Trafik kazası sonucu destekten yoksun kalma tazminatında iş kazası nedeniyle SGK tarafından ödenen peşin sermaye değerinin rücuya tabi kısmının tazminattan indirilmesi gerekliliği.
Özet: Bu hukuki evrak, destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin temyiz incelemesinde, davalı sigorta şirketinin itirazı üzerine, sigorta tahkim komisyonunca verilen kararın kısmen hatalı bulunarak bozulduğunu göstermektedir; zira mahkeme, davacının eşinin vefatıyla sonuçlanan trafik kazasının bir iş kazası olduğunun tespit edilmesi ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacı eşe yapılan peşin sermaye değeri ödemesinin 5510 sayılı Kanunun 21. maddesi uyarınca tazminattan düşülmesi gerektiği hususunun araştırılması gerektiğini belirtmiş, dolayısıyla tazminat hesabında bu mahsubun dikkate alınması için davanın yeniden incelenmesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/627 E.- 2021/592 K.SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİSAYISI : 2021/İHK-25201SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİSAYISI : K-2021/40923İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; desteğin yolcu olduğu panelvan ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 09.07.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının eşi olan desteğin hayatını kaybettiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla toplam talebini 76.639,86 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığını, sigortalı aracın kaza anında park halinde olduğunu, işletilme halinde olmaması nedeniyle talebin teminat dışı olduğunu, tüm destek paylarının hesaplamada dikkate alınması gerektiğini, faiz talebinin yersiz olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan kusur raporunun kaza tespit tutanağı ile de paralel olacak şekilde davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında tali, desteğin yolcu olduğu panelvanın %75 oranında asli kusurlu olduğuna yönelik tespitte bulunduğu, hesap raporunda PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin esas alındığı gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 76.639,86 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, desteğin karıştığı kazanın bir iş kazası olduğunu, bu nedenle davacı desteğin eşine ödenen peşin sermaye değer tutarının varsa tespit edilmesi ve hesaplamada mahsup edilmesi gerektiğini, bu husus üzerinde yeterince durulmadığını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizi uygulanması gerektiğini, hesap raporunun bu yönden hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. GerekçeUyuşmazlık, desteğin yolcu olduğu panelvan ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu desteğin hayatını kaybetmesinden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden;a. 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 4. fıkrasında "..İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir." düzenlemesine yer verilmiştir.Dosya kapsamından, dava konusu olaya ilişkin Dairenin 2025/3952 Esas sayılı dosyasında bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ... Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 18.10.20 22... .11.2022 tarihli cevabi yazıları dikkate alındığında, olayın iş kazası olduğu, davacının eşi olan desteğin vefatı nedeniyle davacı adına ölüm aylığı bağlandığı ve peşin sermaye değeri hesaplandığı anlaşılmaktadır. Şu halde; Sigorta Tahkim Komisyonunca, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacı eşe davaya konu trafik kazasından kaynaklı peşin sermaye değeri hesabı yapıldığının anlaşılmasına göre, davacıya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak ödeme yapılmışsa rücuya tabi ilk peşin sermaye değerinin 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi hükmü gereği tazminattan düşülmesi (tarafların kusur durumları dikkate alınarak) suretiyle davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. b. Dava, destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin olup, destekten yoksun kalma tazminatına esas zararın tespitinde, destekten yoksun kalanlara, ölenin sağlığında sağlamış olduğu/olacağı yardımın miktarı doğru şekilde belirlenmelidir. Dairemizce kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken, çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine çok uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselmektedir. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre desteğin vefat ettiği tarihte annesi ve babasının hayatta olduğu, ancak baba ...'nun 22.12.2020 tarihinde vefat etmiş olduğu görülmekle, sağ olan anne ve babaya da pay ayrılması, baba ...'nun ölüm tarihi belli olduğundan baba ... yönünden destek hesabı yapılırken ölüm tarihine kadar hesaplanması gerekirken hükme esas alınan hesap raporunda bu hususlara uyulmamış olması doğru görülmemiştir. Bu durumda; destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmayan ve desteğin vefat tarihinde sağ olan anne ve babanın (babanın ölüm tarihi olan 22.12.2020 dikkate alınmak şartıyla) payı ayrılarak destek paylarının belirlenmesi, daha sonra Dairemizin yerleşik uygulamaları ile belirlenen ve yukarıda ifade olunan destek payları esas alınmak suretiyle bilirkişiden ek rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) davacı eşin talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi gerektiğinden, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2.Yukarıda (2-a) ve (2-b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.