Türk bayraklı gemilerde aşçı olarak çalışan davacının haksız fesih sonrası kıdem, ihbar, fazla çalışma ve yıllık izin alacakları talebinin Yargıtayca incelenmesi.
Özet: Bir aşçının gemi işleten şirkete karşı açtığı davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, işverenin belirli süreli iş sözleşmesi iddiasına rağmen, sözleşmelerin objektif neden olmaksızın birden fazla yenilenmesi nedeniyle belirsiz süreli iş ilişkisinin varlığına hükmederek iş akdinin haksız feshini ve kıdem, ihbar, yıllık izin, fazla çalışma gibi alacakların ödenmediğini kabul etmiş, işverenin ödeme veya haklı fesih iddialarını ispatlayamaması üzerine işçinin tazminat ve alacak taleplerini haklı bularak davanın büyük kısmını kabul etmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2636 E., 2025/861 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 14. İş MahkemesiSAYISI : 2017/1603 E., 2021/451 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılara ait Türk bayraklı gemilerde 21.05.2008-26.09.2017 tarihleri arasında kesintisiz şekilde aşçı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmediğini, davacının çalıştığı süre boyunca ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili günlerinde çalıştığını, fazla çalışma yapmasına rağmen fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini, yıllık ücretli izinlerini kullanmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı Şirket tarafından işletilen gemilerde belirli süreli iş sözleşmeleri ile kesintili olarak çalıştığını, davacının belirli süreli iş sözleşmeleri ile çalışmasının işin niteliği gereği olduğunu, davacının son dönem çalışmasının istifasıyla sona erdiğini, davacının kıdem tazminatı talep hakkı bulunmadığını, herhangi bir fazla çalışması bulunmadığını, davacıya fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili çalışmaları karşılığı ücretlerin, hak ettiği yıllık izinlerin karşılığı ödemelerin, ücret bordrolarında kist ikramiye ve yıllık izin ücreti olarak tahakkuk ettirildiğini ve ödendiğini, davacının hiçbir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalılara ait gemilerde aşçı olarak toplamda 5 yıl 4 ay 26 gün çalıştığı, davalı taraf davacının belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını iddia etmiş ise de somut olayda davacı ile birlikte birden fazla iş sözleşmesi kurulduğu, bu sürelerde davacının davalılara bağlı gemilerde çalıştığı ve sözleşmelerde özel olarak sefer kaydı konulmadığı sabit olduğundan davacının belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığının kabulü gerektiği, davalı iş sözleşmesinin tazminata hak kazanmayacak şekilde sona erdirildiğini ispat edemediğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, ödenmeyen yıllık izin, ücret ve fazla çalışma ücreti alacaklarının bulunduğu, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının reddi gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalılara ait gemilerde aşçı olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından tazminat gerektirmeyecek şekilde feshedildiği ispatlanamadığından kıdem ve ihbar tazminatının kabulü kararının yerinde olduğu, davacının belirli süreli sözleşmelerle uzun süreli olarak çalıştığı, birden çok belirli süreli iş sözleşmesi yapılmış olup sözleşmelerin birden fazla yenilenmesinde objektif neden veya esaslı neden bulunmadığından belirsiz süreli olarak kabul edilmesi gerektiği, davalı işverenlikçe davacının izin alacağının ödendiği ya da izinleri kullandırdığının ispatlanamadığı, dosyada, davalı işverenlikçe ileri sürülen izinlerin kist ikramiye olarak ödendiği iddiasını ispatlayacak veri bulunmadığı, ücretin tespitinde ve tanık beyanlarına göre ücrete ikramiye ve yemek bedeli eklenmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davalı tarafından ücret alacağının ödendiğinin ispatlanamadığı, dosyada gemi adamları listesi, vardiya çizelgesi, fazla sürelerle çalışmayı belgeleyen tasdikli defter gibi yazılı delil bulunmadığı, tanık beyanlarına göre fazla çalışmaların ispatlandığı, fazla çalışmaların karşılığının ödendiğinin davalı işverenlikçe ispatlanamadığı, alacakların zamanaşımı def'i dikkate alınarak hesaplandığı, ilk talep miktarı dikkate alındığında fazla çalışma alacağının ıslaha karşı zamanaşımı def'inden etkilenmediği, hükmedilen faizde isabetsizlik bulunmadığı, yapılan hesaplamaların dosya kapsamına uygun bulunduğu gerekçeleriyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. İşin niteliği gereği davacının belirli süreli iş sözleşmeleriyle çalıştığını ve sözleşmenin belirsiz süreli olduğunun kabulünün hatalı olduğunu, davacının kesintisiz çalışmasının bulunmadığını, müvekkili Şirketler tarafından ihtiyaç duyuldukça ve fasılalarla çalıştırıldığını, belirli süreli iş sözleşmelerinin her bir gemi seferi için sefer başına düzenlendiğini, ayrıca tüm çalışmalarının müvekkili Şirketler