İş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir ve cenaze ödeneği için SGKnın kusurlu işverene açtığı rücu davası hukuki incelemesi.
Özet: Bir iş kazasında hayatını kaybeden sigortalının hak sahiplerine Kurum tarafından bağlanan gelir ve ödenen cenaze yardımı bedellerinin, olayın meydana gelmesinde kurum denetmen raporu ve bilirkişi incelemesiyle %75 oranında kusurlu olduğu tespit edilen işverenden rücuen tahsili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi, ceza mahkemesince sanıklar hakkında beraat kararı verilmiş olmasına rağmen, işverenin %75 kusurlu olduğunu kabul ederek toplam 609.753,14 TL peşin sermaye değerli gelir ve 398,25 TL cenaze yardımı masrafı alacağının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline hükmetmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/8537 E.  ,  2025/14945 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2112 E., 2025/907 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/8 E., 2023/112 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle, davalı şirket çalışanı Kurum sigortalısı ...'ın 11.12.2017 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat ettiğini ve sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanıp, cenaze ödeneği ödendiğini, manevracı olarak çalışan sigortalının saat 20:30 sıralarında görevli bulunduğu 12 no.lu lokomotifte ... ... isimli sigortalının kullandığı lokomotifin ön kısmında bulunan ve marşbiyel olarak adlandırılan, önü korkuluklu, yanları açık bölümün düşmeyi engelleyecek güvenlik düzeyine sahip olmamasından dolayı düşerek vefat ettiğini, Kurum denetmeni tarafından düzenlenen 08.10.2018 tarih, ... sayılı raporda; meydana gelen olayın iş kazası olduğu ve işverenin meydana gelen kazada kusurlu olduğunu belirterek, 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesi gereği alacaklarının tespiti ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere şimdilik 81.353,51 TL'sinin peşin değerli gelirlerde onay, tedavi giderleri, iş göremezlik ve cenaze ödemelerinde sarf ve ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan ve yargılama sırasında kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğu tespit edilecek kişilerden müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, alacakların zamanaşımına uğradığını, meydana gelen kazadan müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 609.753,14 TL ilk peşin sermaye değerli gelirinin, 398,25 TL cenaze yardımı masrafının gelirlerde gelir bağlama onay tarihi olan 25.04.2018 tarihinden itibaren itibaren, cenaze yardımı masrafında ödeme tarihi olan 18.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararın gerekçesinde şu hususlara yer verilmiştir:
"SGK Müfettişinin 08.10.2018 tarih ve ... sayılı inceleme raporunda özetle: ...'ın 5510 sayılı Kanun'un (4/a) maddesi uyarınca sigortalı olduğu, meydana gelen olayın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 1. fıkrasının a ve b bentleri uyarınca iş kazası olduğu, kaza olayının meydana gelmesinde; işveren ... Ticaret A.Ş.'nin %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, kaza olayının meydana gelmesinde; sigortalı ...'ın %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, kanaati belirtilmiştir.
Dosya kusur oranının tespiti için bilirkişi heyetine gönderilmiş olup, bilirkişi heyeti 18.03.2019 tarihli raporda, davalı ... Ticaret A.Ş.'nin %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, kazalı ... ...'ın %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, SGK Müfettişi tarafından düzenlenen 08.10.20 18... 5/09/İR/98 sayılı İnceleme Raporundaki değerlendirmelere katılmakta oldukları belirtilmiştir.
Karabük 2. Asliye Ceza Mahkemesininin 2019/ 82... /124 Karar sayılı dosyasında; "Her ne kadar sanıklar ..., ... ve ... ... hakkında “taksirle ölüme neden olma” suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de yüklenen suç açısından sanıkların taksirinin bulunmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince sanıkların ayrı ayrı beraatlerine" karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir.
Mahkememizce de Kurum denetmen raporu ile bilirkişi heyet raporunun uyuşması ve bilimsel verilere uygun olmaları nedeniyle davalı ... Ticaret A.Ş.'nin %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, kazalı ... ...'ın %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Dosya hesap yapılmak üzere bilirkişiye tevdi edilmiş olup, bilirkişi 10.02.2023 tarihli raporda; hak sahiplerine bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerine ilişkin 609.753,14 TL onay tarihinden (25.04.2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile sigortalı için cenaze yardımı masrafına ilişkin 398,25 TL'yi ödeme tarihinden(18.01.2018) itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı işverene rücu edebileceği kanaatini bildirir raporunu dosyaya ibraz etmiştir.
Meydana gelen meslek hastalığı nedeniyle usul ve yasaya uygun ve Mahkememizce kabul gören 10.02.2023 tarihli hesap bilirkişisi raporu doğrultusunda; davacı Kurumun, 609.753,14 TL ilk peşin sermaye değerli gelirinin, 398,25 TL cenaze yardımı masrafı alacağının bulunduğu değerlendirilmiştir."
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle,
1.Meydana gelen kazadan işverenin %100 kusurlu olduğunu, sigortalının kusurunun olmadığını, bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, itirazlarına rağmen hesap raporunun da bu hatalı rapora göre düzenlendiğini, bu nedenlerle kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle,
1.Taraflarınca yapılan hiçbir usuli itirazın karara bağlanmadığını, davacı Kurumca dava dışı kazazedeye bağlanan gelir ve yapılan masrafların belirli olup, bu nedenle eldeki davanın belirsiz alacak ve tespit davası olarak açılamayacağını, ayrıca dosya kapsamında Kurumun alacaklarının zaman aşımına uğradığını,
2. Meydana gelen olayda müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davacı tarafça hazırlanan raporun tarafsız olmadığını, hükme esas alınmaması gerektiğini,
3. Rücuen tazminat davasının şartlarının oluşmadığını, hesabı kabul etmediklerini, faiz hesabı ve başlangıcının hatalı olduğunu, davacı Kurum lehine verilen vekalet ücreti ve yargılama giderinin de hatalı hesaplandığını,
4. Ayrıca kadının tekrar evlenme durumunun dikkate alınmadığını ve sigortalının gelirinin %70 inin dağıtıma esas alınmasının da hatalı olduğunu, %50'sinin hesaplanması gerektiğini” ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı Kurum vekili ile Davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.