Şirketin, konkordato ön projesindeki geleceğe yönelik finansal hedeflerin makul ve uygulanabilir bulunmaması nedeniyle, konkordato talebinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi.
Özet: Bir şirketin, tedarikçisinin konkordatoya girmesiyle ortaya çıkan yüklü çek ödemeleri nedeniyle ekonomik sıkıntıya düşerek yaptığı konkordato talebi, mahkeme tarafından, sunulan konkordato projesinin geçmiş kar verilerine kıyasla aşırı yüksek hedefler içermesi, geçici mühlet süresince beklenen nakit akışının gerçekleşmemesi, gayrimenkul satışı, ortak alma veya sermaye artırımı gibi projenin uygulanabilirliğini sağlayacak somut kaynakların sunulmaması ve teklifin soyut vaatlerden ibaret kalması gerekçeleriyle, makul ve uygulanabilir bulunmadığı, alacaklıları daha da mağdur edeceği kanaatiyle reddedilmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2025/3138 E.  ,  2025/3985 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/1460 E., 2025/1517 K.
KARŞI TARAF : Hasımsız
İLK DERECE MAHKEMESİ: Konya 2. Asliye ... Mahkemesi
SAYISI: 2025/141 E., 2025/288 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı konkordato talep eden vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. TALEP
Talep eden şirket vekili dilekçesinde; müvekkili şirketin en önemli ürün tedarikçi olan...Gıda Sanayi ve ... A.Ş'ye önden ileri vadeli toplam 132.794.784,62 TL bedelli avans çekleri verildiğini, aralarındaki ticari uygulamaya göre çeklerin vadesi gelmeden teslim edilmekte olan ürünlerin
tedarikçi şirket tarafından 18.02.2015 tarihinden konkordato talebinde bulunulması ve geçici mühlet kararı alınması sonrasında bankalara teminat olarak verildiklerinin ve şirketin ürünleri teslim edemeyeceğinin anlaşıldığını, ... rayiç değerlere göre 16.662.539,73 TL olan müvekkili şirketin bu çekleri ödemesinin ekonomik mahvına sebebiyet vereceğini, borca batık hale geleceğini, çek bedellerini ödeyebilmek için banka kredi başvurularından olumlu netice alınamadığını, müvekkili şirketlerin bu durum nedeniyle finansal krize içerisinde olduğunu, müvekkili şirketlerin bu durumdan çıkabilmesi ve faaliyetlerine devam ederek tüm borçlarını ödeyebilir konuma gelebilmesi için zamana ihtiyaçlarının bulunduğunu, talep eden şirketin borçlarında her hangi bir tenzilat talep edilmeksizin konkordato projesinde açıklanan kaynaklarla yine projede açıklanan vadelerde ve oranlarda borcu ödemeyi taahhüt ettiklerini ileri sürerek verilecek geçici ve kesin mühletler sonrasında konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım alacaklılar vekilleri ibraz ettikleri dilekçeler ile yargılamaya müdahil olmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile talep edenin hazırladığı konkordato ön projesinde herhangi bir tenzilat öngörülmediği, borcun anaparasının yıllık %25 faiziyle 30.06.2026 tarihinden 29.12.2028 tarihine kadar üç aylık taksitler halinde ödenmesi şeklinde teklifte bulunulduğu, konkordato ön projesinde borç ödeme kaynağı olarak ticari faaliyetlerden elde edilecek kazancın ve gayrimenkul varlıkların gösterildiği, talep eden şirketin projesinde yer verdiği borç miktarı ile kaynakları karşılaştırıldığında projede belirtilen hasılat ve kârın elde edilip edilemeyeceği hususunun tespiti için talep eden şirketin geçmiş dönemlerdeki durumuna bakıldığında talep eden şirketin 2021 yılı faaliyet kârı 148.174,76 TL, 2022 yılı faaliyet kârı 791.064,53 TL, 2023 yılı faaliyet kârı 1.196.944,24 TL ve 2024 yılı faaliyet kârı 2.193.665,28 TL olup, son dört yıllık toplam faaliyet kârının 4.329.848,81 TL olarak gerçekleştiği dikkate alındığında proje dönemi olan 2028 yılının sonuna kadar
