Anahtar kelimeler: Faizsiz İpoteğin İpoteğinin Paraya Anadolu Tapuya Kesinlik Şartı Eksiklikleri Süreli

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3009 E., 2023/1804 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/585 E., 2021/414 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 07.12.2015 tarihinde dava konusu 16 65... parsel sayılı taşınmaz için 600.000,00 TL tutarında faizsiz ve 5 yıl süreli teminat ipoteğinin tapuya işlendiğini, söz konusu ipoteğin 5 yıllık olmasına rağmen davalının İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğünün 2018/37556 sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını, icra dosyasının şu an derdest olduğunu, icra takibine yönelik itirazın iptali davasının İstanbul Anadolu 9. İcra Hukuk Mahkemesinde görülmekte olduğunu, ipoteğin teminat maksatlı verildiğini, ipoteğin kaldırılmasına davalının yanaşmadığını ve taraflar arasında herhangi bir sözleşme veya para alış-verişinin bulunmadığını ileri sürerek, söz konusu ipoteğe dayalı başlatılan icra dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını, icra takibinin iptalini ve % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın kötü niyetli olduğunu, davalının davacı ile ticari ilişkisi bulunan dava dışı ... ... Limited Şirketi'nin tek pay sahibi ve tek imza yetkilisi olduğunu, teminat ipoteğinin bu şirketin borçlarının teminatı için verilmiş olduğunu, hukukumuzda üçüncü kişinin borcunun teminatı için ipotek verilmesinin uygun olduğunu ve davacının iddialarını ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli ve 2020/585 Esas, 2021/414 Karar sayılı kararıyla; "...davacı ile davalı şirket arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, ipoteğe ilişkin resmi senette davacıya ait taşınmaza davacının davalı şirketten aldığı 600.000,00 TL bedel için taşınmaza ipotek konulduğu, eldeki davada resmi senede karşı tanık dinlenilmesine rıza gösterilmediğinden yazılı delilin aksinin ancak yazılı delille ispat edilebileceği, ayrıca davacıya para verilmediğinin kabul edildiği, davacı tarafla olmasa da davacının sahibi olduğu şirketle davalı arasında ticari ilişkinin varlığı kabul edildiğinden davalı tarafın takibinin de kötüniyetli olarak kabul edilemeyeceği..." gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıya ait ... .... Mah. 16 65... parsel sayılı taşınmaz üzerine davalı lehine konulan 600.000,00 TL bedelli ipoteğin kaldırılmasına; İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğü'nün 2018/37556 Esasında yapılan takibin iptaline, davacı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 07.07.2023 tarihli ve 2021/3009 Esas, 2023/1804 Karar sayılı kararıyla belirtilen "...davacının maliki bulunduğu taşınmazda davalı yararına 5 yıl süreli olarak 600.000,00 TL bedel tutarında teminat ipoteğinin tesis edildiği, bu ipoteğe bağlı olarak davalı şirket tarafından İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğü'nün 2018/37556 sayılı dosyasında takibin yapıldığı, davacı ile davalı şirket arasında ticari bir ilişkinin bulunmadığının sabit olduğu, İlk Derece Mahkemesince tanık delilinin reddine dair verilen kararın yerinde olduğu, davalı tarafın davacının kendisinden borç para almadığını beyan ettiği, bunun davacının iddiasını destekler mahiyette ikrar niteliğinde olduğu, kamu düzeni yönünden yapılan değerlendirmede dava dilekçesinde İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğü'nün 2018/37556 sayılı dosyasında davacının borçlu olmadığının tespiti talep edildiği halde talepten farklı bir şekilde HMK'nın 297. maddesine aykırı olarak 'İ.A. 20. İcra Müdürlüğünün 2018/37556 esasında yapılan takibin iptaline' dair hükmün kurulmasının yerinde görülmediği, bu ifadenin yerine davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin gerektiği..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun kamu düzeni yönünden kabulü ile gerekçe ve hüküm düzeltilmek suretiyle davacıya ait ... Mah. 16 65... parsel sayılı taşınmaz üzerine davalı lehine konulan 600.000,00 TL bedelli ipoteğin kaldırılmasına, İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğü'nün 2018/37556 sayılı dosyasında davacının borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili;1.Davacının dava dışı... Limited Şirketi'nin tek pay sahibi ve tek imza yetkilisi olduğunu,2.Söz konusu şirketin müvekkiline borçlarının olduğunu ve aradaki ticari ilişkiyi gösteren cari hesap kayıtlarının dosyaya sunulmuş olduğunu, 3.İpoteğin ödenmesi gereken borçların teminatı için konulduğunu,4.İpoteğin fekkinin mümkün olamayacağını, 5.Davacı ile müvekkili arasında temel bir borç ilişkisinin bulunmadığını,6.İspat yükünün davacı tarafta olduğunu,7.Davacının ipotek senedinde temel ilişkiye atıf yapılmamış olmasını fırsat bilerek kötü niyetle ipoteğin terkinini sağlamaya çalıştığını,8.Ticari defterlerin incelenmesinin gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, ipoteğin kaldırılması ve menfi tespit istemine ilişkindir.1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.