Davacı tarafından kalp krizi nedeniyle iş kazası tespiti talepli davada, bozma kararı sonrası yapılan incelemede olayın iş kazası olmadığına hükmedilerek davanın reddinin temyizen onanması.
Özet: Davacının geçirdiği kalp krizinin iş kazası veya meslek hastalığı olarak tespitini talep ettiği davada, ilk derece mahkemesince yapılan ilk reddin, olayın niteliği ve işyerinde vuku bulup bulmadığına dair eksik inceleme gerekçesiyle bozulması üzerine, bozmaya uyularak yapılan yeni yargılamada alınan Adli Tıp Kurumu raporu ile kalp krizi olgusunun gerçekleşmediği tespit edilmiş ve dava yeniden reddedilmiştir. Temyiz incelemesinde, ilk derece mahkemesinin bozma kararına uygun hareket ettiği, kararda ve gerekçesinde hukuki bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirmediğine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/190 E., 2025/33 K.İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili özetle; davacının geçirdiği kalp krizi ve diğer rahatsızlıklarının iş yerinde ve iş kazası sonucu meydana geldiğinin tespitini talep ve dava etmiştir.II. CEVAP1.Davalı vekili, ... Hastanesinden gelen cevabi yazıdan anlaşıldığı kadarıyla davacının 2014 yılında stent takılmak üzere bir operasyon geçirdiğini ve hastanede 24 saat kaldığını, ancak bu hususa ilişkin davalı şirkete herhangi bir iş göremezlik raporunun ibraz edilmediğini, operasyonun ardında davacının 4 yıl süreyle çalışmasına devam ettiğini, davacının davalı şirket bünyesinde görmüş olduğu işin doğrudan fiziksel efora dayanan bir iş olmadığını, bu nedenle kalp rahatsızlığın oluşumunda ya da oluşturduğu zararlarda davalı şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, işle ilgili olmayan zarar verici olayın iş kazası ya da meslek hastalığı olarak nitelendirilebilmesinin mümkün olmadığını, ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. 2. Davalı Kurum vekili, davacının büro işi yaptığını ve ağır işlerde çalışmadığını, meslek hastalığı oluşturabilecek bir iş yapmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesince, davacının kalp krizinin, işyerinde veya işveren adına yürütülen bir iş esnasında vuku bulduğuna dair herhangi bir tespit yapılmadığı, meslek hastalığı anlamında, davacının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde belirtildiği üzere; kimyevi, maden vb. ağır çalışma koşullarında çalıştığına dair herhangi bir verinin bulunmadığı, 09.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda davacının geçirdiği kalp krizinin iş kazası yada meslek hastalığı olduğuna dair tespit yapılmadığı gerekçesi ile davanın reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 23.12.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 12.12.2023 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 12.12.2023 tarihli kararının süresi içinde, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece,"..Eldeki davada, öncelikle olayın kalp krizi olup olmadığı, dosya kapsamındaki tedavi kayıtları da gözetilmek suretiyle gerekirse bu kapsamda bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle irdelenmeli, net şekilde belirlenmelidir. Öte yandan kalp krizi belirlemesi yapıldığı taktirde, işbu olayın davacının iddia ettiği gibi 14.01.2014 tarihinde mi yoksa 06.01.20 14... .01.2014 tarihli ilgili hastane başvuruları tarihlerinde mi gerçekleştiği hususu davacının beyanına da başvurulmak suretiyle belirleme yapıldıktan sonra ayrıca bu olayın iş yerinde vuku bulup bulmadığı noktasında, o dönem iş yeri bordro tanıkları da dinlenilmek suretiyle araştırılarak hüküm tesis edilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar tesisi yerinde görülmemiştir. ..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Kararİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerekli belgeler tamamlandıktan sonra alınan 25.01.2025 tarihli ATK raporunda kalp krizi olgusunun gerçekleşmediği tespit edildiğinden davacının davalı iş yerindeki çalışmaları sırasında 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi ve 14/1 maddesi kapsamında iş kazası/meslek hastalığı oluşmadığı kanaatine varılarak davanın reddine dair karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, kararın kaldırılmasını, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.B. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, iş kazası tespiti istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 3 70... . maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi.3. Değerlendirme1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.