Sigorta başlangıç tarihi ve prime esas kazanç tespiti davasında eksik bildirim iddiaları, tanık beyanları ve işyerleri arası organik bağ değerlendirmesiyle verilen ret kararının temyizde onanması.
Özet: Bu hukuki metin, davacının geçmiş çalışma dönemine ait sigorta başlangıç tarihi, eksik bildirilen hizmet süresi ve prime esas kazancının tespiti talebiyle açtığı davanın, ilk derece mahkemesince reddedilmesi ve bu kararın istinaf mahkemesince de davacının iddialarını kesin olarak ispatlayamadığı, tanık beyanlarının yeterli olmadığı ve işyerleri arasında organik bağın kanıtlanamadığı gerekçeleriyle onanması üzerine davacı vekilinin yaptığı temyiz başvurusunu konu almaktadır; Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin kararda belirtilen gerekçelerin usul ve yasaya uygun olduğu, sunulan temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirmediği sonucuna vararak, davacının hizmet tespiti ve prime esas kazançlarının belirlenmesi talebinin reddine ilişkin istinaf kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/113 E., 2025/393 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş MahkemesiSAYISI : 2021/66 E., 2024/334 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.01.2006-16.03.2011 tarihlerinde halkla ilişkiler-proje tasarım- ön muhasebeci olarak aylık net 1.000 TL ücretle aralıksız çalışmasına rağmen sigorta bildiriminin eksik yapıldığını, kazancının asgari ücretten gösterildiğini belirterek 01.01.2006- 16.03.2011 tarihleri arasında aralıksız çalıştığının, sigorta başlangıç tarihinin 01.01.2006 olduğunun ve prime esas kazançlarının tespitini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı tarafından cevap dilekçesi verilmemiştir.Davalı Kurum vekili, davanın yöntemince kanıtlanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Somut olayda, davacının 01.01.2006-13.07.2006 tarihleri arasında dava dışı ..... ve Tic. Ltd. Şti 'de sigorta kaydının bulunduğu, davalı işveren ile belirtilen şirket arasında organik bağ tespit edilemediği, davacı tanıkları ... ve ... 'in davacının sigortasız çalıştığını iddia ettiği dönemde davalı işyeri çalışanı olmadıklarından görgüye dayalı bilgilerinin bulunamayacağı ve beyanlarına itibar edilemeyeceği, diğer davacı tanığı ...'ın ise davacının 16.10.2007-01.12.2010 tarihleri arasında sigortalı olduğu dava dışı ...Tüketim Malları San. Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı olduğu, tespite elverişli beyanda bulunmadığı anlaşılmaktadır.Davacının davalı nezdinde çalıştığını iddia ettiği 16.10.2007-01.12.2010 tarihleri arasındaki süreyi kapsayan dönemde ...Tüketim Malları San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı iş yerinden sigorta kaydının bulunduğu, adresinin davalı işyerinin adresi ile aynı olduğu, her iki işyerinin faaliyet alanlarının aynı olduğu, Teknik Isıtma ... Şti.'nin ortak/yetkilisi olan ... ve ...'ın davalı işverenin sigortalı çalışanları olup Kurum kayıtlarında her iki işverenin bildirimlerinin araya gün girmeksizin yapıldığı dikkate alındığında davalı işveren ile dava dışı şirket arasında organik bağ bulunduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda yer alan açıklamalar ışığında, Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli olup çalışma olgusu ile prime esas kazancın asgari ücretin üzerinde olduğu iddiasının hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ispat edilemediği kabul edilerek davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili, temyiz dilekçesinde özetle, 1.Müvekkilinin çalışmalarının dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarıyla örtüşmesine rağmen Mahkeme tarafından verilen red kararının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını,2.Kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada, hiç tanık dinlenilmemiş olup dosya kapsamındaki tanık beyanları yanlış yorumlanarak karar verildiğini,3.Kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama neticesinde dosya bilirkişiye gönderilmiş olup ancak bilirkişi raporunda 2 seçenekli bir değerlendirme yapılmış olmasına rağmen davanın reddi kararının hukuka ve yasaya açıkça aykırı olduğunu,4.Müvekkili aleyhine verilen davanın reddi kararının hukuki gerekçeden yoksun olduğunu, kaldırma kararından önce verilen davanın kabul kararının, keza bilirkişi raporundaki 2. seçenekte yer alan değerlendirmenin hükme esas alınması gerektiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazancın tespitine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.