Yüklenicinin mobilya ve dekorasyon işlerinden kaynaklanan alacak iddiasıyla açtığı itirazın iptali davasında, faturaların kapsamı, imalatların hangi döneme ait olduğu ve ödenen bedellerin mahsubu konularında temyiz incelemesi.
Özet: Davacı yüklenicinin, davalı iş sahibine ait taşınmazlarda yaptığı mobilya ve dekorasyon işlerinin bedelinin ödenmediği gerekçesiyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açtığı davada, davalı, işin bedelinin daha önce ödendiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak, davaya konu imalatların 2018 yılında veya öncesinde yapıldığını ve davacının daha önce kestiği 118.000 TLlik faturanın dava konusu imalatlara kısmen ilişkin olduğunu tespit etmiştir. Mahkeme, toplam imalat bedelinin 262.191,07 TL olduğu ve ödenen kısım düşüldüğünde davacının 144.191,07 TL için takip yapmakta haklı olduğu sonucuna varmış, alacak likit olmadığından inkar tazminatı talebini reddetmiştir. İstinafın kararı onamasının ardından davacı, temyiz başvurusunda, mahsup edilen 118.000 TLlik faturanın dava konusu imalatlarla ilgisi olmadığını ve piyasa rayiçlerinin yanlış değerlendirildiğini iddia etmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2024/3679 E.  ,  2025/3993 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/936 E., 2024/922 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2020/624 E., 2022/83 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yüklenicinin davalı iş sahibine ait 1 55... parsel, 4035 ada, 2 parsel ve 3811 ada, 12 parsel sayılı taşınmazda bulunan yapıların mobilya ve dekorasyon işlerini yaptığını ve davalı şirkete teslim ettiğini, yapılacak keşif ile imalatların tespit edilebileceğini, bu konuda tanıkların da detaylı bir şekilde bilgi verebileceğini, proje örneklerini ve imalatlara ilişkin fotoğrafları sunduklarını, davalı tarafın cevap dilekçesinde bahsetmiş olduğu icra dosyasındaki bedeli ödenen faturalar ile davaya konu faturalar arasında bir ilgi bulunmadığını, tamamen farklı faturalar olduklarını ve farklı hizmet ifasına istinaden düzenlendiğini, iş teslim edilmiş olmasına rağmen davalının iş bedelini ödemediğini, yapılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket ile davalı arasında yapılan anlaşma gereğince yüklenici tarafından yapılan işin bedelinin ... Genel İcra Müdürlüğü'nün 2020/148473 Esas sayılı dosyasıyla ödendiğini, bedeli bu şekilde ödenen iş haricinde başka bir iş ilişkisinin kurulmadığını, daha önce kesilen 08.05.2018 tarihli faturaya istinaden 155 ada, 23 parsel, 4035 ada, 2 parsel ve 3811 ada, 12 parselde bulunan taşınmazların tamamında yapılması için anlaşılan işlerin 2018 yılında tamamlandığını, inşaatların yapı kullanma izin belgelerinin ve iskânlarının alındığını, bağımsız bölümlerin satıldığını, kiraya verildiğini savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe dayanak iki adet fatura olduğu, taraflar arasında yazılı sözleşme olmadığı, davacı tarafça davalı taraf adına 06.08.2020 tarihinde düzenlenen dava konusu faturalardaki mobilya imalatlarının yapım yılının 2018 ve daha öncesi dönemde yapılan imalatlara ilişkin olduğu, ancak sonradan davacı tarafça fatura tanzim edildiği, davacı tarafça 2018 yılında düzenlenen faturalarda yer alan imalatların başkaca imalatlar olduğu belirtilmiş ise de; buna ilişkin dava dosyasına delil ibraz edilmediği, davacının 2018 yılı ticari defter kayıtlarına göre davalı adına 2018 yılında düzenlenen 08.05.2018 tarihli 118.000,00 TL tutarındaki faturada yer alan mobilya imalatlarının miktarının davaya esas 3 ayrı inşattaki mobilya imalatlarından daha az olduğu, imalatların miktarının projeye ve faturadaki miktarlara