılar yönünden davanın kabulüneİLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/9 E., 2021/234 K.Taraflar arasındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı DSİ vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalı DSİ yönünden usulden reddine diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 1 29... parsel sayılı taşınmazın davacı ve davalı gerçek kişiler adına kayıtlı iken DSİ'nin açmış olduğu kamulaştırma bedel tespit ve tescil davası sonucu tescil yönünden kesin olarak DSİ Genel Müdürlüğü adına tescil edildiğini, bedel yönünden ise temyiz edilmesi sonucu bozularak Siirt 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/777 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılamanın devam ettiğini ileri sürerek, Siirt 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/777 Esas sayılı dosyasına sunulan 10.03.2020 tarihli fen raporunun 1 29... parsel ile belirtilen 3.859,53 m²'lik kısmı üzerinde bulunan A, B, C ve D harfi ve 75,02 metrekarelik taş ev olarak belirtilen evler, ahır ve müştemilatların müvekkiline ait olduğunu, bu muhdesatların değerinin tespitiyle mülkiyetinin müvekkille ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... cevap dilekçelerinde özetle davayı kabul ettiklerini bildirmişlerdir.2. Davalı DSİ cevap dilekçesinde özetle; başvuru şartı gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yine husumet nedeniyle de davanın reddinin gerektiğini, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davalı DSİ'nin davanın açılmasına sebebiyet vermediği, davalı gerçek kişilerin kabul beyanları dikkate alındığında davanın açılmasına sebebiyet verdikleri" gerekçesiyle davanın kabulüne, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı gerçek kişilerden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı DSİ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davalı DSİ'nin muhdesatların aidiyeti hususunda uyuşmazlık çıkarmadığı, davacı vekilinin de DSİ'nin husumeti olmadığını açıkça beyan ettiği, DSİ'nin husumet itirazının kabul edilmesi gerektiği" gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın DSİ yönünden usulden reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriBölge Adliye Mahkemesi kararını davacı vekili temyiz etmiştir. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulü yönünden istinaf taleplerinin olmadığını, yargılama esnasında davalı DSİ yönünden harç tamamlanmadığını ve davanın yenilenmediğini, kendilerinin de DSİ'ye husumet yöneltilemeyeceğini beyan ettiklerini, dolayısıyla DSİ lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.