Yurt dışı şantiyelerde çalışan işçinin ihbar tazminatı ve işçilik alacakları talepli davasında, yabancı hukuk itirazının süresinde ileri sürülmemesi sonucu Türk hukukunun zımnen seçildiğine hükmeden bölge adliye mahkemesi kararı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından onandı.
Özet: İşçinin yurt dışı şantiyelerde çalıştığı iddiasıyla ihbar tazminatı ve çeşitli işçilik alacakları talebiyle açtığı davada, işverenin yabancı hukuk itirazı olmaması nedeniyle Türk hukukunun zımnen seçildiği kabul edilerek davacı lehine hükmedilen alacaklar hakkında ilk derece ve istinaf mahkemelerinin kararlarının, davalı işverenin sadakat primi, zamanaşımı, ücret miktarı, çalışma süreleri ve hesaplama yöntemleri ile uygulanacak hukuk konularındaki temyiz itirazlarının, kararların usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle Yargıtay tarafından reddedilerek onanmasıyla sonuçlanan bir iş davası temyiz incelemesidir.
9. Hukuk Dairesi         2025/5581 E.  ,  2025/9172 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1048 E., 2025/1199 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 26. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/527 E., 2024/83 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının yurt dışı şantiyelerinde görev yaptığını iddia ederek ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, çalışma süresinin hatalı gösterildiğini, iddia edilen ücretin gerçeği yansıtmadığını, işyerinde sadakat primi uygulaması bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmadığı gibi en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olduğu da görüldüğünden uyuşmazlığa uygulanacak hukuk olarak Türk hukukunun zımnen seçildiğinin kabul edildiği ve özellikle dosya kapsamında bulunan hususların dikkate alındığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Şirket bünyesinde sadakat primi uygulamasının bulunmadığını,
2. Talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını,
3. Ücret miktarının ve çalışma sürelerinin hatalı belirlendiğini, talep edilen alacaklara hak kazanılmadığını,
4. Hüküm altına alınan alacakların hesap unsurlarının ve yönteminin hatalı belirlendiğini, uygulanan faiz türleri ve başlangıçlarının da hatalı olduğunu,
5. Uygulanacak hukukun yeterince araştırılmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, uyuşmazlığa uygulanacak hukuk, davacının ücret miktarı, kabul edilen çalışma süreleri, talep edilen alacaklara hak kazanılıp kazanılmadığı, hüküm altına alınan alacakların hesap yöntemi ve unsurlarına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.