71.074.570,00 TL tutarında faaliyet karı elde edilmesinin ve ticari faaliyetlerin geçmiş dört yıla oranla 16 kat daha verimli gerçekleşeceğinin öngörülmesinin makul olmadığı, konkordato komiserliği tarafından düzenlenen rayiç değer bilançosunda talep edenin anapara borcu 188.327.821,96 TL ve % 25... .081.955,49 TL olmak üzere toplam borç miktarının 235.409.777.45 TL olarak belirtildiği, 48 aylık proje dönemi dikkate alındığında aylık yaklaşık 4,900.000,00 TL nakit fazlası ve bu halde 2 aylık geçici mühlet dönemi için 9.800.000,00 TL nakit fazlasına ulaşılmasının gerektiği, iki aylık dönem sonucunda konkordato hesabında 150.167,68 TL hesap bakiyesinin bulunduğu, talep edenin öngördüğü hedefi ancak %1,55 oranında karşıladığı, mühlet süresince beklenen ticari faaliyetin gerçekleştirilemediği, talep edenin proje dönemi olan önümüzdeki 4 yıl için öngördüğü kârlılık ile geçici mühlet döneminde gerçekleşen nakit fazlası ve ticari işletmesinin faaliyet yoğunluğu dikkate alındığında projenin makul ve uygulanabilir olmadığı, netice olarak konkordato ön projesinde hedeflenen hasılat ve nakit fazlasının gerçekleşme imkânının bulunmadığı, mülk satışı, ortak alma, sermaye arttırımı vb. kaynak girişi gibi projenin uygulanabilir seviyeye gelmesine yarar somut bir veri sunulamaması dikkate alındığında teklif edilen konkordato ön projesinin uygulama imkânın bulunmadığı, talep edenin teklifinin soyut vaatler içerdiği, geçici mühletin amacına uygun kullanılamadığı, kesin mühletin devam etmesinin alacaklıları daha da mağdur edeceği, netice olarak konkordato ön projesinde hedeflenen hasılat ve nakit fazlasının gerçekleşme imkanının bulunmadığı, mülk satışı, ortak alma, sermaye arttırımı vb. kaynak girişi gibi projenin uygulanabilir seviyeye gelmesine yarar somut bir veri sunulamaması dikkate alındığında teklif edilen konkordato ön projesinin uygulama imkânın bulunmadığı, talep edenin teklifinin soyut vaatler içerdiği, geçici mühletin amacına uygun kullanılamadığı, kesin mühletin devam etmesinin alacaklıları daha da mağdur edeceği, talep edenin 902.564,98 TL tutarında borca batık olduğu, öte yandan geçici mühlet dönemi içerisinde talep edenin kendisinden istenilen bir takım evrakları süresinde ve eksiksiz olarak konkordato komiserliğine sunmayarak komiserlik talimatlarına aykırı tutum izlediği, talep edenin borca batık olması ve mal varlığının korunması için gerekli olması nedeniyle İcra İflas Kanunu'nun 287/5. ve 292. maddeleri uyarınca talep edenin iflasına da karar vermek gerektiği gerekçesiyle konkordato talebinin reddine, geçici mühlet kararının kaldırılmasına talep eden şirketin iflasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde talep eden şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Talep eden şirket vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece, konkordato projesi ile hedeflenen kar oranları geçmiş yıllarla kıyaslanarak orantısız bulunmuş ise de geçici mühlet dönemi kısa süresi ve dışsal ekonomik etkenler göz önüne alındığında, projenin uzun vadeli potansiyelinin bu kadar sınırlı verilerle reddedilmesinin isabetsiz olduğunu, özellikle, müvekkili firmanın tedarikçisi ...firmasının konkordato sürecine girmesinin müvekkilinin ticari akışını durma noktasına getirdiğini, müvekkilinin borca batık olduğu kabul edilse dahi, sunduğu projede herhangi bir alacaklıya zarar verecek veya imkânsızlık yaratacak unsur bulunmadığını, İİK'nın 292. maddesi uyarınca iflasa karar verilebilmesi için iflasın zorunlu hale geldiğini gösteren somut bulguların olması gerektiğini, komiser raporunda bu yönde ikna edici bir değerlendirme olmadığını, üretici tedarikçilerin (hayvan üreticileri) kırsal bölgelerde faaliyet göstermesi ve kayıt dışı işlemlere eğilimli olmaları ve sadece güncel borcu takip etmeleri nedeniyle evrak temininde zorluklar yaşadıklarını, müvekkilinin kontrolünde olmayan bu duruma komiserin de bizzat şahit olduğunu, konkordato talebinin reddi yerine, eksikliklerin giderilmesi için kesin mühlet verilmesinin daha hakkaniyetli olacağını, konkordatoya başvuranların ilk aylarda piyasada güven tesis etmesi mümkün olmadığından nakit akışında bozulmalar meydana gelmesinin doğal olduğunu, henüz 3 ay bile dolmadan konkordato başvurusunda bulunan firma hakkında iflas kararı verilmesinin konkordato kurumunun amacına aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Talep, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken temyiz karar harcının peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.