nezdinde geçmediğini, 2. Davacının belirli süreli iş sözleşmesini en son kendisinin istifa ederek sona erdirdiğini, kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, diğer yandan davacı belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığından ihbar tazminatı hakkının zaten olmayacağını,3. Davacının fazla çalışma yaptığını ispat edemediğini, sadece davacı tarafın tanık beyanları dikkate alınarak yapılan hesaplamanın fahiş olduğunu, fazla çalışma alacağının aylık ücret miktarının içinde olduğunu, hükme esas alınan hesaplamada bu hususun dikkate alınmadığını,4. Ücret bordrolarında yıllık izin ücretlerinin tahakkuk ettirilmesine rağmen yıllık izin ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 5. Davacının hak ettiği bütün alacaklarının eksiksiz şekilde ödendiğini,6. Hükme esas alınan hesaplamalarda dikkate alınan ücretinin hatalı tespit edildiğini, 7. Hükmedilen alacakların ancak TL cinsinden belirlenebileceğini, USD cinsinden belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu,8. Hükmedilen faizin hatalı olduğunu, 9. Davacının, davalılar dışındaki çalışmalarının hizmet süresinden sayılmasının hatalı olduğunu, 10. Dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, Mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, belirli süreli iş sözleşmelerinin belirsiz süreli iş sözleşmesine dönüşüp dönüşmeyeceği, buna göre kıdem ve ihbar tazminatının ispatı, ücret tespiti, hizmet süresi, yıllık ücretli izin alacağı ve faiz hususlarına ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilince aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun (854 sayılı Kanun) "Belirli süre veya sefer için akit" kenar başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrası şöyledir:" Hizmet akti belirli bir süre veya sefer için yahut süresiz olarak yapılabilir.I - Belirli bir süre için yapılmış hizmet akti bu sürenin bitiminde sona erer. Hizmet akti gemi seyir halinde iken sona ererse akit, geminin ilk limana varmasına ve güvenlik altına alınmasına kadar devam eder."Aynı Kanun'un "Akit süresinin uzaması" kenar başlıklı 8. maddesi ise şu şekildedir:" Belirli bir sefer için yapılmış olan hizmet aktinin sonunda gemiadamı işveren veya işveren vekilinin muvafakatiyle işe devam eder ve gemi de sefere çıkarsa, hizmet akti bu sefer süresince uzatılmış sayılır.Belirli bir süre için yapılmış olan hizmet aktinin sonunda gemiadamı işveren veya işveren vekilinin muvafakatiyle işe devam ederse hizmet akti, aynı süre için uzatılmış sayılır."Somut olayda 854 sayılı Kanun kapsamında gemiadamı olan davacının, fasılalı şekilde gerçekleşen çalışma dönemlerinde belirli süreli iş sözleşmeleri ile çalıştırıldığı uyuşmazlık dışıdır. İş sözleşmelerinin türünün ve fesih şeklinin kıdem ve ihbar tazminatı gerektirip gerektirmediği yönünden yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesi tarafından, davacı ile birden fazla iş sözleşmesi yapıldığı, bu sürelerde davacının davalılara bağlı gemilerde çalıştığı ve sözleşmelerde özel olarak sefer kaydı konulmadığı gerekçeleriyle sözleşmelerin belirsiz süreli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince de davacı ile birden çok belirli süreli iş sözleşmesi yapıldığı, sözleşmelerin birden fazla yenilenmesinde objektif neden veya esaslı neden bulunmadığı şeklindeki ek gerekçelerle İlk Derece Mahkemesinin tespiti yerinde görülmüştür. Ancak 854 sayılı Kanun'un 7. maddesine göre bu kabul şekli hatalıdır. İlgili madde hükmünde, sefere bağlı olmaksızın da belirli süreli iş sözleşmesi yapılmasına imkân tanındığı dikkate alındığında, somut olayda bu tür fasılalı çalışmalar için akdedilen belirli süreli iş sözleşmelerinin geçerli olduğu kabul edilmelidir. Buradan hareketle; davacı işçinin sadece davalı Şirketler nezdinde sigortalı olarak çalıştığı dönemler ve bu çalışma dönemlerinde yapılan sözleşmeler incelendiğinde; belirli süreli iş sözleşmeleri 6 ay üzerinden yapılmasına rağmen çalışma süresinin 6 aydan sonra da devam ettiği, bir başka ifadeyle davacının 6 aylık sürenin sonunda da çalışmasını sürdürdüğü tespit edilmiştir. Bu durumda 854 sayılı Kanun'un 8/2 hükmü doğrultusunda davacının iş sözleşmeleri aynı süre için uzatılmış sayıldığından, iş sözleşmelerinin belirli süreli olarak devam ettiğinin kabulü gerekir. Belirli süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından süresinden önce haklı neden olmadan feshi hâlinde davacı işçi kıdem tazminatına hak kazanır ise de ihbar tazminatına hak kazanamaz. Somut uyuşmazlıkta, dosyadaki belgeler ve tanık beyanları dikkate alındığında davacının iş sözleşmesinin süresinden önce davalı işveren tarafından haklı neden olmadan feshedildiği anlaşılmakla kıdem tazminatının kabulüne karar verilmesi yerindedir. Ancak yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda ihbar tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.