T.C. İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen konkordato davasında borçlu şirketin artan satışlara rağmen yükselen alacak devir hızının komiser raporuyla değerlendirilmesi.
Özet: Bu hukuki süreç, ödeme güçlüğü çeken bir şirketin, alacaklılarıyla anlaşarak borçlarını yeniden yapılandırmak ve malvarlığını haciz baskısından korumak amacıyla başlattığı adi konkordato talebine ilişkindir. Mahkeme, talebi değerlendirerek geçici mühlet vermiş, bu süreyi uzatmış ve bir konkordato komiser heyeti görevlendirerek borçlunun varlıkları üzerinde ihtiyati tedbir kararları almıştır. Sunulan konkordato projeleri ve komiser raporları incelenmiş olup, şirketin satış hacminde önemli bir artış yaşandığı ancak bu süreçte alacaklarının da ciddi şekilde yükseldiği tespit edilmiştir; bu durum, konkordato dönemindeki temel hedeflerle çelişki arz etmekte ve projenin uygulanabilirliği konusunda değerlendirmelerin devam ettiğini göstermektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/799 Esas
KARAR NO : 2026/134
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ: 09/09/2025
KARAR TARİHİ: 11/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; 2004 s. İcra ve İflas Kanununun 285 vd. maddeleri gereğince konkordato talebinin kabulü, öncelikle davacı müvekkili hakkında tensiben 3 ay geçici mühlet kararı ile birlikte İcra ve İflas Kanunun 287. ve 294. Maddeleri gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesi, ihtiyati tedbir kararlarının aynen devamı ile yargılama sonrasında kesin mühlet kararı verilmesi ve yargılama neticesinde konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :Dava, İİK 285 vd. maddelerinde düzenlenen konkordatonun tasdikine karar verilmesi isteğine ilişkindir.Davacı tarafından dava dilekçesi ekinde İİK.nun 286 madde hükümlerinde belirtilen belgelerin sunulmuş olması nedeniyle, mahkememizce ----- tarihinden başlamak üzere üç aylık geçici mühlet kararı verilerek konkordato komiser heyeti görevlendirildiği, borçlunun mal varlığının muhafazası için tedbir kararı verildiği, verilen üç aylık geçici mühlet süresinin --- tarihinden itibaren iki ay süre ile uzatılmasına karar verilmiştir. --- tarihinde kabul edilerek, 15 Mart 2018 tarihli Resmî Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren, “İcra Ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 13 vd maddelerinde, 2004 sayılı İİK ‘nun “ Konkordato İle Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması “ üst başlığını taşıyan on ikinci babında değişiklikler yapılmış, İflasın ertelenmesi kaldırarak konkordato yeni bir içeriğe kavuşturulmuştur. İİK 285. maddesinde konkordato talebi düzenlenmiştir. Konkordato öncelikle borçlu tarafından talep edilmektedir. Borçlu ise, iflasa tabi olan veya olmayan bir gerçek veya tüzel kişi olabilmektedir.2004 sayılı İİK‘nun 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada, iflasa tabi olan borçlu için, İİK‘nun 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu vurgulanmıştır. Davacı tarafından açılan davada mahkememizin yetkili ve görevli olduğu belirlenmiştir.Konkordato borçlarının vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçluya alacaklılarla yaptıkları anlaşma çerçevesinde ödeme imkanı tanıyan bu haliyle borçluyu haciz baskısından kurtararak mal varlığını korumayı amaçladığı için borçlunun menfaatine olan, aynı zamanda borçlunun iflasına göre daha fazla tatbik edilmesi nedeniyle alacaklıların da lehine olduğu kabul edilen bir kurumdur. Ancak bu dengenin korunması halinde alacaklı konkordatodan yararlanabilecektir. Konkordato projesinin kabule değer olup olmadığının değerlendirilmesinde borçlunun proje kapsamında borçlarını öngördüğü plan çerçevesinde ödeyebilme imkanının olup olmadığı mahkemece değerlendirilecektir. Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden bu haliyle dava teorisinden ayrılır. Komiser raporları ve atanmış kayyım raporları çerçevesinde konkordato tasdiki sonrası gelişmeler de dahil olmak üzere borçlunun davranışları verilecek karar üzerinde etkili olacaktır.------------Borca batıklık ise, borçlunun mal varlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK.nun 376 maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir.Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından, borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir. -----Davacı vekili tarafından dava dosyasına konkordato ön projesi ve revize projeleri sunulmuş, sunulu bulunan projeler konkordato komiserleri tarafından inceleme konusu yapılmıştır.Mahkememizce atanan komiserler tarafından, davacı hakkında sunulmuş bulunan son raporlarında ;Komiserler tarafından sunulan raporlarında borçlu şirketin mali tabloları, faaliyet sonuçları ve konkordato süreci içerisinde alınan yönetimsel kararlar birlikte değerlendirildiğinde, şirketin -----tarihli ara döneme kıyasla ----tarihli mali tablolarında satış hacmini çok yüksek oranlı biçimde artırdığı , bu kapsamda, -------- tarihi itibarıyla --- olan satış gelirlerinin, --- tarihi itibarıyla----- seviyesine yükseldiği, söz konusu artışın şirket faaliyetlerinde ciddi bir canlanmaya ve operasyonel kapasitenin genişlediğine işaret ettiği gibi görünse de şirketin satışına karşın alacağın ciddi şekilde yükseldiği , oysaki konkordato döneminde şirketin ana hedefinin kar ve alacak devir hızının düşük tutmak olduğu, şirketin aynı dönemde faaliyet sonuçları incelendiğinde; ---- faaliyet zararı söz konusu iken,---- tarihi itibarıyla faaliyet sonucunun ---- faaliyet kârına dönüştüğü, bu durumun şirketin esas
faaliyetlerinden kaynaklanan giderlerini kontrol altına alabildiğini ve faaliyetlerini kârlı şekilde yürütebilir hale geldiğini gösterdiği ancak bu kârın da projede hedeflenen kârdan daha düşük olduğu, şirketin bilançosunda gözüken verilen çekler hesabı detaylı incelendiğinde çeklerin faaliyet dışı işler ile ilgili grup şirketlerin akaryakıt alımı ile ilgili olduğu ve bu tutarın ----- olduğu tespit edildiği, şirket ortağının şirkete olan borcu ve sermaye artırımı neticesinde oluşan tutarı nasıl ödeyeceğine ilişkin net bir kaynak sunamadıklarını, veriler birlikte değerlendirildiğinde; borçlu şirketin esas faaliyetlerinden gelir üretme kabiliyetini yeniden kazandığı, operasyonel zarar sürecini geride bırakarak kârlı bir yapıya geçiş yaptığı ve ekonomik faaliyetlerini devam ettirebilecek potansiyele sahip olduğu , olumlu finansal performansa rağmen, geçmiş dönemlerden kaynaklanan borç yükü ve vadeli satışlardan doğan tahsilat süresi nedeniyle oluşan nakit akışı dengesizliğinin, şirketin kısa vadeli yükümlülüklerini zamanında yerine getirmesini zorlaştırdığı, Davacının sunmuş olduğu projede kaynak olarak gayrimenkul satışının öngörüldüğü, bu taahhüdün gerçekleşmediğini, sunulan revize projenin gerçekleşmesi için şirket ortağının cari hesaptan şirkete olan borcunu ödemesi ve sermaye artışından kalan ödemelerin zamanında yapılması koşulu ile konkordato da başarılı olabileceği bildirilmiştir. Konkordato talep eden şirketin -------- tarihli kaydi mali verilerine göre: Şirket 6102 sayılı TTK.'nun 376/3. maddesinde hükümlere göre öz varlığının 43.682.208,15 TL olduğu Konkordato talep eden şirketin 31.12.2025 tarihli rayiç mali verilerine öz varlığının 51.889.085,61 TL olduğu ve BORCA BATIK OLMADIĞI bildirilmiştir. Bu itibarla sunulan konkordato komiseri raporları ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; Projede hedeflenen kâra ulaşılamadığı, kâr ve alacak devir hızının ayarlanamadığı, şirket ortağının şirkete olan borcu ve sermaye artırımı neticesinde oluşan tutarı nasıl ödeyeceğinin somut olarak açıklanamadığı, şirketin olumlu finansal performansa rağmen geçmiş dönemlerden kaynaklanan borç yükü ve vadeli satışlardan doğan tahsilat süresi nedeniyle kısa vadeli yükümlülüklerini yerine getirmesinin zorlaştığı, davacının projede kaynak olarak öngördüğü gayrimenkul satışını gerçekleştirmediği, her ne kadar komiser heyeti tarafından sunulan nihai rapor bu tespitlerle birlikte revize projenin gerçekleşmesi için şirket ortağının cari hesaptan şirkete olan borcunu ödemesi ve sermaye artışından kalan ödemelerin zamanında yapılması koşulu ile konkordato projesinin başarılı olabileceği belirtilmiş ise de geçici mühlet ve uzatılan süre içerisinde şirket ortağının şirkete olan borcu ve sermaye artırımı neticesinde oluşan tutarı nasıl ödeyeceğine dair net bir kaynak sunamadığı anlaşılmakla, İİK’nun 289/3’uncu maddesi kapsamında “Kesin Mühlet” şartı olan Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmediği, davacı şirketlerin rayiç değerlerine göre borca batık olmadığı belirlenmekle koşulları oluşmayan konkordato davasının reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :
1-KOŞULLARI OLUŞMAYAN DAVANIN REDDİNE,
Mahkememizce verilen tüm tedbir kararlarının kaldırılmasına,
Konkordato komiser heyetinin görevine son verilmesine,
Kararın ilanına,
Hemen ilgili yerlere yazı yazılmasına,
2-Alınması gereken 732,00 TL karar harcının 615,40 TL 'si dava açılırken peşin olarak alınmış olduğundan geriye kalan 116,60 TL'nin davacı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, hazır olan tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -----------Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/02/2026