uygun olduğu, her ne kadar toplam kesilen fatura tutarı 572.364, 78 TL ise de; toplam imalat bedelinin 2018 yılı serbest piyasa rayiçlerine göre toplam 262.191,07 TL olduğu, dava konusu olmayan 118.000,00 TL tutarlı faturanın da dava konusu imalatlara ait olup kısmen düzenlendiği ve ödendiği, bu durumda davacının davalı tarafa 262.191,07 TL -118.000,00 TL=144.191,07 TL yönünden takip yapmakta haklı olduğu, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkâr tazminatı talebinin koşullarının ve yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a.Bilirkişi raporunda yapılan hesaplamadan 08.05.2018 tarihli A seri ... numaralı 118.000 TL bedelli fatura bedelinin mahsup edilmesinin hatalı olduğunu, söz konusu faturanın irsaliyeli fatura olduğunu dava konusu taşınmazlarda davacı tarafından gerçekleştirilen imalâtlarla ilgisi bulunmadığını,
b.Bilirkişi raporunda incelenen 08.05.2021 tarihli faturanın davalıya ait Antalya/... ... Mahallesi ile davalının yetkilisinin ofisine yapılan imalâtla ilgili olduğunu, davalının kötüniyetli olarak borçtan kurtulmak adına irsaliyeli fatura ile davaya konu 2 adet E Faturaya konu imalatların aynı imalât olduğunu iddia ettiğini, itirazlar değerlendirilmeden ek rapor alınmaksızın verilen kararın haksız olduğunu,
c.Bilirkişi raporunda 2018 yılındaki piyasa rayiç fiyatlarının esas alınmasının yanlış olduğunu çünkü imalatların bu yıldan çok daha sonra yapıldığını, raporda her ne kadar piyasa rayiç fiyatlarının esas alındığı belirtilmiş ise de kamu kurumlarındaki birim fiyatların baz alındığını ancak somut imalatların lüks taşınmaz olan residancelere yapıldığını bu kapsamdaki işçilik ve maliyetlerin baz alınması gerektiğini, mobilyacılar odasından fiyat sorulması taleplerinin haksız olarak reddedildiğini beyan etmektedir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a.Faturaların 2020 yılında kesilmesine rağmen 2018 yılında yapılan imalâtlara ilişkin olduğunu, yapı kullanım izinin 2018 yılında alındığını imalâtların o yıla ilişkin olmaması halinde o yıl yapı kulanım izni alınamayacağını,
b.Bilirkişi raporunda 2018 yılında düzenlenen fatura içeriğinde yapılan imalatların tamamının karşılanmadığı daha sonrasında da yapılmış imalâtların bulunduğu belirtilmiş ise de tarafların 2018 tarihinde ödemesi yapılan fatura bedeli üzerinden sözleşme serbestisi gereği anlaştıklarını ve o bedelin sabit kalması gerektiğini, iş bitiminden 2 yıl sonra fatura kesilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olacağını,
c.Kabul ve red miktarını gözetmeksizin harcın tamamının müvekkilden tahsiline karar vermesinin doğru olmadığını,
d.Muhasebeci bilirkişinin 2018 tarihli faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde gözüktüğünü, 2020 yılında ödendiğini ve bunun dışında davacıya bir borcunun bulunmadığını belirttiğini, davacının ticari defterlerinde ise 2018-2019 yıllarına ilişkin davalı şirketin bir borcu olmadığının gözüktüğünü belirttiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi neticesinde; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi neticesinde; miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfı ile aynı Kanun'un 352/1-b maddesi hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktar 144.191,07 TL'dir. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalmaktadır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
2.Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle kesin olması nedeniyle REDDİNE,
3.Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
4.Davalının yatırdığı temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
5.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.